DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Seyfettin BUDAK
Seyfettin BUDAK
Giriş Tarihi : 09-07-2026 17:48

Sosyal Medyanın Geç Kalmış Açlıkları

Kırktan Sonra Neden Birden Herkes Bizi Görsün İstiyoruz!

İnsan yaş aldıkça olgunlaşır deriz. Oysa psikoloji bize her zaman bunun böyle olmadığını söyler. İnsan sadece yaşlanır.

Eğer çözülememiş duyguları, görülmemiş yaraları ve bastırılmış ihtiyaçları varsa, onlar da yaşlanır ama ortadan kaybolmaz. Hatta çoğu zaman daha da güçlenir.

Bugün sosyal medyaya dikkatle bakın! Özellikle kırk yaş ve üzerindeki bazı insanların paylaşımlarına... Elbette burada bütün bir kuşaktan söz etmiyoruz. Ancak dikkat çekici bir eğilim var. Sürekli fotoğraf paylaşanlar, her gün anlamlı sözler yazanlar, "ben umursamıyorum" derken aslında umursanmak isteyenler, "yalnızlığı seviyorum" deyip sürekli çevrimiçi olanlar...

Sorsanız hayatlarından memnunlar. Sorsanız eşlerini çok seviyorlar. Boşanmışlarsa "tek başıma çok mutluyum" diyorlar. Ama davranışları bambaşka bir hikâye anlatıyor.

İnsan sözleriyle değil, tekrar eden davranışlarıyla tanınır. İşte sosyal medya, bu görünmeyen hikâyelerin en büyük sahnesi hâline geldi.

Bastırılmış duyguların gecikmiş isyanı…

Psikolojide önemli bir gerçek vardır. İnsan gençliğinde yaşayamadığı duyguları ileriki yaşlarda telafi etmeye çalışır.

Gençliğinde takdir görmemiş biri... Sevilmediğini hisseden biri... Evliliğinde yıllarca duygusal ihmal yaşayan biri... Hayatı boyunca sadece sorumluluk taşımış biri...

Bir gün gelir ve içinde yıllardır sıkıştırdığı yay aniden boşalır. Tıpkı yıllarca bastırılmış bir yayın bir anda fırlaması gibi...

İşte sosyal medyada bazen gördüğümüz o bitmek bilmeyen paylaşım trafiği biraz da budur. Aslında kişi fotoğraf paylaşmıyordur.

"Beni görün." diyordur. Aslında güzel söz paylaşmıyordur. "Beni fark edin." diyordur. Aslında filtre kullanmıyordur. "Ben hâlâ değerliyim." demeye çalışıyordur.

Kırk yaş bir kriz değil, bir hesaplaşmadır.

Psikolog Carl Gustav Jung, insanın kırklı yaşlardan sonra hayatın ikinci yarısına geçtiğini söyler.

İlk yarıda kariyer... Evlilik... Çocuk... Ev... Makam... Para... İkinci yarıda ise insan şu soruyla baş başa kalır:

"Ben gerçekten yaşadım mı?"

İşte bu soru çok ağırdır. Çünkü çoğu insan cevabından korkar. Yıllarca başkaları için yaşamıştır. Anne babası için... Eşi için... Çocukları için... Toplum için... Şimdi ise çocuklar büyümüştür. İş rutine dönmüştür. Gençlik gitmiştir. Ayna eskisi gibi davranmamaktadır.

 

Ve insan ilk kez kendiyle yalnız kalmıştır. İşte tam burada sosyal medya devreye girer.

Sosyal medya modern dünyanın duygusal kumarhanesi… Bir fotoğraf... Yüz beğeni... On güzel yorum... Bir mesaj... Bir kalp emojisi... Beyin hemen ödül hormonları salgılar.

Bu mekanizma, özellikle Dopamin üzerinden çalışır. Kısa süreli ilgi, kişiye geçici bir değer hissi verir. Ancak bu his kalıcı olmadığı için yeniden paylaşım yapma isteği doğar.

Sorun tam da burada başlar. Çünkü artık kişi paylaşım yapmaz. İlgi toplar. İlgi de zamanla bağımlılık hâline gelir.

"Ben Mutluyum" diyen neden sürekli kanıt sunuyor?

Gerçekten mutlu insanlar mutluluklarını ispatlamak zorunda değildir. Gerçekten sevilen insanlar bunu her gün ilan etmez. Gerçekten güçlü insanlar sürekli güçlü görünmeye çalışmaz. Psikolojide buna aşırı telafi davranışı denir. İnsan eksik hissettiği alanı olduğundan büyük göstermeye çalışır.

