DURMAK KAYBETMEKTİR!

Ülke olarak içinde bulunduğumuz sürece (AKP CEMAAT savaşı) dair herkes bir şeyler yazıyor, çiziyor ve söylüyor

Köşe Yazıları - 07-01-2014 16:30

DURMAK KAYBETMEKTİR!
Ülke olarak içinde bulunduğumuz sürece (AKP CEMAAT savaşı) dair herkes bir şeyler yazıyor, çiziyor ve söylüyor. Son zamanlarda at izinin it izine karışması bir tarafa, kimin eli kimin cebinde oda belli değil.

Son 20 gündür “aza koyuyorum almıyor çoğa koyuyorum dolmuyor”

Hava sisli, ortalık toz duman, görüş mesafesi çok az. Bir yazar ve Türk vatandaşı olarak önümü göremiyorum, kimin gerçekte kim, ne olduğu ve kime hizmet ettiği belli değil. Bazıları parmaklarıyla, bazı kullar ise ellerinde ki hesap makinesi ile “derin hesap” peşinde.

Herkesin hesaplarının üzerinde ki en büyük hesabın sahibi olan Allah’ın (cc)  “belki yarın belki yarından da yakın” bir zamanda bazı münafıkların hesaplarını boşa çıkartacağına; “AT” görünümlü “İT” lerin gerçek kimliklerinin deşifre edeceğine olan inancım dimdik ayakta.

Bir kul olarak bazen Rab’bime olan teslimiyetimde zaaf göstersem de; elhamdülillah “DİN” (hesap ve ceza) gününün sahibi Allah’ın “ADİL”  sıfatına olan inancımı tamamen kaybetmedim hiçbir zaman.

Ama…

Eskilerin değimiyle “ bu işte bir tuhaflık var!”

Gelin süreci birlikte analiz edelim. Ama bunu yapmadan önce millet ve devlet olarak içinde olduğumuz malum (ekonomik, sosyal, dini, milli vb ) krizin taraflarının görünürde cemaat ve AKP gerçekte ise “küçük ama benim olsun”  zihniyetin de ki“Manda” cıların eliyle  “ya istiklal ya ölüm” diyen “Türk milleti”nin geleceğini yok etmek isteyen “ Tapınakçı ” yapı arasında yaşanan bir tür adı konulmamış savaş olduğunda anlaşalım.

Çünkü en kısa yoldan ve en kısa zamanda doğru sonuca ulaşmak istiyorsanız yola çıktığınız yerde doğru olmalı. Aksi taktirde ulaşacağınız nokta veya sonuç sizin değil, sizi “enforme” edenlerin istediği şekilde olur.

Süreci ana hatlarıyla hatırlayarak işe başlayalım…

….

Üç nokta ile geçiştirdiğimiz ve “ Gezi Parkı “ olaylarına ve akabinde ki  “dershanelerin kapatılma kararına “ kadar olan olaylar zinciri her iki tarafın (?) karşılıklı güç gösterisinde bulundukları ve birbirlerinin güçlerini test ettikleri 2. derecede önemli konular olduğu için üzerinde fazla durmuyoruz.

Kanaatimizce sürece dair asıl önemli gelişmeler birazdan özetlemeye çalışacağımız şekilde gerçekleşti.

Filmin esas oğlanı rolünde ki adam ( “?” adam sözü için affınıza sığınıyorum) önce işine gelmeyen bir konuyu (dershanelerin kapatılması) sebep gösterip güç ve iktidar sahibi lidere ve onun zihniyetine aba altından sopa gösteriyor. Karşı taraf ise (RTE ve hükümeti ile temsil edilen yapı) üstü kapalı bu tehdidi ciddiye almadığını, ilgili konuda geri adım atmayacağını tehdit sahibine çeşitli yollarla deklare ediyor.

Hatta “ bu yolda ölmek var dönmek yok “ anlamına gelen net bir tavır ile bu yolda savaşı bile göze aldığını açık bir şekilde ortaya koyuyor. Bir anlamda mecburiyetden son 10 yıldır gölgesinde büyüttüğü yapı üzerinden “Global Çete” ye meydan okuyor, rest çekiyor.

Geçmişte çeşitli sebepler, değişik zamanlar ve farklı yapılar ile Türk milletine haddini bildirmede tecrübe sahibi derin yapı bu son olayda “Devletin asıl sahiplerinin” cemaat üzerinden kendilerine çektiği “REST” i görünce bir an duraklasa da gerektiğinde kullanmak üzere görünürde AKP nin gölgesinde gerçekte ise “kucağında” büyüttüğü “fitneci yapı ve o yapının sözde lideri” üzerinden tüm gücüyle karşı saldırıya geçiyor.

Yakın zamana kadar birçok defa birbirlerinin gücünü test eden taraflar TÜRKİYE coğrafyası ile sınırlı olmayan satranç tahtasında ki taşlar ile dar anlamda “ AKP Cemaat” arasında iktidar mücadelesine; gerçekte ise “İslam ve Türk dünyası” nın tamamını kapsayan “ zulme ve sömürüye tamam mı devam mı ” savaşına başladılar.

Detaylar ve görünüş farklı olsa da cambaza aldanmayan aklı başında ki insanların ve benim gördüğüm büyük resim bu şekilde.

Her zaman olduğu gibi bu savaşta da “filler tepişecek çimler ezilecek”

Bu tür mücadelelerde çimlerin ezilmesi kaçınılmaz bir sonuç. Vatanın bağımsızlığı ve İslam milletinin kurtuluşu için mal ve can kaybı kaçınılmaz. Amiyane tabirle bu süreçte azdan az çoktan çok gider, ölenler ölür kalan sağlar bizimdir. Bu durumu kabul ediyorum. Ama benim ve benim gibilerin asıl merak ettiği şey

“RTE ye görev veren zihniyetin iktidarda olmanın dokunulamazlığından ve gücünden nemalananların içine sızmış vatan haini “Truva atlarını” bir daha geri gelmemek üzere ne şekilde ve ne zaman sistemin dışına atacağı; oluşturulmak istenen yeni yapının bu tür sızmalara karşı nasıl ve ne zaman izole edileceği”

Ülke olarak uzun vadede benzer sıkıntılar ile muhatap olmamak için bu tedbirin ne zaman ve nasıl alınacağı sorusunun cevabı ülke olarak yaşadığımız bu sıkıntıdan daha önemli.

Kanımca bu belirsizliğin bir an önce ortadan kaldırılması biz küçük düşünmeyenlerin umutlarının yok olmaması için devletin asıl sahiplerinin birinci öncelikli görevi olmalı.

Bu yolda gevşeklik göstermek ve durmak kaybetmektir.
 
Neler Söylendi?
DİĞER HABERLER
İnsâni Yardım....!

İnsâni Yardım....!

10-06-2026 - Köşe Yazıları

   Zemin Uygun, Kitle Müsait

Zemin Uygun, Kitle Müsait

10-06-2026 - Köşe Yazıları

  • eşya depolama
  • ahsap mobilya Turkey Hair Transplant Packages ts3 satın al Anlaşmalı Boşanma Davası FUE iptv bayilik Eşya depolama iptv bayilik