YENİ YATIRIMLAR İÇİN EN STRATEJİK NOKTA TÜRKİYE
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Ergün, Türkiye'de iç pazarda otomobil tüketiminin her geçen gün arttığını aktardı.
Fikir - 02-07-2013 10:34
İç pazardaki otomobil ihtiyacın ağırlıklı olarak ithalat yoluyla karşılandığına dikkati çeken Ergün, "600 binden fazla otomobil iç pazarda satılıyor ve bunun yüzde 78'i ithalat yoluyla karşılanıyor. Demek ki ülkemizde üretilen otomobiller, insanımızın talebini tam olarak karşılayamıyor" diye konuştu.
"Toyota'nın bu yatırımı, iç pazardaki ihtiyacı karşılamak adına çok önemli" diyen Ergün, "Yeni modellere hala ihtiyacımız var çünkü iç pazar sürekli gelişiyor. Yakın gelecekte iç pazardaki otomobil ihtiyacımız 1 milyona ulaşacaktır. Bu talebi göz önünde bulundurmalıyız" ifadesini kullandı.
Toyota Sakarya model otomobil üretilmeli
Bakan Ergün, Toyota'nın Sakarya fabrikasının önemli çalışmalar yaptığını ve 'Sakarya modeli' bir otomobil yapılmasını istedi.
Yeni model Corolla'nın 52 ülkeye ihraç edilecek olmasının önemli bir yatırım olduğunu vurgulayan Ergün, "Toyota gibi bir markanın uzun yıllar sonra Adapazar'ında üretilmesi çok anlamlı. Çok marka arabamız olmuştur ama benim en uzun bindiğim arabalardan birisi Toyota Corolla'nın Adapazarı'nda üretilen modelidir. Tam 6.5 yıl hiç birşey değiştirmeden kullandım. Hiç arıza bile vermedi" şeklinde konuştu.
"Türkiye, yatırımlar açısından çok cazip bir ülke" diyen Ergün, şöyle konuştu:
"Toyota'ya bir kez daha teklifte bulunuyorum, Toyota'nın çok değişik modelleri var ve bir de 'Toyota Sakarya' modeli olmalı. Burada tasarlanmış Sakarya modelini hem iç pazara hem de dünyaya üretmesinde fayda var. Bu modelin otomotiv pazarında çok başarılı olacağına inanıyorum. Toyota Sakarya, herkes için çok cazip olacaktır.
Önümüzdeki 10 yıl içinde otomotiv sektörünün 4 milyon adet üretime ulaşabilir. Bunun 3 milyonunu ihraç etmesi mümkündür. 10 yıl sonra otomotiv sektörünün 75 milyar dolarlık ihracat kapasitesine ulaşması mümkün. Bu hedefleri, yeni yatırımlarla geliştirmeli ve katma değeri artırmalıyız. Bunun için de araştırma ve geliştirme yapmalıyız. Yan sanayide özellikle değerli parçalar üretmeye çalışacağız."
"Yeni yatırımlar için en stratejik nokta Türkiye"
Bakan Ergün, Toyota'nın Türkiye'de 90'lı yıllarda üretim kararı alan bir firma olduğunu Türkiye ile yapmış olduğu işbirliğini model oluşturmada da yapması gerektiğini söyledi. İkinci işbirliği konusunun da Ar-Ge olması gerektiğine dikkati çeken Ergün, sözlerini şöyle tamamladı:
"Türkiye'nin bu potansiyelini Toyota görmeli ve bir merkez oluşturulmalı. Bu konuda teşvik oluşturmada Türkiye, dünyanın en iddialı ülkelerinden birisidir. Toyota'yı yeni bir merkez oluşturmaya davet ediyorum. Türkiye'de elektrikli araç yapma konusunda ayrı bir teşvik var. Eğer Türkiye'de hibrit araç üretimi ve Ar-Ge merkezi birlikte geliştirilirse ve bunu herhangi bir firma ya da Toyota yaparsa bizim de gereken destek mekanizmalarını oluşturmamız mümkün olacaktır.
