İyi Sıhhatleriniz Olsun Efendim

Gülay ÇETKİN

20-05-2025 16:17

Birkaç hafta sahaya yoğunlaştım. Günlerce yazsam bitirebilir miyim bilmiyorum. Bir şarkı sözü özetliyor gördüklerimi aslında. Yaprak döker bir yanımız, bir yanımız bahar bahçe.

Bir taraf ehli keyf, her şey tıkırında, onları karşıdan izleseniz her şey güllük gülistanlık sanırsınız. Eğitim ortamlarımız dünyanın örnek aldığı yerler gibi gelir size. Ama tabi görenler eğitimin içinde değilse.

Diğer tarafa bakıyorsunuz;  “Abi kapat gözünü kör olursun maazallah.” diyesiniz geliyor.

Ben diğer taraftayım galiba, zaman içinde tebessüm edebilme kabiliyetimi kaybediyorum.

Aslında siz bizden iyi biliyorsunuz ahvali. Değil mi? Çünkü her şeyi saklamaya çalışıyorsunuz ya, bilmeden saklamak mümkün değil doğal olarak.

Eğitim için mi eğitime rağmen mi iş yapıyoruz acaba?

Denizli’de kılavuza, yönetmeliğe uygun bir öğretmen ataması, bir öğretmen görevlendirmesi yapılıyor ki sormayın. İkinci bir Ergenekon geliyor. Çünkü bu atamalarda öğretmenler demirden dağları eriterek il merkezine geliveriyor. “Akla, mantığa sığıyor mu?”  demeyin, vallahi sığıyor. Her şey kanunlara uygun. Inanın o kadar uğraştım birkaçı harici bir sıkıntı yok. “Adam haketmiş de gitmiş” diyorsunuz.

Okul idarelerini iki yıldır yazıyorum ama inanın her defasında beni şaşırtmayı başarıyorlar. Helal olsun. Yiğidi öldürsem de hakkını yemem bilirsiniz. Vallahi makamlarındaki rahatı babasının evinde bulurlarsa gözlük numaram yükselsin.

“Olağanüstü hal ilan edilmeli!” diyorum bazen. Hatta ne bazeni, çoğunlukla diyorum. Milli Eğitim’i “kişi hizmeti”ne indirgemişler. “Şu kişiyi nasıl mutlu edebiliriz?” Aslında mantıklı bir yaklaşım. Zekice hatta. Çünkü düşünsenize koskoca Denizli’deki öğrenci ve eğitim çalışanlarını düşünmek yerine birkaç kişiyi düşün geç. Sonuçta bir şey (?) başardınız mı? Evet. E daha ne?

Milli Eğitim ama?  Ona biz bakmıyoruz.

Hiç mi vicdanınız sızlamıyor efendiler?

Bu nedir Allahaşkına. Kimi kandırıyorsunuz? Kandırmak da değil belki de sizin yaptığınız. Siz olayı yanlış anladınız zannımca. Görevimiz “iyi gösterme” değil “iyileştirme”

Soruyorum;

Mesela Ocak’tan beri kaç dosyayı kapattınız, kaç olayı görmezden geldiniz?

Kimlere ceza veriyor gibi yaptınız? Ya da ödül veremeyince ödül gibi cezalar verdiniz?

Kaç makam sahibi kamu zararına sebebiyet verdi?

Kaç kişiyi mutlu ettiniz, kamuya rağmen?

Daha çok sorarım da asıl söylemek istediğim şeye yer kalmayacak. Sanıyorsunuz ki hiç bir şey bilinmiyor. Yaptıkça yapıyorsunuz. Bugün yaptığınız bugün duyulmuyor evet. Yarın da, öbür gün de hatta birkaç ay sonra bile. Sonra olayın korkusu, tedirginliği geçince dillerin bağı çözülüyor.

Yapmayın efendiler!

Etmeyin eylemeyin. Büyük bir zulümdür bu. Vebalinin altından yedi kuşak kalkamaz. Şöyle bir kalkın koltuklarınızdan. Yakın körlüğü olabilir anlarım. Ama bakın Allahaşkına, olanlar içinize siniyor mu?

Okuyanlar anlamaz belki ama okuyan makam sahipleri anlar yazdıklarımızı. Ama şimdi kişiye özel çalışmaları eleştirip kişiye özel yazmış gibi de olmayacak,parça parça konuyu detaylandıracağız.

Ne bitmedi bugüne kadar? Can alıcı soru ile bitirelim. Bir zaman mutlu olduk bitti, bir zaman hüzünlendik bitti, bir zaman korktuk bitti.

Ömür bitiyor ömür! Hatta finish noktanızı söyleyeyim. En iyi ihtimal 65 yaşında olay bitiyor. Sonrasında büyük bir boşluk ve muhasebe başlıyor. Muhasebeden kaçsanız boşluğa düşüyorsunuz, boşluktan kaçsanız muhasebeye geliyorsunuz. Çok zor bir dönem. Ama geri alınmıyor zaman.

