Türkiye’nin modernleşme serüveni, kâğıt üzerinde “çağdaşlık” nutukları atanlar ile bu ideali fabrikalarla, ağır sanayi hamleleriyle ve yüksek teknolojiyle ete kemiğe büründürmek isteyenler arasındaki büyük kavgaya sahne olmuştur. Bu kavganın tam merkezinde, ömrünü “Millî Görüş” ve “Ağır Sanayi” idealine adamış bir isim durur: Prof. Dr. Necmettin Erbakan. Ancak Erbakan’ın hikayesi, sadece bir siyasi mücadele değil, bir bilim insanının, kendi ülkesinin potansiyeline inanmayan “aydınlanmış(!)” bir zümreye karşı verdiği onur mücadelesidir.
1970’li yıllardan itibaren Erbakan’ın başlattığı “Ağır sanayi hamlesi”, o günün ana akım medyası tarafından eşi benzeri görülmemiş bir alaycılıkla karşılandı. Özellikle Hürriyet, Milliyet ve Cumhuriyet gibi gazetelerin manşetlerinde Erbakan elinde oyuncak tanklar, kâğıttan uçaklar olan veya boş tarlalara beton döken bir hayalperest olarak resmedildi.