Çevre dostu araçlar konusu çok önemli ve Toyota bu konuda en önemli çalışmaları yapan firma. Bu çalışmanın Türkiye'ye taşınması hem ülkemiz açısından hem de Japonya açısından çok önem. Japonya firmalarının başka ülkelerde üretim yapma ihtiyacını çok net görüyoruz. Sadece Japonya'da üretim yapıp dünyaya satmak mümkün değil. Yeni yatırımlar için en stratejik nokta Türkiye olabilir. Türkiye'nin üretim gücü ve yetişmiş insan gücü, Türkiye'de Ar-Ge ve üretime verdiği destekler, firmalar açısından çok önemli. İkimizin de kazanacağı bir işbirliği formülü bu ve çok önemli."
Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan
Çağlayan, burada yaptığı konuşmada, Toyota’yı, hem dünya otomotiv sektöründe gösterdiği başarı hem de 1990’lı yıllarda, 23 yıl önce Türkiye’yi 'yatırım yapılabilir' bir ülke olarak görmesinden dolayı tebrik etti.
"Toyota, boş yere Toyota olmamış" diyen Çağlayan, Toyota'nın, Türkiye'de bugüne kadarki 1,4 milyar lirayı geçen yatırımı ve yenilenmiş olan modelle yaptığı ilave 150 milyon avroluk yatırımı dünyaya haber verdiğini anlattı.
Toyota'nın dünya otomotiv sektöründe önemli bir öncü olduğunu vurgulayan Çağlayan, "Eğer otomotiv üreten firmalar birer ülke olsaydı, Toyota, dünyada en fazla otomobil üreten 3'üncü ülke olurdu. 9,9 milyon adetten bahsediyoruz. Dünyada 84 milyon araç üretiminin olduğu bir ortamda Toyota'nın dünyada en fazla araç üreten 3'üncü firma olması, gerçekten Toyota’nın ne kadar isabetli, doğru karar aldığının göstergesidir" şeklinde konuştu.
Bakan Çağlayan, Toyota’nın yatırımlar açısından Türkiye’yi yeterince tanımadığı kanaatini taşıdığını anlatarak, şunları kaydetti:
"Dünya ekonomisini bilhassa Avrupa’yı, giderek iş gücü maliyetlerinin yükseldiği, çalışma saatlerinin son derece kısıtlı olduğu ülkelerle Türkiye'yi mukayese ettiğiniz zaman, Toyota firmasının Türkiye'ye karşı biraz cimrilik içinde olduğunu ifade etmek isterim. Türkiye, bilhassa uluslalararası rekabet açısından otomotiv sektöründe dolarlar, sentler mertebesinde bir rekabetin yapıldığı ortamda, Türkiye'yi daha iyi keşfetmeli. Eğer sektöründe çok daha karlı, başarılı yere gelmek istiyorsa... Toyota, dünya otomotiv sektöründe önemli bir marka."
Toyota Türkiye'nin, hacim olarak yüzde 80'nin üzerinde, değer bazında yüzde 52 yerlilik oranına sahip olduğunu öğrendiğini belirten Çağlayan, "Aslında Türkiye ortalamasının biraz altında çünkü Türkiye ortalaması yüzde 56. 2008 yılında bilhassa en önemli olan bu sektörü desteklemek için çıkarılmış Ar-Ge Yasası'na rağmen Toyota'nın bugün birçok yatırımını, üretimini başka ülkelerde yaptığını görünce burada şaşkınlığımı gizleyemiyorum. Duygusal konuşan biri değilim, eski sanayiciyim. Yatırımın, üretimin, istihdamın, ihracatın, işgücü maliyetlerinin ne olduğunu 27 yıl boyunca bizzat yaşamış biri olarak söylüyorum" dedi.
