Fıkhî Açıdan Oruç I

Oruç, imsak vaktinden iftar vaktine kadar yemek, içmek ve cinsel ilişkiden uzak durmaya denir

Dünya - 13-06-2016 11:16

Fıkhî Açıdan Oruç I
Oruç, imsak vaktinden iftar vaktine kadar yemek, içmek ve cinsel ilişkiden uzak durmaya denir. Oruç yasakları diye adlandırdığımız bu üç yasağa riayet orucu makbul kılar. Bu üç yasak ihlaline ne kadar yaklaşılırsa da oruç faziletçe düşebilir. Bu yazımızda fıkhî açıdan orucu ele almaya çalışacağız. Ramazan orucuyla ilgili olarak akla gelen ilk soru “orucu kimler tutar?” sorusu olacaktır. Bu soruya kısaca “Müslüman olan, ergenlik (bulüğ) çağına erişmiş olan ve belli bir aklî olgunluğa sahip herkesin oruç tutması gerekir.” şeklinde cevap verilebilir. Soruyu bir de tersten soralım. “Peki orucu kimler tutmaz?” veya “Kimlerin oruç tutmaması mübah sayılabilir?” Ramazan orucunu tutmamayı mübah kılan haller şöyle sıralanabilir. Yolculuk: Yolculuk hali zorlu ve meşakkatli olduğundan, sefer halinde oruç tutulmayabileceği ruhsatı Allah-u Teala tarafından kullara verilmiş bir ihsandır. Nitekim Kur’an-ı Kerim’de “Sayılı günlerde olmak üzere (oruç size farz kılındı). Sizden her kim hasta yahut yolcu olursa (tutamadığı günler kadar) diğer günlerde kaza eder… (Bakara Suresi, 184. Ayet) buyurulmaktadır. Ayetten de açık şekilde anlaşılacağı üzere yolculuk sırasında oruç tutulmayabilir ve tutulmayan gün adedince başka bir günde kaza edilir., Hastalık: Yukarıda vermiş olduğumuz Bakara Suresinin 184. ayetinden de açık şekilde anlaşıldığı üzere hasta olanlar oruç tutmayabilirler. Tutamadıkları gün adedince de başka günlerde oruçlarını kaza ederler. İyileşme ümidi olmayan ağır hastalıklarda, kişi ömür boyu ben iyileşemem ve orucumu kaza edemem diye düşünüyorsa, tutamadığı ramazan orucu günü adedince fidye vermesi gerektiğini önceki yazımızda belirtmiştik. Gebelik ve Çocuk Emzirmek: Gebe veya emzikli bebeği olan kadınlar, kendilerine veya bebeklerine bir zarar gelmesinden korkmaları halinde Ramazan orucunu tutmayabilirler. Tutamadıkları gün adedince de Ramazan dışındaki günlerde kaza ederler. Yaşlılık: İleri derecede yaşlı olanlar eğer oruç tutamayacak durumdaysalar, istemeleri halinde Ramazan orucunu tutmayabilirler. Tutamadıkları gün adedince de fidye verirler. Ancak Ramazan sonrası kendilerini oruç tutacak sıhhatte hissetmeleri durumunda bu oruçlarını kaza ederler. Eğer kişi benim bundan sonra oruç tutabilecek sağlığım asla olmaz düşüncesiyle fidye vermiş ve oruç tutabilecek güce sonradan ulaşmışsa fidye verdiği oruçlarını da kaza etmesi gerekmektedir. Vermiş olduğu fidyelerde sadaka hükmüne geçmektedir. İleri Derecede Açlık ve Susuzluk: Oruçlu olan kimsenin oruca devam etmesi durumunda beden ve ruh sağlığı ciddi şekilde bozulacağından endişe ediliyorsa veya oruç tutması halinde sağlığının bozulacağı doktor raporuyla sabitse bu tür kişilerin oruç tutmamaları caiz olur. Hatta ölüm riski varsa bu tür kişilerin oruç tutmaları haram olur. Orucunu tutmayan bu kişiler kendilerini iyi hissettikleri daha sonraki günlerde oruçlarını kaza ederler. Zor ve Meşakkatli İşlerde Çalışmak: Bir Müslüman’ın ibadetlerini normal şekilde yapmayı engelleyici işlerde çalışması doğru değildir. Fakat kişinin başka bir iş yapma veya başka bir iş bulma imkanı yoksa ve işini bırakması durumunda geçim sıkıntısı çekmesi kesin veya kuvvetle muhtemelse bu tür kişiler Ramazan oruçlarını tutmayabilirler. Yukarıda belirttiğimiz hususlardan biri eğer bir kişide mevcutsa o kişinin orucunu tutmaması mubahtır. Fakat tüm Müslümanların birlikte olmaları ve birlikte hareket etmeleri noktasında hassasiyet göstermeleri önemlidir. Bu sebeple elinde oruç tutmamaya ilişkin bir ruhsatı olsa dahi, eğer bir kişi oruç tutabilecek güçte ve kuvvette kendisini görüyorsa Müslümanların vahdeti açısından oruç tutmaya çalışılmasının daha uygun olacağı düşünülmektedir.   Not: Yazımızda Türkiye Diyanet Vakfı tarafından yayınlanmış iki ciltlik ilmihalin ilk cildi olan “İlmihal I İman ve İbadetler” adlı eserdeki Prof. Dr. H. Yunus Apaydın tarafından yazılmış “Oruç” başlığından istifade edilmiştir.
Neler Söylendi?
DİĞER HABERLER
 İsrail 2025 Yılında 7 Bin 903 Öğrenci ve Eğitimciyi Katletti!

İsrail 2025 Yılında 7 Bin 903 Öğrenci ve Eğitimciyi Katletti!

01-01-2026 - Dünya

Dünyayı kim, nasıl yönlendiriyor!

Dünyayı kim, nasıl yönlendiriyor!

10-12-2025 - Dünya

  • eşya depolama
  • ahsap mobilya Turkey Hair Transplant Packages ts3 satın al Anlaşmalı Boşanma Davası FUE iptv bayilik Eşya depolama iptv bayilik