Ne bu dünyada ne de ahirette affetmeyeceğiz!

Hamdi TEMEL

01-03-2023 16:43

Son günlerde deprem ile ilgi haberleri izlediğim zaman ya da gazeteleri okuduğum zaman için için ağlıyorum.

Hayatın geçici olduğu o kadar açık ki. Ama bu son depreme kadar kendimize toz konduramıyorduk, şimdi ibret oldu galiba nefsimize de.

Hemen hemen hepimizin bir yakını, akrabası ya da bir dostu depremzede olmuş ya da vefat etmiş. Hepimiz perişanız ve bir şeyler yapma peşinde yada yardım etme telaşındayız.

İnançlı bir toplumuz çok şükür ama ciğerimiz yanıyor, kadere inanıyoruz ama binaların depreme dayanıklı olmamasına hayıflanıyoruz.

Peki, nedir bu deprem?

Vikipediye göre: “Deprem, yer sarsıntısı, seizma veya halk arasında zelzele, yer kabuğunda beklenmedik bir anda ortaya çıkan enerji sonucunda meydana gelen sismik dalgalanmalar ve bu dalgaların yeryüzünü sarsması olayıdır. Sismik aktivite ile kastedilen meydana geldiği alandaki depremin frekansı, türü ve büyüklüğüdür” bilgisine ulaşabiliyorsunuz.

Ülkemiz bir deprem bölgesi bunu bilmeyenimiz yok. Deprem anında ve sonunda bütün olarak birbirimize insani güç ötesinde yardım ederiz. Tüm dünya şahit.

Bu da doğru.

Ama deprem gündemimizden çıktıktan sonra millet olarak çok da çabuk unutan bir ülkeyiz.

Bu da ne yazık ki doğru.

Acılarımızı sararız ama bir daha tekrarlanmaması için bir şey yapmayız.

Taaa binli yıllardan itibaren, Anadolu, Irak ve Suriye’de ciddi depremlerin olduğunu kaynaklardan bilmekteyiz. Selçuklular zamanında da çok büyük hasarlı depremler olmuş, Osmanlılar zamanında da olmuş. Güzel Türkiye’mizde de olmuş ve hala da olmaya devam edecektir. Çok can kaybı yaşanmış, çok hasarlar olmuş…

1509 İstanbul  7,2 Ms (± 0,8) büyüklüğündeki deprem ise İstanbul’a çok zarar vermiş yaklaşık 13000 kişinin vefat ettiği kaynaklarda belirtilmiş. Düşünün 1509 yılındaki vefat sayısını.

1653 yılında Doğu İzmir depremi göre 7,5 büyüklüğünde olmuş ve 2500 civarında kişi vefat etmiş.

17 Ağustos 1668'de 8 büyüklüğünde "Anadolu Depremi” olarak isimlendiren depremde 8 bin civarında insanın vefat ettiği belirtilmiş.

1688'de yine 7 büyüklüğünde "İzmir Depremi" olmuş,

1881'de 7,3 büyüklüğünde "Sakız Adası Depremi" ve 10 Temmuz 1894'te 7 büyüklüğünde ise yine  "İstanbul Depremi’nin” olduğunu görmekteyiz.

1912'de 7,3 büyüklüğünde "Mürefte Depremi", 18 Kasım 1919'da 7 büyüklüğünde "Ayvalık Depremi" ve 7 Mayıs 1930'da 7,6 büyüklüğünde "Hakkâri Depremi" meydana geldiği bilgilerine ulaşıyoruz. .

Sırasıyla, Erzincan, Erbaa, Ladik, Gerede, Yenice, Fethiye, Abant, Manyas, Gediz, Muradiye, İzmit, Düzce ve Van depremleri…

1939'daki 7,9 büyüklüğünde "Büyük Erzincan Depremi’nde” ise yaklaşık 33 bin kişinin hayatını kaybettiğini görüyoruz.

1942 yılında Tokat Erbaa’daki 7 büyüklüğünde meydana gelen depremde 3 bin can kaybımız yaşanmış.

1943 yılında Samsun'un Ladik ilçesi yakınlarında "Ladik Depremi" 7,2 şiddetinde meydana gelmiş ve 4 bin insanımız vefat etmiş.

