Samsun Haber - Son Dakika Samsun Haberleri - Akasyam.com
Samsun Haber - Son Dakika Samsun Haberleri - Akasyam.com
KÖŞE YAZISI

Türkiye kontrol altında tutulamayan zor müttefik!

Öztürk Samuk Öztürk Samuk Yazarın tüm yazıları
10-09-2026 14:32 2 dk okuma
Paylaş:

Türkiye'nin hem NATO üyesi hem de Avrasya, Orta Doğu ve Karadeniz kesişimindeki vazgeçilmez jeopolitik konumuyla "Yeni ağırlık merkezleri" arasında yer almaktadır.

Yeni düzende, Avrupa gibi ekonomisi sadece hammadde (özellikle petrol ve doğal gaz) ihracatına dayalı olan ülkeler ciddi bir çöküş riskiyle karşı karşıya gelebilir. Bu ülkeler doğrudan askeri yollarla değil, ekonomik olarak iflas ederek küresel tedarik zincirlerinin dışına itilerek zamanla tasfiye edilebilir.

Almanya başta olmak üzere geleneksel Avrupa güçleri, ucuz Rus enerjisine ve Çin pazarına olan aşırı bağımlılıkları nedeniyle yapısal bir kriz yaşıyor.

Askeri kapasiteleri ve stratejik özerklikleri zayıf olan bu eski merkezler, ABD ile Asya devleri arasındaki rekabette "Zayıf halka " konumuna düşme yani küresel karar mekanizmalarından tasfiye edilme riskiyle karşı karşıya.

İsrail ise "Coğrafi dezavantajlarına rağmen varlığını sürdürmeye çalışan ancak kalıcı olarak kronik bir güvenlik ikilemi yaşayan kritik bir vakadır" Peki,,Türkiye Yeni Dünya Düzeni'nin neresinde?

Türkiye, adeta jeopolitik bir fay hattı üzerinde yükselen, kendi etki alanını zorlayan "otonom bir güç merkezi" veya" bölgesel hegemonya" adaylarından biridir.

Türkiye,  "Jeopolitik Merkez" olarak boy gösteriyor. Orta Doğu, Kafkaslar, Balkanlar, Doğu Akdeniz ve Karadeniz'in kesişim kümesinde yer alan "kaçınılmaz" bir merkez olarak tanımlanıyor. Coğrafi olarak bu kadar çok kriz çemberinin merkezinde yer alması riskler doğursa da Ankara'ya bölgeye müdahale etme yeteneği ve güç kazandırıyor.

Türkiye'nin konumu gereği pasif kalmasının coğrafi olarak imkansız olduğunu, tarihsel refleksleriyle birlikte   Osmanlı coğrafyasına   mecburen ekonomik ve siyasi olarak GERİ DÖNECEĞİNİ öngörülüyor.

Ankara'nın Washington veya AB tarafından tamamen kontrol edilemeyen, ancak göz ardı da edilemeyen bağımsız bir aktör "oyun kurucu veya bozan" haline geldiğine işaret ediyor.

Savunma Sanayii'ndeki hamlelerimiz, Batılı merkezlerde "kontrol edilmesi zor müttefik" algısına dönüşürken, bölgesel denklemde Türkiye'yi masanın vazgeçilmez aktörlerinden biri yapıyor. Yeni Dünya Düzeni'nin kaotik ve çok kutuplu mimarisinde Türkiye; sınırları dışarıdan çizilen ve yönetilen eski "tampon" rolünü reddeden, kendi bölgesinde askeri gücü, savunma sanayi ve coğrafi avantajları sayesinde kendi oyun planını dayatan bir "Merkez ülke olarak" hızla yükseliyor. ABD merkezli düşünce kuruluşu Türkiye'yi bu mücadelesinde hem kendi coğrafyasının geleceğini belirleyen iddialı bir aktör hem de büyük güçlerin rekabetinde dengeyi gözetmek zorunda olan hassas bir güç olarak görüyor.

Bu duruma  göre 2050'de Türkiye, Kuzey Afrika, Orta Doğu'nun tamamı, Balkanlar, Kafkasya ve Asya'da etkisini artıracak. Bu süre içinde bölgesel güç konumundan küresel güç pozisyonuna geçecek ve etrafındaki üç denizde de hakimiyeti sağlayacak. Doğu Akdeniz ve Ege'deki adalar ile Kızıldeniz ve Basra Körfezi'nde varlık gösterecek.

Aklı sıra Bizimle dalga geçen, göremeyen içimizdeki Çok bilmiş “aydın  geçinen ÇÖP” lerin , olmayan beyinlerine REİS kadar taş düşsün. Belki uyanırlar...!!!

 

Bu yazıdaki görüşler yazarına aittir, Samsun Haber - Son Dakika Samsun Haberleri - Akasyam.com yayın politikasını yansıtmayabilir. İzinsiz kopyalanamaz, alıntılarda kaynak gösterilmesi zorunludur.

Öztürk Samuk — Diğer Yazıları

Tümü

Yorumlar

Editoryal moderasyon aktif

Yorum Yaz

Yorumunuz incelendikten sonra yayın ilkelerimize uygun bulunması hâlinde yayınlanır. Hakaret, iftira ve reklam içeren ifadeler reddedilir.

adlı okura yanıt yazıyorsunuz.
0 / 2000

Bu içeriğe henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.

ahsap mobilyauluslararası evden eve nakliyat