Ne kadar "beni umursamıyorum" deniyorsa... Bazen o kadar umursanma arzusu vardır.

Ne kadar "yalnızlığı seviyorum" deniyorsa... Bazen o kadar yalnızlık korkusu vardır.

Davranışlar çoğu zaman cümlelerden daha dürüsttür.

Filtreler sadece yüzü değil, gerçeği de değiştiriyor. Bugün filtrelerle kırışıklıklar siliniyor. Saçlar gürleşiyor. Cilt gençleşiyor. Kilolar azalıyor. Yüz bambaşka biri oluyor.

Peki neden?

Çünkü insan artık yaşlanmaktan değil... Görünmez olmaktan korkuyor. Modern toplum gençliği kutsuyor. Reklamlar gençliği satıyor. Moda gençliği ödüllendiriyor. Sosyal medya ise genç görünmeyi neredeyse bir zorunluluk gibi hissettiriyor.

Böyle olunca kişi aynaya değil... Filtreye güvenmeye başlıyor.

Narsisizm mi, yoksa görülme açlığı mı?

Her dikkat çekmeye çalışan kişiye "narsist" demek doğru değildir.

Heinz Kohut gibi kuramcılar, bazı insanların kibirli görünmelerine rağmen aslında içten içe kırılgan bir benlik taşıdıklarını anlatır.

Bu nedenle bazı paylaşımların arkasında büyüklenmecilikten çok, yıllarca karşılanmamış bir görülme ihtiyacı olabilir. Elbette gerçekten kendini merkeze koyan, sürekli hayranlık bekleyen kişiler de vardır. Ancak her görünür olma çabası aynı nedenle açıklanamaz. Bu ayrımı yapmak önemlidir.

Bu gidiş nereye?

Asıl tehlike yaş almak değildir. Asıl tehlike, kimliğimizi başkalarının ekranlarına teslim etmektir. Eğer değerimizi yalnızca beğeni sayısıyla ölçmeye başlarsak, kendi hayatımızın sahibi olmaktan uzaklaşırız.

Kırk yaş, aslında insanın en bilge dönemlerinden biri olabilir. Çünkü bu yaşlar, gençliğin enerjisi ile hayat tecrübesinin buluştuğu yıllardır. Fakat bu dönem, geçmişte ihmal edilen duygularla yüzleşmek yerine sadece dijital ilgiyle oyalanılırsa, insanın içindeki boşluk büyümeye devam eder.

Belki de bugün kendimize sormamız gereken soru şudur:

Ben gerçekten görülmek mi istiyorum, yoksa ilk kez gerçekten anlaşılmak mı?

Çünkü görülmek ile anlaşılmak aynı şey değildir. Bir fotoğraf binlerce beğeni alabilir. Ama tek bir samimi dostun kurduğu içten bir cümle, bazen binlerce beğeniden daha değerlidir.

Sonuç olarak mesele kırk yaş değildir; mesele, insanın yıllarca içinde taşıdığı eksiklikleri nasıl telafi etmeye çalıştığıdır. Sosyal medya bu eksiklikleri görünür kılabilir, hatta geçici olarak örtebilir; ama onları iyileştiremez. Gerçek iyileşme, insanın maskelerini çıkarıp kendine şu cesur soruyu sorabildiği anda başlar:

"Ben gerçekten kimim ve neden sürekli başkalarının beni onaylamasına ihtiyaç duyuyorum?"

Belki de dijital çağın en büyük yalnızlığı, kalabalıkların içinde görünür olmak değil; kendi iç dünyamızda kendimize yabancılaşmaktır. Kırk yaşından sonra verilmesi gereken en önemli mücadele de, genç görünmek için değil, kendin olarak yaşayabilmek içindir. Bu mücadeleyi kazanan insan, artık beğenilerin değil, kendi vicdanının ve gerçek ilişkilerinin rehberliğinde yaşamaya başlar. İşte o zaman sosyal medya bir kimlik arayışının sahnesi olmaktan çıkar, yalnızca bir iletişim aracına dönüşür.

