Bu artık bir sağlık ve inanç değil "ben" sorunudur. Öğretmenler toplum önderidir, toplum aynasıdır.
Biz sadece “nasılsanız öyle yönetilirsiniz” deyip “nasıllığımızı” siyasete yapıştırıp bırakıyoruz. Bu anlamda tek aynamız siyaset değil ki, rahatlıkla şunu da diyebiliriz:
-Nasılsanız öyle eğitilirsiniz.
Rahmetli Özal zamanında da aşı meselesi gündeme gelmiş, bu aşıların milletini kısırlaştıracağı yönünde şiddetli ve korkunç kampanyalar yapılmıştı. Son 40 yıldır kısırlaşmış gibi bir hali mi var milletin?
Öğretmenlerimizin devletimizin eli ayağı olacak yerde, freni ve engeli olması akıl alır değil.
Bu da bir istikbal meselesi; şimdi devletimiz el birliği etmiş bir halde bütün kurum ve kuruluşlarıyla Türk milletini aşı vasıtası ile yok etmek kararı mı aldı?
Hangi devlet böyle ahmak bir işe girişir, böyle bir vahşet olur mu?
Toplumun menfaatinin olduğu yerde “dayatma” dayatma değil, umumun menfaatini koruma olarak algılanmalı.
Ben edebiyatı iyi bilirim, eski edebiyatı daha iyi bilirim.
Ama ben sağlık konusunda devletime ve Cumhurbaşkanıma ve sağlık bakanıma güvenirim, çünkü o doğası ve yapısı gereği, tamamen cahili olduğum bu konuda benden çok daha fazla şey bilmektedir.
Doç. Dr. Dursun Ali TÖKEL