Akıl Oyunları, İlahi Hesap ve Geçilen Tövbeler

Mehmet Ali Çamoğlu

06-06-2026 18:14

Hayat akıp giderken etrafımızda, kendisini dahi zanneden, zekâsıyla övünen ve insanları alt etmek için planlar kuran kurnaz figürlerle karşılaşırız. Bu tipler sessizce kenara çekilir, tuzak üstüne tuzak kurar. Sanırlar ki herkes kör, herkes sağır; kendileri ise en tepedeki oyun kurucudur.

 

Oysa bilmezler ki karşılarında saf ve temiz niyetle duran mümin, meseleye yalnızca gözüyle değil, imanın verdiği ferasetle bakar. Allah’ın nuruyla bakan bir kalpten hangi sinsi plan gizlenebilir? Kul plan yapar; fakat o planı tersine çevirecek bir ilahi karşılık her zaman vardır.

 

İnsanlığın en büyük yanılgısı, kendi cüzi iradesini mutlak güç sanmasıdır. Tarih de bugün de, başkasına kuyu kazarken o kuyuya düşenlerin hikâyeleriyle doludur. Unutulmaması gereken hakikat şudur: Kulun bir hesabı varsa, Allah’ın da bir hesabı vardır. Kur’an-ı Kerim’in sarsıcı uyarısı her çağda yankılanır: “Onlar tuzak kurdu, Allah da tuzak kurdu. Allah, tuzak kuranların en hayırlısıdır.”

 

Kötülükle, hileyle ve sinsi oyunlarla kurulan hiçbir düzen kalıcı olmamıştır, olamaz da. O tuzaklar eninde sonunda sahibinin ayağına dolanır.

 

Peki sormak gerekmez mi: Önümüzde tertemiz, onurlu bir hayat varken neden bazı insanlar ısrarla karanlık ve dolambaçlı yolları seçer? Yan yollar, haram kapıları ve hileli kazançlar kısa vadede güç ya da servet gibi görünebilir. Fakat haramla gelen, huzuru da beraberinde götürür. Vicdanı kirlenmiş bir insan, lüks içinde yaşasa bile iç huzurundan kaçar.

 

Helal lokmanın ve dürüst duruşun verdiği iç huzurunu hangi sahte zafer karşılayabilir?

 

Hayat kısa ve acımasızca akıp gidiyor. En büyük yanılgı, insanın “nasıl olsa vaktim var” diyerek kendini oyalamasıdır. Tövbe kapısı ardına kadar açıkken, yüzünü doğruya çevirmek için neden gecikilir? Yarının garantisi yokken temiz bir sayfaya geçiş neden ertelenir?

 

Gelin, yan yolların aldatıcı ışıklarına kapılmayalım. Akıl oyunlarıyla insanları kandırmaya çalışanların planları elbet bozulur. Bize düşen; feraseti korumak, dik durmak, helal dairede kalmak ve açık olan af kapısına yönelmektir. Çünkü sonunda kazanacak olanlar, yalnızca dürüst kalanlar ve kalbini temiz tutanlardır.

DİĞER YAZILARI Sisli Meydan: At İzi İt İzine Karıştı 01-01-1970 03:00 Rehberden Silinen Her Numara, Taştan Silinen Bir Yazı 01-01-1970 03:00 Kendi Ömrünü Çizenler: Bir Çekiç, Bir Anahtar ve Elli Yıl 01-01-1970 03:00
haber yazılımı