Zihnimde ise yalnızca bir şehir değil, bir edebiyat iklimi vardı. Her ne kadar Akşehir denince çoğu insanın aklına önce Nasreddin Hoca gelse de benim gönlümde bu şehrin ayrı bir yeri vardı: Romancı, araştırmacı ve köşe yazarı Tarık Buğra'nın doğum yeri…
Bana göre Akşehir, yalnızca Nasreddin Hoca’nın mizahıyla değil; Tarık Buğra’nın kalemiyle de tanınan bir muhitti. Onun “Küçük Ağa”, “Yağmur Beklerken”, “Dönemeçte” romanlarında ve “Akümülatörlü Radyo” piyesinde anlattığı o sıcak, samimi, komşuluk ilişkileriyle örülü Akşehir evlerini görmek istiyordum.