Türk ve Filistin bayraklarıyla meydanı dolduran kalabalık, saldırıyı "vicdana, hukuka ve insanlık onuruna yapılmış bir barbarlık" olarak niteleyerek "Gazze özgür olana dek susmayacağız" diye haykırdı.
Büyük Cami Önünde dualarla buluşma
Samsun Büyük Camii önünde akşam namazından sonra bir araya gelen İHH, Memur-Sen ve Samsun’un çeşitli sivil toplum kuruluşu mensupları ellerinde Türk ve Filistin bayraklarıyla Sumud Filosu'ndaki aktivistler için Kur'an-ı Kerim okudu ve dua etti.
Programda "Marinette" gemisinde bulunan Samsun Üniversitesi Deniz Ulaştırma Mühendisliği Araştırma Görevlisi Emine Güneş'in mesajı dinletilirken, katılımcılar "Sumud'a bir dua, bir imza da sen bırak" etkinliğiyle desteklerini yazıya döktü.
Basın açıklamasını okuyan gönüllüler, filonun Gazze ablukasını kırmak için yola çıkan vicdan sahiplerinden oluştuğunu vurguladı.
"Dünya yeni bir barbarlığa şahit oluyor"
Protestoda okunan ortak metinde, Global Sumud Filosu'nun Gazze'nin çığlığına ses olmak için uluslararası sularda seyrederken İsrail tarafından durdurulduğu hatırlatıldı.
"Bu saldırı sadece gemilere değil, vicdana, hukuka ve insanlık onuruna yapılmıştır" denilen açıklamada şu ifadeler öne çıktı:
"Siyonist çete, Gazze'de kadın, çocuk, yaşlı, sivil ayırt etmeksizin düzenlediği saldırılarla 80 bine yakın insanı şehit etti. Sütten kesilmemiş bebekleri dahi bombalarla hedef alan işgal rejimi, vicdan sahiplerini taşıyan teknelerin önünü keserek küresel vicdan hareketine engel olamayacak. Bugün Akdeniz'in dalgaları sadece Sumud'un teknelerini değil, umudu ve mücadeleyi taşıyor."
Açıklamada, filonun çok sayıda gemiyle Gazze'ye ilerleyişini sürdürdüğü, onlarcasının da yola çıkmayı beklediği vurgulandı.
"Zulüm hiçbir dönemde sürekli olmadı"
Meydandan yükselen ses, saldırının açık denizde hiçbir hukuki dayanağı olmadan yapılan bir korsanlık olduğu ve İsrail'in kendini hukukun üstünde gören bir terör oluşumu olduğunu kanıtladığı yönündeydi.
Protestocular, Avrupa kıyılarına yakın sularda yaşanan müdahaleye karşı Yunan halkını da sokağa çıkmaya çağırırken, "Söz konusu Müslüman coğrafyası olduğunda insan hakları maskeleri düşen Batılı devletler ve kurumlar bu suçun suç ortağıdır" dedi.
"Bu filoda sadece Müslümanlar yok. İsrail rejiminin terörüne karşı duran Hristiyanlar ve Museviler de var. Hepsinin amacı Gazze'deki işgalin bitmesi ve insani yardımın engelsiz ulaşmasıdır" vurgusu yapıldı.
Meydandan dünyaya üç çağrı
Samsun'daki buluşma, Türkiye'nin meydanlarından ilan edilen kararlılıkla sona erdi. Kalabalık adına okunan sonuç bildirgesinde üç talep sıralandı:
Global Sumud Filosu'na el koyan ve aktivistleri hukuksuz şekilde alıkoyan İsrail, bu illegal eylemine derhal son vermelidir. Kardeşlerimizin can güvenliğinden tamamen İsrail rejimi sorumludur.
Gazze bir hapishane değildir, onurlu insanların vatanıdır. İnsani yardımların önündeki tüm engeller kalkmalı, limanlar ve kapılar dünyaya açılmalıdır.
Uluslararası kamuoyu kınama mesajlarının ötesine geçmeli, bu terör şebekesine karşı siyasi, askeri ve ekonomik yaptırımları derhal devreye sokmalıdır.
Açıklama, "Bizler Filistin davasını savunmaya devam edeceğiz. Zulmünüz arttıkça zevaliniz de yaklaşıyor. Gazze özgür olana dek, son kirli siyonist postalı o kutsal topraklardan çekilene dek susmayacağız, durmayacağız, vazgeçmeyeceğiz" sözleriyle tamamlandı.
Meydan, "Yaşasın Küresel İntifada! Kahrolsun Emperyalizm, Kahrolsun Siyonizm! Yaşasın Özgür Filistin!" sloganlarıyla inledi.