NELER SÖYLENDİ?
@
Seyfettin BUDAK

Seyfettin BUDAK

DİĞER YAZILARI Dünya Kupası Daha Başlamadan Neden Bitti Yorgun olan insan mı, yoksa içinde yaşadığı sistem mi? Tanrı Tartışmasında Asıl Kaçırdığımız Şey Ne? Kimse görmeyecekse hâlâ iyi kalabilir misin! İnsanlık Görünmez Bir Bilinç Savaşının İçinde mi? Güveninizi Bir Gerçek Sandığınız Duygusal Avcı Narsistin Sosyal Medya Tuzağı Kayıplar Antropolojisinden Zihindeki Bilincin Egemenliğine Limbik Kaostan Kuantum Rezonansa Gölge Operasyonu: Beynimizdeki "Sistem" Fitresi Ve Toplama İnsanların Senfonisi Merhametin İnfazı Dağları Kurtaranlar, Evlerini Kaybedenler Cesaretle Yaktığınız Köprüler mi Sizi Kurtarır, Korkuyla Sığındığınız Limanlar mı? Aynada Gördüğünüz Siz misiniz, Yoksa Toplumun Diktiği Bir Kostüm mü? İnsanı İnsan Yapan Nedir? Sahip Oldukları mı, Vazgeçebildikleri mi? İnsanlık yeni bir bayram hikâyesi yazamaz mı? Görünmek mi, var olmak mı? Zalimin Karşısında, Mazlumun Yanında Kayısının Gölgesinde Kayıp Bir Dünya: Mahalle Nereye Kayboldu? Neden Lise Yılları Unutulmaz? Uyanış ve Sürüden Ayrılan Penguen: Yaşamak mı, Sürüklenmek mi? Günah mı, Saygı mı? Korku İle Yaşanan Hayat Gerçekten Bizim mi? İç Pusulan Bozulduğunda Hayat Kime Ait Olur? Tek bir taşla kaç kuş vurulur? Nöronların Sessiz Bilgeliği: Benliğin Ötesinde Bir Yaşam Mümkün mü? Beklentinin Kaygıya Dönüştüğü Yerde Yaşam Felsefesi Sadakat Ölçüsü Kaybolunca İnsan Kalmak Mümkün mü? Beyin Bir Bilgisayar Değilse, Zihin Nasıl Oluşur? “Ah Şu Kaliteli İnsan Rolleriniz Yok mu? Bitiyorum…” İnsan Neden Yaptığı Şeyin Hemen Sonucunu Görmek İster? Ve Neden Aniden Pişman Olur? Sessizliğin Bedeli: Düşünmeyi Unutan İnsan mı Oluyoruz! Neden Doymuyoruz? Neden iyi olan kaybeder! Kaderin Kaldırımında Özgürlüğümüz Ne Kadar? Kolumuzdaki saat zamanı mı gösteriyor yoksa içimizdeki boşluğu mu? Kaderin dili cesaretin çığlığı mı, korkunun fısıltısı mı? Dahilik mi, Delilik mi? Zihnin Sırtında Taşıdığınız Görünmez Yükler Ruhunuzu Nereye Sürüklüyor? Korku İle Yaşanan Hayat Gerçekten Bizim Mi? Ölümün Tesellisi Ölümden sonra dirilişe neden inanayım! Toplama Bir Dünyada Toplama İnsanlarla Yaşamak Başkasının mutluluğu neden içimizi kemirir? İnsan olmanın sınavı burada mı saklı? Phoenix ve Jolie'nin Sessizliğe İsyanı: Gazze'de Çığlık Var, Siz Neden Hâlâ Sessizsiniz? Kırık Dökük Bir Ben Ve Yeniden Başlama Umudu Hikâyelerim Öldü mü? Srebrenitsa'dan Gazze'ye Batı'nın Kan Lekeli Sessizliği Ekranın Gölgesinde Büyüyen Çığlık: Görmek Duyabilmek Midir? Medeniyetler Çatışmasına Doğru mu! Gerçekten Düşündüğünde Kaç Kişi Kalıyor Yanında? Gazze: Haritada Bir Nokta; Vicdanda Bir Kıyamet Kurban Bayramı mı, Kurban İnsanlık mı? Benimle Alay Ettiler, Sonra Ben Oldum Bir Çocuğun Kalbine Bomba Düşerse, İnsanlık Nereye Sığınır? Bir Mahallenin Kalbinde Unutulmuş Çocukluk Hatıraları Beni Neden Kimse Merak Etmiyor! Zamanın Dili Ne Zaman İnsan Uslanacak? Bilinçli Zihnin Engellerinden Nasıl Kurtulabiliriz? Gazze’de ölüm sıradanlaştığında, insanlık nerede duracak? Bilgi Çağında Cehalet: Gerçek Neyi Gösteriyor? Orucun Toplumsal Vicdan Dokunuşu İnsanlık ve İyi-Kötü Arasındaki İnce Çizgi: Aklın Rolü Geçmiş mi Gelecek mi! Yangın, İhmal ve Güvenlik: Bolu’daki Olaydan Çıkarılacak Dersler Anlam Krizi: İnsan Ne İçin Yaşıyor? Evrimsel Ahlak mı? İlahi Ahlak mı? İnsanlık Nerede Duruyor? Sosyal Medya ve İnsan İlişkileri Üzerindeki Derin Etkiler Geleceği Şekillendiren Z Kuşağı: Dijitalleşen Dünyada Kimlik ve Değerler Yapay Zekâ İle İnsan Beyni Arasındaki İnce Çizgi Z Kuşağı İle Neden Kuşak Çatışması Yaşanır? Amaçsız Mutluluk Mu Mutlu Amaç Mı? Güçlü toplum için reform şart mıdır?