"Dünyanın en iddialı teşvik sistemini ilan ettik"
Çağlayan, Polonya’da yapılan yatırımlarla üretimin, Türkiye’de çok daha ucuza mal edilme imkanı olduğuna dikkati çekerek, şöyle devam etti:
"Sizden ricam, bakanlığımız sizin emrinizde. Gelin, Ekonomi Bakanlığı olarak bütün verilerimizi ortaya koyalım. Polonya ile Türkiye mukayesesini ne olur yaptırın. Göreceksiniz ki Türkiye'de yatırım yapmamakla her gün uluslararası rekabet gücünde olmanız gereken yere gelmekte zorlanıyorsunuz. 20 Haziran 2012'de Sayın Başbakanımızın büyük destekleriyle ekonomiyle ilgili bakanlarımızın her birinin desteğiyle cumhuriyet tarihinin ve dünyanın en iddialı teşvik sistemini ilan ettik."
Otomotiv sektörüne verdikleri teşvik sistemiyle yetinmeyerek bir revizyon daha yaptıklarına vurgu yapan Çağlayan, Türkiye'de otomotiv sektöründe yapılan üretimin mümkün olduğunca yerlileştirilmesi konusunda dünyanın en iddialı teşviklerinden birini verdiklerini söyledi.
Çağlayan, Türkiye ile Avrupa ülkelerindeki haftalık çalışma saatlerine de işaret ederek, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Avrupa ülkelerinde bugün haftalık çalışma saatleri 45 saat. Bugün Avrupa'nın ortalama çalışma saati 37 saattir. Fransa'nın haftalık çalışma saati 35 saattir. Türkiye'ye yatırım yapmış olan tüm uluslararası yatırımcılar dünyadaki iş gücü maliyetleri açısından en ucuz iş gücü maliyetlerini ve en rekabetçi avantajları hele hele sıfır hatayla en verimli üretimi Türkiye’de yapıyor. Bu, sadece Corolla için değil, uluslararası birçok firmanın Türkye'de yapmış olduğu yatırımlarda da Türkiye'deki fabrikalarında bunu çok net gördüğümüzü buradan ifade etmek istiyorum. Sıfır hataya üretim yapmak olsa olsa Türkiye'de olurdu çünkü Türk mühendisinin, işçisinin, yan sanayisinin bu konudaki kabiliyetini bildiğim için söylüyorum."
Türk otomotiv sektörünün her geçen gün daha da büyüyerek geliştiğini anlatan Çağlayan, "Otomotiv sektörü, sadece ihracatımızın lokomotifi değil, ihracatımızda yüzde 13,3’lük paya sahip olan bir sektör olmanın ötesinde, tüm dünyada önemli bir krizin yaşandığı ortamda, Avrupa'daki ithalatın yüzde 5,5, Amerika'daki ithalatın yüzde 1,7, Çin'deki ithalatın yüzde 8,8 azaldığı bir ortamda otomotiv sektörü olarak destanlar yazıyorsunuz. Sizleri tebrik ediyoruz" ifadesini kullandı.
Bakan Çağlayan, haziran ayı ihracat rakamlarının açıklandığına vurgu yaparak, ihracatçı birlikliklerinin yaptığı açıklamaya göre otomotiv sektörünün yine ihracatta şampiyonluğu elden bırakmadığını belirtti.
"Türk otomotiv sektörü, krize meydan okuyor"
Sektörün, haziran ayında, geçen yılın aynı ayına göre ihracatını yüzde 12,5 artırarak, 1 milyar 805 milyon dolar ihracat yaptığına dikkati çeken Çağlayan, şunları kaydetti:
"Hayırlı olsun, sizleri bir kez daha tebrik ediyorum. Bilhassa sektörün ocak-haziran döneminde yapmış olduğu ihracat da 11,2 milyar dolar oldu. Geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 11,9’luk artış var. Türkiye ihracat artışının 3-4 kat üzerindeki artıştan bahsediyoruz. Türk otomotiv sektörü, bilhassa uluslarası rekabette başarısına başarı katıyor ve adeta krize meydan okuyor. Otomotiv sektörünün ihracat rakamlarında bunu görüyoruz."
Günün Diğer Haberleri