OKKA ile Satılan Osmanlı ARŞİVİ

Öztürk Samuk

07-07-2026 17:12

1931 yılındaki olayı başlatan, bundan iki yıl önce Maliye Vekâleti’nden Defterdarlığa lüzumsuz evrakın satılması için gelen bir emir.

Bunun üzerine Sultanahmet’te Bizans döneminden kalma ve Tanzimat’tan bu yana kullanılan evrak mahzeninde saklanan belgeler, konu ile ilgisi olmayan iki tapu memuru eliyle üstünkörü incelenir.

“Yetkili, konuyu bilen ve belgelerin değerini takdir edebilecek hiçbir şahıs veya müesseseye danışılmadan” “boş kâğıt parçaları” olduğuna karar verilir.

Çoğunluğu Maliye’ye ait evrak arasında askerî, malî, ticarî, siyasî, hukukî, edebî, sanayi, denizcilik ve bilim tarihine ait kıymetli pek çok belge olmasına karşın, 30 ila 50 ton evrak, değersiz kağıt niyetine okkası üç kuruş on paradan, fabrikalarında hamur haline getirilmek üzere Bulgaristan’a satılır. Balyalar halinde Sirkeci’de vagonlara yüklenirken dökülen evrakın bir bölümü daha sonra bunları toplayan çocuklardan satın alınınca olay duyulur.

Osmanlı dönemi evrakının Bulgaristan’a hurda kâğıt olarak satılması ülkede büyük bir tepkiye neden olur. Saruhan Mebusu Refik Şevket (İnce) T.B.M.M.’nde soru önergesi verir.

Maliye Vekili Mustafa Abdülhâlik (Renda)’nın açıklamaları kamuoyunu tatmin etmez..  1929’da Panço Doref İstanbul’a gelip arşiv ve kütüphanelerde araştırmalar yapmış, eski Osmanlı Mebusu, Bulgar Panço Doref üzerinde toplanır. Doref’in, söz konusu evrakları görüp Bulgar hükümetine satın aldırttığı iddia edilir. Bulgaristan hükümeti uyarılıp evrakın hamur haline getirilmesi önlenir, iki yıl sonra 54 çuval kadar belge geri alınabilir.  1931 yılında yaşanan vahim olaya ilişkin bazı noktalara açıklık getirmek ve kaybedilen evraka ulaşmak ancak 1993 yılında mümkün olabilecektir.

Bu tarihte Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü ile Bulgaristan Cumhuriyeti Bakanlar Konseyi Arşiv Genel Müdürlüğü arasında bir İşbirliği Protokolü imzalanır. Sonrasında Türk yetkililerinin Bulgaristan’da yaptıkları araştırma ve incelemeler, Bulgaristan’a Satılan Evrak ve Cumhuriyet Dönemi Arşivcilik Çalışmaları adıyla kitaplaştırılmıştır.

Tarihi belgelerin Bulgaristan’a satılmasını “Şahıslardan kaynaklanan sorumsuzluk ve dikkatsizliğin veya iş bilmeyen ehliyetsiz ve sinsi hesapları olan iktidardaki hain kişilerin nasıl büyük kayıplara yol açabileceğini en kötü örneği” olarak kabul edilmektedir.

1. Türk yetkililerinin Bulgaristan’da bu konuda yaptıkları incelemelere göre, olay sırasında Türkiye’de bulunan Panço Doref, satışla ilgili Türk gazetelerinde çıkan haberler üzerine “gelen malzemenin hurda kâğıt olmayıp, tarihî kıymeti hâiz Osmanlı belgeleri olduğu” konusunda kendi hükûmetini telgrafla uyarmıştı.

2. Bulgar hükümeti, söz konusu malzemenin tarihî belgeler olduğunu Viyana’da kanıtlattıktan sonra kâğıt fabrikasından satın alarak Cyril ve Methodius Kütüphanesi’nin Şarkiyat şubesinde muhafaza altına almıştır.

İŞTE TARİHİNİ BİLMEYENLERİN ELİNE TARİH YAZIP VERİRLER,, SİZDE “DÜŞMANI DENİZE DÖKTÜK” diye KARISINI DÜŞMANIN KOLUNA TAKARAK komik durumlara düşer kendinizi ALAY EDİLEN KEK yerine koydurursunuz..

Bugün VATAN EDEBİYATI  NARALARI ATANLAR TARİHİNİ OKKA İLE SATAN O KARA CAHİL HAİNLERİN TORUNLARDIR.

 

 

DİĞER YAZILARI BİOTERÖRİZM 01-01-1970 03:00 Son Yüzyılın Etkili Liderleri 01-01-1970 03:00 İçimizdeki Sabetayistler! 01-01-1970 03:00 Ortadoğunun satranç ve ustası! 01-01-1970 03:00 Aklınızı başınıza toplayın! 01-01-1970 03:00 Kâinatın mucizevi sırrı ‘Zamzam’ 01-01-1970 03:00 Zemin Uygun, Kitle Müsait 01-01-1970 03:00 Devlet Bazen Ölü Taklidi Yapar 01-01-1970 03:00 Kim bu İbrahim? 01-01-1970 03:00 Proje Derin 01-01-1970 03:00 Kaybedilen ve Özlenen Değerler 01-01-1970 03:00 Yok hükmündedir! 01-01-1970 03:00
haber medya kadın