-2 Güçlü Toplum İçin Değişim ve Süreklilik Şart Mıdır?-1 İnsanlar Eşit Midir? Alışkanlıklarımızın Sınırı Nereye Kadar Olmalı! Varlık özgürlüğü kısıtlar mı İyi bir Toplum Olmanın Sistem Şartı-2 Gelenek Bir İnanç Mıdır! Bir Eylemin Ahlaki Değerini Belirleyen Şey Nedir? Akıl İyi ve Kötüyü Ayırarak Mı İşler? Akıl Mı Fikir Mi Karışır? Akıl ve Sağduyu İle Adalet Erdemi Ahlakın kaynağı evrimsel süreç midir? İnsandaki Doğal Ahlaki İlke Kanıtlanabilir Mi? Tükenmişlik Hissini Yaşamak İradenin Sevgi ve Merhamet Eylemi Yüksek Düşünce İle İnanca Ait Düşünceyi Düşünmek Yüksek Düşünce İle İnanca Ait Düşünceyi Düşünmek Teknoloji Hayatın Kendisi Midir? İnsan Allah’ı (cc) Bilmeye Meyilli Bir Varlık Mıdır? Giysiye Bakıp Aldanmamak Acı İle Mutluluk Bir Arada Mı? Rasyonel Çaba Arttıkça Kesinlik Azalır Mı? Platon’a Göre Eğitim Zevkimiz okumaya dönüşür mü? Toplumun Rehberlik Servisi Aydınlar Kötüden İyi Çıkar Mı! Galen’e göre ahlakın kaynağı doğuştan mıdır? “Ben” bilinci Üç pizzacı Hayatın gerilimlerini aşmak mümkün müdür? Hayata anlamlı mı anlamsız mı bakmalı! İnsanın Sorularla Anlam Arayışı İman Mı İntihar Mı?/Tolstoy Yanılmışım Tanrı Varmış / Antony Flew Sözün Özleri Z Kuşağının Zihin Dünyasındaki Kırılmalar Erken Karar Verme Hastalığı Özel Bireylerin Dünyası Otizmli Yağmur Adam Raymond Aklın Tarihsel Gelişimi Ateizm, teizm, agnostisizm ve deizm nedir? Hayatı Sebep ve Süreç Odaklı Yaşayıp Anlamlı Kılmak Yalnızlık Aforizmaları İnsanın Aşk Halindeki Beyanı Dua Altıncı His Gençler için ne yapmalı? Yalnızlık Niçin Ruh, Akıl ve Allah’a Mahsustur? Ölüme Teselli Aramak Medeniyetin Yolu Batı’dan Mı Geçer? Şehrin Öbür Tarafından Koşarak Gelen Adam Bilgi Bilinç ve Özgürlüğe Adanmış Kadın Hypatia Dert İnsanı Olmak Aşk imanın özgürlük bedeli midir? Suskun Yıldızların Gizemli Bakışı Kurban bayramınız mübarek olsun! Depremde vefat eden babalar anısına…Babasızlık Nedir Bilirim Din İle Varlık Sınırında Kapı Açmak Sanatla Varlık Sınırında Pencere Açmak Bir Yer Var Biliyorum Ama Anlatamıyorum… Bir Yer Var Biliyorum Ama Anlatamıyorum… Gönül Bahçesinde Yürümek Gözyaşım Düştüğü An Gönül Bahçesinde Yürümek Tefekkürün Serencamı Denizde Yürümek
KÖŞE YAZARLARI TÜMÜ
NAMAZ VAKİTLERİ
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
BURÇ YORUMLARI
  • KOÇ
    Koç Burcu
  • BOĞA
    Boğa Burcu
  • İKİZLER
    İkizler Burcu
  • YENGEÇ
    Yengeç Burcu
  • ASLAN
    Aslan Burcu
  • BAŞAK
    Başak Burcu
  • TERAZİ
    Terazi Burcu
  • AKREP
    Akrep Burcu
  • YAY
    Yay Burcu
  • OĞLAK
    Oğlak Burcu
  • KOVA
    Kova Burcu
  • BALIK
    Balık Burcu
ANKET OYLAMA TÜMÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA
ahsap mobilyauluslararası evden eve nakliyat