Ulu Hünkârın Filistin Ve Gazze Hassasiyeti

Devlet-i Aliyye açısında çok zor bir konjoktürde padişahlığa geçen Sultan II. Abdülhamid, hem Batı'da meydana gelen bilimsel gelişmeleri takip edip Osmanlı ülkesine getirmek için muazzam bir çaba sarf etmiş, hem de İslâm halifesi sıfatını kullanarak ümmetçi bir duruş ortaya koymuş ve bütün Müslümanların dertleriyle yakından ilgilenmiştir.

Köşe Yazıları - 23-07-2025 16:43

 Mübarek beldelere, Mekke, Medine ve Kudüs'e ayrı bir ehemmiyet vermiş, üzerine titremiş, isimleri anıldığında gözleri yaşarmıştır.

Yüce hünkârın Kudüs ve Filistin toprakları konusundaki hassasiyetini gösteren ve bu toprakların Yahudilerin eline geçmemesi için tedbirler alıp mücadele ettiğine dair Osmanlı Arşivi'nde yüzlerce belge bulunmaktadır. Örnek vermek icap ederse Filistin ve onlara bağlı olarak ‘‘Petrol Meselesi’’ dolayısıyla ‘‘Cihan Siyonizmi’’nin Türk-İslam alemine çok acıklı bir son hazırlamakta olduğunu teşhis etmekte gecikmeyen Osmanlı Devleti, Filistin topraklarında Yahudi yerleşimini engellemek için ilk olarak 18 Recep 1287’de İrâde-i Seniyye ile, yani miladi takvime göre 1871’de Filistin topraklarını miri araziye çevirmiştir.

YAZININ DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ

Günün Diğer Haberleri
haber yazılımı