FETÖ ve PKK barınağına dönen Avrupa, alenen faşizme teslim, Hitlerler, Mussolini’ler sardı etrafı, 2 dünya savaşı öncesine dönüldü. Fazişm, Adalet Bakanı Bozdağ ve Ekonomi Bakanı Zeybekci ile biter sandık ama daha da arttı. Önceki gün Hollanda, önce Dışişleri Bakanımız Çavuşoğlu’nun uçağını iniş izni vermedi, akabinde Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Kaya’nın kendi toprağımız olan Rotterdam Başkonsolosluğumuza girmesini son 30 metre kala engelledi. Bakan Kaya, 6-7 saat adım dahi attırılmadı, danışmanları ve yanındaki ekip gözaltına alındı, Türkiye sevdasıyla yanıp tutuşan gurbetçiler, atlar, coplar, köpeklerle darp edildi, 21. Asrın büyük diplomatik skandalı yaşandı. Sözde demokrasi ve insan hakları payitahtı Avrupa’nın, Müslüman Türk düşmanı, Erdoğan düşmanı, faşizmi bürünmüş yüzüne tüm dünya tanıklık etti. Türkiye’nin haklı mücadelesini yürütmek için ilan ettiği OHAL’e tepki gösteren Hollanda, bir kadın bakanın korkusuyla 10 dakikada OHAL ilan etti. Faşizme karşı ne BM’den, ne AB’den, ne de AP’den hiçbir tkepki gelmedi, sanki hoşlarına gidiyormuş gibi.. Gidiyordu, zaten içlerindeki duyguları Hollanda dışa vurmuştu.
Almanya, Hollanda, Belçika, İsviçre, İsveç’in bu skandallarının ardından 16 Nisan referandumu çok daha fazla önem kazandı. Cumhurbaşkanlığı Sistemi’nin ismi bile onları korkuttu, neden peki? Çünkü Büyük Türkiye’nin, güçlü ekonominin, sivil bir anayasanın, milletin iktidar olacağının, içimizdeki piyonlarının yerle bir edileceğini biliyorlar. Avrupa’ya haddini bildirmek, faşizme karşı koyacak güçlü bir devletin temellerini atmak için “Evet.” Avrupa hayır cephesinde, zira parlamenter sistem ile Türkiye istedikleri zaman hizaya çekiyorlar, ancak Cumhurbaşkanlığı Sistemi’nde bu dönem kapanacak, Türkiye onları hizaya çekecek, küresel siyasete kalıcı şekilde entegre olacak. Vatan için, millet için “Evet”















