Okullarda Başka Bir Şiddet Modeli

Gülay ÇETKİN

24-04-2026 13:09

Son dönemlerde yaşanan acı olaylar hala yüreğimizden, zihnimizden gitmemişken, Bakanlıklar arası yoğun çalışmalar yapılırken şu önemli konuyu da gündemlerine almalarını rica ediyoruz. Kim olarak mı? Mağdurlar olarak!

Bu eğitim çalışanlarının maruz kaldığı değişik bir şiddet modeli. Pek görünmüyor, görünmesi de engelleniyor. Mobbing diyebilirsiniz, psikolojik şiddet de diyebiliriz. Can almıyor, fiziksel yara, bere yok. Ancak önce eğitim çalışanlarında sonra da eğitimde büyük bir yara açıyor.

Bir gün gitsen bile hatıran yeter!

Hani dağınık şekilde tek tük gibi görünüyor, geçiyor sanılıyor ama geçmiyor maalesef. Hatta şunu açıkça söylüyorum, bir gün bu günler geçse de etkisi geçmeyecek, hatırası yetecek.

Eğitim kurumlarına yönetici seçiminde liyakat kriterinin ortadan kaldırılması okullarda kronik bir yönetim krizine neden oldu. Çözülemiyor da artık. Nereden tutsanız elinizde kalıyor. Bir yerdeki sorun çözülse “oh” diyemeden diğerinin haberi geliyor.

Yönetilemeyen kurumlar amacına hizmet eder mi? Edemez tabi ki de. Bir salgının etkisi gibi fetret devirleri, çok acı ki belki duraklama dönemlerine neden olur. İşte o zaman da bir gün gitse bile acı hatırası kalır.

İdarecilik mi sultanlık mührü mü tebliğ ediliyor?

Liyakat olmayınca yetemiyoruz. Yetemeyeceğimizi biliyorsak veya zaman içinde anladığımızda ise değişik yönetim modelleri üretiyoruz. Taraflar oluşturuyoruz. Yakınlar ödüllendiriliyor karşı taraf cezalandırılıyor. Bir açıdan karşı taraf zayıflatılmış oluyor. Biz güçlü (?) oluyoruz. Tabi arkamızda da bu koltuğa gelmek için anlaşma yaptıklarımız olabiliyor, onların dediğini yapınca çelik zırh giymiş oluyoruz. Ama burada asıl dikkat etmemiz gereken nokta; bu işler olurken de bir şeylerin ihmal edilmesi gerekiyor. O ihmal edilen de asli görevimiz olan eğitim maalesef, çocuklarımız, bu ülkenin geleceği.

Dahası da oluyor. Mühür elimizde olduğuna göre Süleyman da biziz. Gizli yapmaya gerek duymuyoruz bazen de açık açık zulüm edebiliyoruz, hakaret edebiliyoruz, mağdur da edebiliyoruz. Tekrar ediyorum açık açık. “Nerden alıyor bu cesareti?” demeyin. Onlara ücretsiz dağıtıyorlar herhalde.

Hatta işi kişisel eğlence mekanına dönüştürenler var. “Canım böyle istiyor” noktasında. 

Öğretmen bu şekilde nasıl verimli olabilir? Alın eğitime zarar, çocuklara zarar, bu ülkenin geleceğine zarar.

Eğitimde şiddet konusunda samimi iseniz…

Şimdi Bakanlıklar yoğun çalışma içerisindeler. Can güvenliğimiz için tedbirler almak için uğraşıyorlar sağ olsunlar.

Ya ruhlardaki yaralar? Onlar için de bir çalışma yapacak mısınız? Bir okul müdürünün ispatlanamayan şiddeti için de önleyici tedbirler alınacak mı? Eğitim çalışanlarının motivasyonlarını da koruyabilecek miyiz?

Dışarıdan korunabileceğiz buna güveniyoruz ama içeriden nasıl korunacağız? Ben asıl bunu sormak istiyorum.

Tabi onuru kırılan, motivasyonu kalmayan, mobbinge, hakarete uğrayan eğitim çalışanları medyada manşet olmuyor.

Daha çok şey söylerdim ama bugüne kadar sayfalarca yazım. Üzerine söz söylenmeyecek sözlerle söyledim. Tekrara düşmüyorum. Daha da doğrusu aslında onlar da biliyorlar.

