Adalet Susarsa, Kim Konuşacak!

Gülay ÇETKİN

10-10-2025 13:37

“Yoksa susalım mı…?

Elbette adalet konuşursa biz susarız,

Yok eğer adalet susacaksa biz konuşmaya başlarız…!”

Bazen kurmuş olduğumuz birkaç cümle koca bir toplumun ruh halini anlatıyor aslında. Bugün yaşadığımız çağda ve mevcut toplumumuzun eğilim gösterdiği sistemde, en çok ihtiyaç duyduğumuz şey belki de “adaletin gür sesi”. Ne kadar hoş geliyor kulağa değil mi? “Adaletin Gür Sesi!”. Çünkü adalet konuştuğunda, vicdanlar sükûnete erer. İnsan susar, toplum dinlenir ve gözlerimizi kapattığımızda tıpkı bir ırmak kenarındaymışız gibi şırıl şırıl huzur akar gönlümüzün en derinlerine. Zira herkes bilir ki adalet, haklının da haksızın da önünde aynı teraziyi tutar.

Ama… ya adalet susarsa?

Ya o terazi eğrilirse ya da dili lal oluverirse? İşte o zaman toplumun dili çözülür. Çünkü adaletin sustuğu yerde ya öfke yükselir ya da umutsuzluk çöker. Ve en tehlikelisi de adaletin olmadığı bir ortamda herkes kendi adaletini yaratmaya kalkar. Ve sonuç; işte kaos böyle doğar.

Adalet, sadece mahkeme salonlarında aranacak bir şey değil. Evde, okulda, işyerinde, devlet dairesinde… her yerde… Düşünün; küçücük dünyamız olan çekirdek aileden oluşan bir evin, bir odanın içinde bile zaman zaman adaleti aradığımız anlar olmuyor mu? Hangi ortamda olursa olsun, insanların kalbini ve vicdanını ayakta tutan en güçlü bağdır adalet. Eğer bu bağ koparsa güven duygusu yok olur. Güvenin olmadığı yerde ise ne huzur kalır ne de umut.

Bugün yaşadığımız pek çok tartışmanın, kutuplaşmanın ve kırgınlığın temelinde aslında aynı soru yatıyor: “Adalet bizim yanımızda mı?”

Bu sorunun cevabını net duyamadıkça sesler yükseliyor, kalemler yazıyor, meydanlar konuşuyor. Ya da bir huzursuzluk ve umutsuzluktur kaplıyor gönülleri. Bazıları da bir cesaret diyerek çıkıyor yola… tek kalsam da az olsak da -bir avuçsunuz, ne yapabilirsiniz? -hadi canım oradan, siz mi onlarla mücadele edeceksiniz (adalet(!) dağıtıcılarına karşı…) deseler de… arayıştalar o yitiğimiz olan adaleti. Ebeveyn olan herkes bilir ki, her oyuncak her yaş çocuğa uygun değildir. İşte tıpkı bu misal ile adalet dağıtma mekanizması da ehl-i olmayanların elinde esir olunca… E tabi haliyle yaşına, zihnine ve kalbine uygun olmadığı için bu mekanizmayı doğru bir şekilde kullanamıyor, kırıp döküyor ve eline yüzüne bulaştırmakla kalıyor. Peki ya sonrası…!

Evet sonuç olarak, adalet konuştuğunda elbet biz susarız, gönüller dinginleşir ve kalpler mutmain olur. Çünkü biliriz ki “hak” yerini bulmuştur. Ama eğer adalet susarsa bizim susmamız da varoluş gayemize bir ihanettir. Çünkü susmak, haksızlığa ortak olmaktır.

O halde bize düşen, sadece kendi hakkımız için değil… komşumuzun, öğrencimizin, işçimizin, hatta hiç tanımadığımız insanların hakkı için bile ses çıkarmaktır. Adaletin dili sustuğunda, haklının dili olabilmektir.

Çünkü unutmayalım: Adalet bir gün herkese lazım olur.

