Emperyalistlerin yüzü gülsün, cebi dolsun diye benim Ayşe annem ağlıyor. