Tarih, Rüzgar ve Hamsilos’un Hikayesi: Sinop

Hamdi TEMEL

23-01-2025 15:41


Sinop Üniversitesi’nin organize ettiği bir proje etkinliği dolayısıyla üç günlüğüne Sinop’taydım. İlkokul yıllarımda ziyaret ettiğim bu şehri hatırlamıyor olmam, bu seyahati benim için daha da anlamlı hale getirdi. Yozgat’tan Sinop’a doğru yol almak, adeta dağları yara yara ilerlemek gibiydi. Sayısını hatırlayamadığım kadar çok tünelden geçtik. Bu tünelleri yapanlardan Allah razı olsun, büyük bir hizmet!

Yol boyunca hiç sıkılmadık. Allah’ın yarattığı eşsiz manzaraları izlerken yollar adeta kısalıyordu. Bu macera dolu yolculuğa, Prof. Dr. Mustafa Böyükata hocamın kendine has sohbeti ve esprileri de ayrı bir neşe kattı.

Boztepe Burnu üzerine kurulmuş, “Türkiye’nin en mutlu şehri” unvanını hakkıyla taşıyan Sinop’a ulaşmak için sabırsızlanıyordum. Düşünsenize, milattan önce 7. yüzyıla dayanan bir tarihi olan küçücük bir şehir, ama şehirleşme konusunda bir hayli mahrum kalmış. Hele ki Şahin Tepesi’ne vardığınızda, Sinop ayaklarınızın altında kalıyor. Tarihi dokuyu bozmadan buranın bakımına özen gösterilse, eminim ki sadece Türkiye’nin değil, dünyanın merkezi haline gelebilir.

Bilemiyorum, belki de bilerek tarihi dokuyu bozmama adına çok fazla şey yapmıyorlar.

Şahin Tepesi’nde rüzgarın insanı bir yerlere savurması an meselesi. Hiç kendimi bu kadar rüzgara kaptırmamıştım. Öyle ki, üşüdüğünüzü bile fark ettirmiyor. Hamsilos Koyu ise bir başka alem… Yağmur ve rüzgara rağmen, bu büyüleyici güzelliği görmeden ve bolca fotoğraf çekmeden dönemezdim.

Sinop, tarihiyle de insanı içine çeken bir şehir. Antik Yunan filozofu Diyojen’in heykeli, şehrin tarih kokan sokaklarını süslüyor. Ayrıca, 1375 yılında Candaroğlu Beyi Sultan Celaleddin (Kötürüm) Bayezid döneminde inşa edilen Saray Mescidi; Selçuklu Devleti’nin 1214’teki fethinden hemen sonra yapıldığı düşünülen ve Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat’a ait olduğu belirtilen Alaaddin Camii; Seyit İbrahim Bilal Hazretleri Türbesi ve daha birçok tarihi yapı Sinop’un zengin tarihinin izlerini taşıyor. Ne yazık ki, vakit yetersizliğinden dolayı tüm camileri gezme fırsatım olmadı.

Sinop’a gidiyorum dediğimde, neredeyse herkesin bana "Tarihi Sinop Kapalı Cezaevi’ni mutlaka görmelisin" demesi dikkatimi çekmişti. Gerçekten de en çok zamanı burada geçirdim. Üç yanı denizle çevrili bu ürpertici cezaevi, tarihi kale surlarının içine inşa edilmiş. “Kuş bile uçurtmazlar” denilen bu yer, 1999’da kapatılmış ve 2000 yılında müzeye dönüştürülmüş. Zincirli odada fotoğraf çektirirken bile insan o kalın zincirlerin ağırlığını ruhunda hissediyor. O zincirlerde ne hatıralar saklıdır kim bilir...

Bu konuda tarihçilerin, hukukçuların daha fazla çalışması gerektiğini düşünüyorum.

Ünlü yazar Sabahattin Ali, “Duvar” adlı öyküsünde Sinop Cezaevi’ni şu sözlerle anlatmış:
“Uzun zamanlar deniz kenarında ve surlar içindeki bir hapishanede kaldım. Kalın duvarlara vuran suların sesi taş oralarda çınlar ve uzak yolculuklara çağırırdı.”

Ayrıca şu dizeler de cezaevini gezerken zihnimde yankılandı:
“Dışarda deli dalgalar / Gelir duvarları yalar / Seni bu sesler oyalar / Aldırma gönül, aldırma.”

Evliya Çelebi’nin “kaçmanın olanaksız olduğu bir hapishane” dediği bu cezaevi, geçmişin izlerini anlamak ve hissetmek isteyenler için mutlaka ziyaret edilmesi gereken bir yer.

Elbette Sinop’un lezzetlerini de unutmak mümkün değil. Yediğimiz mezgit ve Sinop mantısının tadı, damağımda iz bıraktı.

Bizi bu güzel şehre davet eden ve eşsiz misafirperverlikleriyle ağırlayan Sinop Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Şakir Taşdemir hocama, hemşerim Dr. Öğretim Üyesi Serkan İşcan’a ve emeği geçen herkese gönülden teşekkür ederim.

Prof. Dr. Hamdi TEMEL
 

 

 

 

 

 

 

 

DİĞER YAZILARI Geleceğin Anahtarı: Topraktaki Şifa ve Tarımda Bio-İnovasyon 01-01-1970 03:00 Kaynatılan Su Mikroplastiklerden Kurtulabilir mi! 01-01-1970 03:00 Kaynatılan Su Mikroplastiklerden Kurtulabilir Mi? 01-01-1970 03:00 Suçun Adresi: Başta Medya, Sonra Hepimiz 01-01-1970 03:00 Sarı Kantaron: Gelenekten Bilime Uzanan Şifa Bitkisi 01-01-1970 03:00 Oruç: Hücrelerimizi Yenileyen İlahi Sistem 01-01-1970 03:00 Ramazan’da Baş Ağrısı ve Böbrekler 01-01-1970 03:00 Acı Yakıyor Ama Mutlu Ediyor: Acı Biberin Şaşırtıcı Gücü 01-01-1970 03:00 Türkiye’nin Bor Hazinesi Sağlık İçin İşleniyor 01-01-1970 03:00 Susuzluğun Ayak Sesleri: Hepimizin Sınavı 01-01-1970 03:00 Limon Tuzu: Masum Bir Ekşilik mi, Bilinmesi Gereken Bir Kimya mı? 01-01-1970 03:00 Epsom Tuzu: Sandığımız Tuz Değil 01-01-1970 03:00 Bir Öğretmen, Bir Toplumun Çevre Bilincini Değiştirir 01-01-1970 03:00 Toprağın Sessiz Gücü: Bor 01-01-1970 03:00 Metamfetamin Ölümleri 01-01-1970 03:00 Sessiz ve Salgın Şeklinde Yayılan Metamfetamin Tehlikesi 01-01-1970 03:00 Kirlenen Hava, Solan Hayat 01-01-1970 03:00 Isınan Dünya, Hastalanan İnsan 01-01-1970 03:00 Şekerin Gerçek Yüzü: Tatlı mı Zehir mi? 01-01-1970 03:00 Şehidin Helvası Sizin Ocakta Kavrulmadıkça 01-01-1970 03:00 Soframızdaki Nitrat Ve Nitrit Gerçeği 01-01-1970 03:00 Organlarımızdan Beynimize Sinsice Yürüyen Tehlike 01-01-1970 03:00 Kızıldeniz: Tarihin, Renklerin, Yaşanmışlığın Ve Hayranlığın Buluştuğu Yer 01-01-1970 03:00 Zamanı Aşan Yapılar: Mısır Piramitlerine Yolculuk 01-01-1970 03:00 Unutulmaz Bir Anadolu Durağı: Muş Seyahatim 01-01-1970 03:00 Ramazan: Maneviyat, Kardeşlik Ve Sağlığın Buluştuğu Ay 01-01-1970 03:00 Sürdürülebilir Bir Gelecek İçin Yeni Bir Yaklaşım İleri Dönüşüm 01-01-1970 03:00 Gelecekte plastiğin yerini kenevir alabilir mi? 01-01-1970 03:00 Bedeninizin sessiz çığlığı Daha fazla su için! 01-01-1970 03:00 Lavanta: Şifa ve Güzelliğin Doğal Kaynağı 01-01-1970 03:00 Suyun Sesini Duydum 01-01-1970 03:00 Lavanta ile Sağlığın Bilimsel Yüzü 01-01-1970 03:00 Bilim Bozkır Topraklarındaydı! 01-01-1970 03:00 Mikroplastikler: Görünmeyen Tehlike Artık Her Yerde 01-01-1970 03:00 Aybüke: Öğretmen Oldum Ben filmine dair 01-01-1970 03:00 Yapay zekâ, günlük hayatımızda yeni bir dönem 01-01-1970 03:00 Ay çekirdekleri de küresel ısınmadan payını aldı! 01-01-1970 03:00 Hala çamlık ya da ormanda yürümek istemeyenler var mı acaba? 01-01-1970 03:00 Ben ne yazıyorum ki Allah aşkına! 01-01-1970 03:00 Sarılma ya da kendini iyi hissetme hormonu: Oksitoin 01-01-1970 03:00 Küresel İklim Çekirgeleri Çıldırttı 01-01-1970 03:00 Bazen de hayatı yavaşlatmalı mı ki insan? 01-01-1970 03:00 Bu vatan için şehit olanlar! 01-01-1970 03:00 Gönül Dağının Gerçek Bir Mucidi 01-01-1970 03:00 Kalemime Yansıyan Karadeniz Turu 01-01-1970 03:00 Taşların dile geldiği yerdir kapadokya! 01-01-1970 03:00 Mutsuzluğumuzu mutluluğa çevirelim! 01-01-1970 03:00 Mutsuzluğumuzu mutluluğa çevirelim! 01-01-1970 03:00 Aday adayları kendilerini tartmalı! 01-01-1970 03:00 Ne bu dünyada ne de ahirette affetmeyeceğiz! 01-01-1970 03:00 Sesimi duyan var mı! 01-01-1970 03:00 Hala Ahilik Sistemine ihtiyacımız var! 01-01-1970 03:00 İslam’ın Rehberliğinde Bilgiden Bilince 01-01-1970 03:00
haber medya kadın