 

Ömer KACAR

Eğitim Gücü Sen Merkezefendi İlçe Temsilcisi

 

DİĞER YAZILARI Bakan Tekin’e Denizli’de Ne Dediler? 01-01-1970 03:00 Denizli Eğitim Gücü Sen’den Proje Okulu Çağrısı 01-01-1970 03:00 Okullarda Başka Bir Şiddet Modeli 01-01-1970 03:00 Özgürlük Vaad Ediyoruz; Aslında Öyle Değil, Çok Kolay 01-01-1970 03:00 Takke Düştü 01-01-1970 03:00 Denizli milli eğitimde usulsüz lojman mı tahsis edildi? 01-01-1970 03:00 Efsane Vali Recep Yazıcıoğlu Denizli’ye Geri Mi Döndü? 01-01-1970 03:00 Denizlide okullar kaosa mı sürükleniyor? 01-01-1970 03:00 Okula Gelen Gizemli Kişi 01-01-1970 03:00 Okullarda Yapılan Projelerde Arada Kalanlar Okul İdareleri 01-01-1970 03:00 Bu okulda yaşananlarda siyaset mi var yoksa milli eğitimin duyarsızlığı mı? 01-01-1970 03:00 Okullarda Projeler Eğitime Engel Olmaya Başladı 01-01-1970 03:00 Denizli il milli eğitim müdürü okulu dağıtmakla tehdit etti! 01-01-1970 03:00 Eğitimde yeni yönetim şekli İdare edemeyeni idare et! 01-01-1970 03:00 Yasalar Yetmez: Vicdanı da İnşa Etmeliyiz 01-01-1970 03:00 Bu soruşturmalar neden soruşturulamıyor! 01-01-1970 03:00 Denizli Milli Eğitimde Öğretmenleri Tehdit Skandalı 01-01-1970 03:00 Denizli’de öğretmenler mağdur mu edildi? 01-01-1970 03:00 Benden Selam Olsun Bolu Beyine! 01-01-1970 03:00 Denizli’de Bir Hukuk Zaferi Ve Düşündürdükleri 01-01-1970 03:00 Denizli Eğitim Gücü Sen Eğitim Öğretim Yılını Değerlendirdi 01-01-1970 03:00 Çal Mem İki Kardeşi Bir Sevdaya Düşürdü 01-01-1970 03:00 İyi Sıhhatleriniz Olsun Efendim 01-01-1970 03:00 Denizli Eğitim Gücü Sen Uyarıyor 01-01-1970 03:00 Denizli’de uzaya çıkmamız lazım değil miydi? 01-01-1970 03:00 İhtiyaca Binaen: Kara Murat Geliyor 01-01-1970 03:00 Kuş Konuşamadıkça Hırka Çıkmayacak, Nizam Gelmeyecektir 01-01-1970 03:00 Sakarya’da Hukuk Kazandı; Öğretmene Verilen Haksız Ceza Hukuktan Döndü 01-01-1970 03:00 Denizli İdare Mahkemesi’nden Öğretmenler İçin Önemli Karar 01-01-1970 03:00 Denizli Milli Eğitim Müdürlüğü’den Şaibeli Yarışma 01-01-1970 03:00 Bu camia küllerinden yeniden doğacak! 01-01-1970 03:00 Denizli’de muh akdi mi? Müf etti mi? 01-01-1970 03:00 Ben, Sarı Çizmeli Mehmet Ağa 01-01-1970 03:00 İDYOKYA 01-01-1970 03:00 Ayine-İ Berzah’ta Berzah Alemi Sohbeti 01-01-1970 03:00 Nemrut’un Sineği 01-01-1970 03:00 Öğrenci Görünümlü Yayınevi Kazananlı Yarışma 01-01-1970 03:00 Durmuyor Bu Müdür Yardımcısı 01-01-1970 03:00 Sendikal Yolculuk 4- Türkiye’de Sendikal Tarih-2 01-01-1970 03:00 Denizli Milli Eğitim’de Görevlendirmeler Bitmiyor 01-01-1970 03:00 Türkiye’de Sendikal Tarih-1 01-01-1970 03:00 Öğretmenler Gitmese Suç Gitse Mağduriyet 01-01-1970 03:00 Denizli’de tehlike geliyorum dedi: eminim bunu düşünmemiştiniz! 01-01-1970 03:00 Sendikal Yolculuk 2- Sendika Nedir! 01-01-1970 03:00
haber yazılımı