Çünkü anne, insanın hayatında yalnızca bir isim değildir; sığınılan bir liman, başı dara düştüğünde dönülen bir kapı, çocukluğun en sıcak hatırası, merhametin ete kemiğe bürünmüş hâlidir. Biz de dostumuz, İmam Hatip Hüseyin Kılıç Hocamızın muhterem annesi Sariye Annemizi ebediyete uğurlarken yalnızca bir cenazeye değil, seksen altı yıllık bir ömre, büyük bir annelik hikâyesine ve sabırla örülmüş bir hayatın son sayfasına şahitlik ettik. Trabzon’un Maçka ilçesine bağlı Alataş köyünde toprağa verdiğimiz Sariye Annemiz, ardında evlatlarının, torunlarının ve onu tanıyanların yüreğinde derin izler bırakarak Rabb’ine yürüdü. Dört yıldır mücadele ettiği kan kanserinin yorgunluğunu taşıyan bedeni toprağa emanet edilirken geride, yaşanmış bir ömrün sessiz fakat güçlü şahitliği kaldı.