Coşun efendiler coşun. Kimse de kaldırmasın sizi koltuklarınızdan. Hiç bozmayın keyfinizi. Rahatsızlık vermeyelim. Keyfini çıkarın. Bugünleri elde etmeniz çok zor olmadı ama bir tutam da olsa emek harcadınız.

Sizlerin sıhhatinden, keyfinizden başka anlatacak güzel şeyler bulamıyoruz. Bilmiyorum Bakanlıkta var mı sizdeki ahval?

Sonu görünen şeylere güvenmeyin. “The end” noktasını söyledik. Sayın bakalım kaç yıl kalmış. Sonrası yok. Siz gidersiniz başkaları gelir bize belki bir şey değişmez ama siz kendinizi düşünün bence. Gidişat iyi görünmüyor.

Siz bilirsiniz. “the end” e kadar devam edebilirsiniz. Ne diyelim? Tercih meselesi. Bize düşeni diyelim;

“İyi sıhhatleriniz olsun efendim. “

 

                                                                                                                              Gülay ÇETKİN

                                                                                              Eğitim Gücü Sendikası Denizli İl Temsilcisi

 

 

 

DİĞER YAZILARI Okullarda Başka Bir Şiddet Modeli 01-01-1970 03:00 Özgürlük Vaad Ediyoruz; Aslında Öyle Değil, Çok Kolay 01-01-1970 03:00 Takke Düştü 01-01-1970 03:00 Denizli milli eğitimde usulsüz lojman mı tahsis edildi? 01-01-1970 03:00 Efsane Vali Recep Yazıcıoğlu Denizli’ye Geri Mi Döndü? 01-01-1970 03:00 Denizlide okullar kaosa mı sürükleniyor? 01-01-1970 03:00 Okula Gelen Gizemli Kişi 01-01-1970 03:00 Okullarda Yapılan Projelerde Arada Kalanlar Okul İdareleri 01-01-1970 03:00 Bu okulda yaşananlarda siyaset mi var yoksa milli eğitimin duyarsızlığı mı? 01-01-1970 03:00 Okullarda Projeler Eğitime Engel Olmaya Başladı 01-01-1970 03:00 Denizli il milli eğitim müdürü okulu dağıtmakla tehdit etti! 01-01-1970 03:00 Eğitimde yeni yönetim şekli İdare edemeyeni idare et! 01-01-1970 03:00 Adalet Susarsa, Kim Konuşacak! 01-01-1970 03:00 Yasalar Yetmez: Vicdanı da İnşa Etmeliyiz 01-01-1970 03:00 Bu soruşturmalar neden soruşturulamıyor! 01-01-1970 03:00 Denizli Milli Eğitimde Öğretmenleri Tehdit Skandalı 01-01-1970 03:00 Denizli’de öğretmenler mağdur mu edildi? 01-01-1970 03:00 Benden Selam Olsun Bolu Beyine! 01-01-1970 03:00 Denizli’de Bir Hukuk Zaferi Ve Düşündürdükleri 01-01-1970 03:00 Denizli Eğitim Gücü Sen Eğitim Öğretim Yılını Değerlendirdi 01-01-1970 03:00 Çal Mem İki Kardeşi Bir Sevdaya Düşürdü 01-01-1970 03:00 Denizli Eğitim Gücü Sen Uyarıyor 01-01-1970 03:00 Denizli’de uzaya çıkmamız lazım değil miydi? 01-01-1970 03:00 İhtiyaca Binaen: Kara Murat Geliyor 01-01-1970 03:00 Kuş Konuşamadıkça Hırka Çıkmayacak, Nizam Gelmeyecektir 01-01-1970 03:00 Sakarya’da Hukuk Kazandı; Öğretmene Verilen Haksız Ceza Hukuktan Döndü 01-01-1970 03:00 Denizli İdare Mahkemesi’nden Öğretmenler İçin Önemli Karar 01-01-1970 03:00 Denizli Milli Eğitim Müdürlüğü’den Şaibeli Yarışma 01-01-1970 03:00 Bu camia küllerinden yeniden doğacak! 01-01-1970 03:00 Denizli’de muh akdi mi? Müf etti mi? 01-01-1970 03:00 Ben, Sarı Çizmeli Mehmet Ağa 01-01-1970 03:00 İDYOKYA 01-01-1970 03:00 Ayine-İ Berzah’ta Berzah Alemi Sohbeti 01-01-1970 03:00 Nemrut’un Sineği 01-01-1970 03:00 Öğrenci Görünümlü Yayınevi Kazananlı Yarışma 01-01-1970 03:00 Durmuyor Bu Müdür Yardımcısı 01-01-1970 03:00 Sendikal Yolculuk 4- Türkiye’de Sendikal Tarih-2 01-01-1970 03:00 Denizli Milli Eğitim’de Görevlendirmeler Bitmiyor 01-01-1970 03:00 Türkiye’de Sendikal Tarih-1 01-01-1970 03:00 Öğretmenler Gitmese Suç Gitse Mağduriyet 01-01-1970 03:00 Denizli’de tehlike geliyorum dedi: eminim bunu düşünmemiştiniz! 01-01-1970 03:00 Sendikal Yolculuk 2- Sendika Nedir! 01-01-1970 03:00
haber medya kadın