Eşcinselliğin bir aile hastalığı olduğunun altını çizen Kaçın, “Eşcinsellik, bireysel olarak cinsel kimlik bunalımı olarak yaşanırken içinde yetiştiği ailenin hastalıklı olmasından kaynaklanmaktadır” dedi.
Kaçın şöyle devam etti;
Toplumda eşcinsel sayısı arttığı, kabul gördüğü ve örgütlendiği oranda aile çökmüş demektir. Eşcinsellik, babanın iktidarı yerine annenin egemenliğinin kutsanmasıdır.
Eşcinsellik bireyin değil bireyin içinde yetiştiği ailenin hastalığının dışavurumudur.
Eşcinsellik bir aile hastalığıdır. Batı'da eşcinsel lobilerinin güçlü̈ ve planlı çalışmaları sonucunda eşcinsel evlilik yasalarının çıkması ve eşcinsel birlikteliklerin artması, Batı'da ailenin çöktüğünün bir göstergesidir. Batı'da çoktan çöken aile, Doğu’da da artan bir hızla çökmektedir.
Aktif eşcinseller, eşcinsel hayatlarında psikolojik süreç içerisinde eninde sonunda kaçınılmaz ve doğal olarak pasif eşcinsel olurlar. Eşcinseller terapi sürecine girerlerse pasif eşcinseller, iyileşme sürecinde aktifleşirler ve daha sonra kadınlara da duygusal ve erotik ilgi duyarak biseksüelleşirler. Aktif eşcinseller iyileşme sürecinde fantezi düzeyinde pasifleşirler daha sonra kadınlara da duygusal ve erotik ilgi duyarak biseksüelleşirler.
Aktif-pasif olarak kendini tanımlayan eşcinseller ise iyileşme sürecinde aseksüelleşirler daha sonra kadınlara da duygusal ve erotik ilgi duyarak biseksüelleşirler.
EŞCİNSEL HAYATTA MUTLU SON YOKTUR
Eşcinsel hayatta psikolojik olarak her aktif eninde sonunda pasifleşir. Aktif olarak kalmak diye bir şey söz konusu olamaz. Aktif eşcinsel, pasif birine bağımlılık düzeyinde (sözde) aşık olduğunda kaçınılmaz olarak pasifleşir. Özetle eşcinsel hayatta mutlu son yoktur.
Eşcinsel Terapi, eşcinsel bireylerin süreç içerisinde heteroseksüel kimliğin yeniden kazanılması ile sonlanmış olur.
İyileşmiş eşcinseller ilerde bir kadınla evlilik yaptıklarında iyi bir eş ve mükemmel bir baba olarak hayatlarını sürdürmektedirler.
Sosyolojik ve psikolojik açıdan yıpranmış ailelerde eşcinsel çocuk bu ailenin patolojik yapısına direnmektedir aslında. İyileşmiş eşcinseller, heteroseksüel hayatlarında baba olduklarında babalarının soyunu değil kendi soylarının temellerini atmaktadırlar.
Bu da toplumun daha sağlıklı nesiller yetiştirmesi açısından bir dönüşüm yaratmaktadır. Eşcinseller aradıkları gerçek aşkı eşcinsel hayatta değil iyileştikleri takdirde heteroseksüel hayatlarında bulmaktadırlar.
Devletimizin kurum ve kuruluşları ile eşcinsellerin ameliyatla kadın, lezbiyenlerin ise erkek olmalarına onay ve destek vermek yerine iyileşmelerine yönelik çalışmalara ağırlık vereceğini umarız.
















Hataliyim
Herseyi insanlar yapmaktadır iyiside var kötüsüde 18 yaşına kadar çocuklarınızı yanınızdan ayırmayın ilgisiz olmayın sevin bağrımıza basın o çocuk sizin başkasının değil başkasının bile olsa sakın ihanet etmeyin çünkü sizin çocuğunuzlda var 3 yıl önceHataliyim
Anne baba çocuğunu ihmal eder sevgisini göstermezse ilgidiz olursa işte o çocuk başkalarında arar işte o çocuk escinsel olur çıkar 3 yıl önceHataliyim
Escinsellik aile ile alakası yoktur aile hastalığı bile değil çocuğunuzla ilgilenmezsen çocuğunuzla ilgilenecek birileri çıkar ama nasıl çıkar onuda siz düşünün 3 yıl önceHataliyim
Olan olmuş geleceğe bakin bunun önüne geçemezsiniz tek yapacağınız şey aile eğitimi 3 yıl önceevren
Bir psikolog olarak önce eşcinsellik ve transseksüellik ayrımını bilmeniz sonra bu konularda konuşmanız gerekmez mi? Yazık mesleğinizle ilginiz yok. 3 yıl önce