 Bolu Gerede'de 1944'te 7,5, Çanakkale Yenice'de 1953'te 7,2, 1957'de Muğla Fethiye'de ve Bolu Abant'ta 7,1, Manyas'ta 1964'te 7 büyüklüğünde, Muş'un Varto ilçesinde 19 Ağustos 1966'da 6,9 büyüklüğünde, 1967'de 7,2 büyüklüğünde Mudurnu, 1970'te de 7,2 büyüklüğünde Gediz depremleri, Van'ın Muradiye ilçesinde 24 Kasım 1976'da 7,5 büyüklüğündeki depremi…

Benimde daha dün gibi hatırladığım Kocaeli Gölcük'te 17 Ağustos 1999'da 7,4 şiddetinde meydana gelen depremde büyük çapta can ve mal kayıplarımızın olması.

7,2 büyüklüğündeki "Düzce Depremi".

Van'ın Tabanlı ilçesi merkezli 23 Ekim 2011'de 7,2 büyüklüğündeki deprem.

Sonuç itibarıyla Anadolu Ajansının haberine göre; Türkiye'nin bulunduğu coğrafya, 1000'li yıllardan itibaren çeşitli zamanlarda 7 ve üstü büyüklüğünde 23 depremle sarsıldığı bilgilerine ulaşıyoruz.

7 şiddetinin altındakilerini ise yazamıyoruz ya da sayamıyoruz bile.

Dünyadaki depremlere ise 8 ve üzeri şiddetinde olanlara birkaç örnek verebiliriz.

Sanriku-Oki, Japonya; 1933; büyüklük 8.4, Arequipa, Peru; 2001; büyüklük 8.4, Sumatra’nın Güneyi; 2007; büyüklük 8.4, Kamçatka Yarımadası yakınları; 1923; büyüklük 8.4, Kuril Adaları; Rusya; 1963; büyüklük 8.5, Atacama, Şili; 1922; büyüklük 8.5, Banda Denizi, Endonezya; 1938; büyüklük 8.5, Unimak Adası, Alaska; 1946; büyüklük 8.6, Andreanof Adaları, Alaska; 1957; büyüklük 8.6, Kuzey Sumatra, Endonezya; 2005; büyüklük 8.6, Kuzey Sumatra’nın batı kıyısı açıklarında; 2012; büyüklük 8,6,  Assam-Tibet; 1950; büyüklük 8.6, Sıçan Adaları, Alaska; 1965; büyüklük 8.7, Ekvador açıklarında; 1906; büyüklük 8.8, Maule açıkları, Şili; 2010; büyüklük 8.8, Kamçatka Yarımadası, Rusya; 1952; büyüklük 9.0, Tōhoku, Japonya; 2011; büyüklük 9.1, Sumatra-Andaman Adaları; 2004; büyüklük 9.1, Prens William Sound, Alaska; 1964; büyüklük 9.2, Valdivia, Şili; 1960; büyüklük 9.5.

Sadece Türkiye değil tüm ülkelerin depremlere karşı daha tedbirli olması gerekmektedir. Çoğu ülkeler deprem ile yaşamasını da öğrenmişler. Ama biz hala öğrenememişiz.

Belki tüm ülkeleri kapsayan bir birim kurularak tek elden kurtarma operasyonlarının yapılması ve acil müdahaleler gerekmektedir.

Bu canımızı çok acıtan son depremden ders alarak en azından ülkemiz olarak tam yetkili “AFAD Bakanlığı” kurularak, güzel ülkemiz Türkiye baştan sona elden geçirilmesi ve onarılması gerekmektedir.

Depremde vefat edenlerin şehit olduğunu ve giden mallarımızın da sadaka olduğunu çok şükür biliyoruz.

Ama bile bile depreme dayanıksız binaları yapanları  “ne bu dünyada ne de ahirette affetmeyeceğiz”.