Ve ben bugüne not düşüyorum. Güvenlik sorunlarını uzun zamandır dile getiriyordum bugün acı tablolar karşımıza çıktı. Dileğim de şudur ki bu görünmeyen acılar…

DİĞER YAZILARI Özgürlük Vaad Ediyoruz; Aslında Öyle Değil, Çok Kolay 01-01-1970 03:00 Takke Düştü 01-01-1970 03:00 Denizli milli eğitimde usulsüz lojman mı tahsis edildi? 01-01-1970 03:00 Efsane Vali Recep Yazıcıoğlu Denizli’ye Geri Mi Döndü? 01-01-1970 03:00 Denizlide okullar kaosa mı sürükleniyor? 01-01-1970 03:00 Okula Gelen Gizemli Kişi 01-01-1970 03:00 Okullarda Yapılan Projelerde Arada Kalanlar Okul İdareleri 01-01-1970 03:00 Bu okulda yaşananlarda siyaset mi var yoksa milli eğitimin duyarsızlığı mı? 01-01-1970 03:00 Okullarda Projeler Eğitime Engel Olmaya Başladı 01-01-1970 03:00 Denizli il milli eğitim müdürü okulu dağıtmakla tehdit etti! 01-01-1970 03:00 Eğitimde yeni yönetim şekli İdare edemeyeni idare et! 01-01-1970 03:00 Adalet Susarsa, Kim Konuşacak! 01-01-1970 03:00 Yasalar Yetmez: Vicdanı da İnşa Etmeliyiz 01-01-1970 03:00 Bu soruşturmalar neden soruşturulamıyor! 01-01-1970 03:00 Denizli Milli Eğitimde Öğretmenleri Tehdit Skandalı 01-01-1970 03:00 Denizli’de öğretmenler mağdur mu edildi? 01-01-1970 03:00 Benden Selam Olsun Bolu Beyine! 01-01-1970 03:00 Denizli’de Bir Hukuk Zaferi Ve Düşündürdükleri 01-01-1970 03:00 Denizli Eğitim Gücü Sen Eğitim Öğretim Yılını Değerlendirdi 01-01-1970 03:00 Çal Mem İki Kardeşi Bir Sevdaya Düşürdü 01-01-1970 03:00 İyi Sıhhatleriniz Olsun Efendim 01-01-1970 03:00 Denizli Eğitim Gücü Sen Uyarıyor 01-01-1970 03:00 Denizli’de uzaya çıkmamız lazım değil miydi? 01-01-1970 03:00 İhtiyaca Binaen: Kara Murat Geliyor 01-01-1970 03:00 Kuş Konuşamadıkça Hırka Çıkmayacak, Nizam Gelmeyecektir 01-01-1970 03:00 Sakarya’da Hukuk Kazandı; Öğretmene Verilen Haksız Ceza Hukuktan Döndü 01-01-1970 03:00 Denizli İdare Mahkemesi’nden Öğretmenler İçin Önemli Karar 01-01-1970 03:00 Denizli Milli Eğitim Müdürlüğü’den Şaibeli Yarışma 01-01-1970 03:00 Bu camia küllerinden yeniden doğacak! 01-01-1970 03:00 Denizli’de muh akdi mi? Müf etti mi? 01-01-1970 03:00 Ben, Sarı Çizmeli Mehmet Ağa 01-01-1970 03:00 İDYOKYA 01-01-1970 03:00 Ayine-İ Berzah’ta Berzah Alemi Sohbeti 01-01-1970 03:00 Nemrut’un Sineği 01-01-1970 03:00 Öğrenci Görünümlü Yayınevi Kazananlı Yarışma 01-01-1970 03:00 Durmuyor Bu Müdür Yardımcısı 01-01-1970 03:00 Sendikal Yolculuk 4- Türkiye’de Sendikal Tarih-2 01-01-1970 03:00 Denizli Milli Eğitim’de Görevlendirmeler Bitmiyor 01-01-1970 03:00 Türkiye’de Sendikal Tarih-1 01-01-1970 03:00 Öğretmenler Gitmese Suç Gitse Mağduriyet 01-01-1970 03:00 Denizli’de tehlike geliyorum dedi: eminim bunu düşünmemiştiniz! 01-01-1970 03:00 Sendikal Yolculuk 2- Sendika Nedir! 01-01-1970 03:00
haber yazılımı