İnsan yaş aldıkça olgunlaşır deriz. Oysa psikoloji bize her zaman bunun böyle olmadığını söyler. İnsan sadece yaşlanır.
Eğer çözülememiş duyguları, görülmemiş yaraları ve bastırılmış ihtiyaçları varsa, onlar da yaşlanır ama ortadan kaybolmaz. Hatta çoğu zaman daha da güçlenir.
Bugün sosyal medyaya dikkatle bakın! Özellikle kırk yaş ve üzerindeki bazı insanların paylaşımlarına... Elbette burada bütün bir kuşaktan söz etmiyoruz. Ancak dikkat çekici bir eğilim var. Sürekli fotoğraf paylaşanlar, her gün anlamlı sözler yazanlar, "ben umursamıyorum" derken aslında umursanmak isteyenler, "yalnızlığı seviyorum" deyip sürekli çevrimiçi olanlar...
Sorsanız hayatlarından memnunlar. Sorsanız eşlerini çok seviyorlar. Boşanmışlarsa "tek başıma çok mutluyum" diyorlar. Ama davranışları bambaşka bir hikâye anlatıyor.
İnsan sözleriyle değil, tekrar eden davranışlarıyla tanınır. İşte sosyal medya, bu görünmeyen hikâyelerin en büyük sahnesi hâline geldi.
Bastırılmış duyguların gecikmiş isyanı…