DİĞER YAZILARI Geleceğin Anahtarı: Topraktaki Şifa ve Tarımda Bio-İnovasyon 01-01-1970 03:00 Kaynatılan Su Mikroplastiklerden Kurtulabilir mi! 01-01-1970 03:00 Kaynatılan Su Mikroplastiklerden Kurtulabilir Mi? 01-01-1970 03:00 Suçun Adresi: Başta Medya, Sonra Hepimiz 01-01-1970 03:00 Sarı Kantaron: Gelenekten Bilime Uzanan Şifa Bitkisi 01-01-1970 03:00 Oruç: Hücrelerimizi Yenileyen İlahi Sistem 01-01-1970 03:00 Ramazan’da Baş Ağrısı ve Böbrekler 01-01-1970 03:00 Acı Yakıyor Ama Mutlu Ediyor: Acı Biberin Şaşırtıcı Gücü 01-01-1970 03:00 Türkiye’nin Bor Hazinesi Sağlık İçin İşleniyor 01-01-1970 03:00 Susuzluğun Ayak Sesleri: Hepimizin Sınavı 01-01-1970 03:00 Limon Tuzu: Masum Bir Ekşilik mi, Bilinmesi Gereken Bir Kimya mı? 01-01-1970 03:00 Epsom Tuzu: Sandığımız Tuz Değil 01-01-1970 03:00 Bir Öğretmen, Bir Toplumun Çevre Bilincini Değiştirir 01-01-1970 03:00 Toprağın Sessiz Gücü: Bor 01-01-1970 03:00 Metamfetamin Ölümleri 01-01-1970 03:00 Sessiz ve Salgın Şeklinde Yayılan Metamfetamin Tehlikesi 01-01-1970 03:00 Kirlenen Hava, Solan Hayat 01-01-1970 03:00 Isınan Dünya, Hastalanan İnsan 01-01-1970 03:00 Şekerin Gerçek Yüzü: Tatlı mı Zehir mi? 01-01-1970 03:00 Şehidin Helvası Sizin Ocakta Kavrulmadıkça 01-01-1970 03:00 Soframızdaki Nitrat Ve Nitrit Gerçeği 01-01-1970 03:00 Organlarımızdan Beynimize Sinsice Yürüyen Tehlike 01-01-1970 03:00 Kızıldeniz: Tarihin, Renklerin, Yaşanmışlığın Ve Hayranlığın Buluştuğu Yer 01-01-1970 03:00 Zamanı Aşan Yapılar: Mısır Piramitlerine Yolculuk 01-01-1970 03:00 Unutulmaz Bir Anadolu Durağı: Muş Seyahatim 01-01-1970 03:00 Ramazan: Maneviyat, Kardeşlik Ve Sağlığın Buluştuğu Ay 01-01-1970 03:00 Sürdürülebilir Bir Gelecek İçin Yeni Bir Yaklaşım İleri Dönüşüm 01-01-1970 03:00 Tarih, Rüzgar ve Hamsilos’un Hikayesi: Sinop 01-01-1970 03:00 Gelecekte plastiğin yerini kenevir alabilir mi? 01-01-1970 03:00 Bedeninizin sessiz çığlığı Daha fazla su için! 01-01-1970 03:00 Lavanta: Şifa ve Güzelliğin Doğal Kaynağı 01-01-1970 03:00 Suyun Sesini Duydum 01-01-1970 03:00 Lavanta ile Sağlığın Bilimsel Yüzü 01-01-1970 03:00 Bilim Bozkır Topraklarındaydı! 01-01-1970 03:00 Mikroplastikler: Görünmeyen Tehlike Artık Her Yerde 01-01-1970 03:00 Aybüke: Öğretmen Oldum Ben filmine dair 01-01-1970 03:00 Yapay zekâ, günlük hayatımızda yeni bir dönem 01-01-1970 03:00 Ay çekirdekleri de küresel ısınmadan payını aldı! 01-01-1970 03:00 Hala çamlık ya da ormanda yürümek istemeyenler var mı acaba? 01-01-1970 03:00 Ben ne yazıyorum ki Allah aşkına! 01-01-1970 03:00 Sarılma ya da kendini iyi hissetme hormonu: Oksitoin 01-01-1970 03:00 Küresel İklim Çekirgeleri Çıldırttı 01-01-1970 03:00 Bazen de hayatı yavaşlatmalı mı ki insan? 01-01-1970 03:00 Bu vatan için şehit olanlar! 01-01-1970 03:00 Gönül Dağının Gerçek Bir Mucidi 01-01-1970 03:00 Kalemime Yansıyan Karadeniz Turu 01-01-1970 03:00 Taşların dile geldiği yerdir kapadokya! 01-01-1970 03:00 Mutsuzluğumuzu mutluluğa çevirelim! 01-01-1970 03:00 Mutsuzluğumuzu mutluluğa çevirelim! 01-01-1970 03:00 Aday adayları kendilerini tartmalı! 01-01-1970 03:00 Sesimi duyan var mı! 01-01-1970 03:00 Hala Ahilik Sistemine ihtiyacımız var! 01-01-1970 03:00 İslam’ın Rehberliğinde Bilgiden Bilince 01-01-1970 03:00
haber yazılımı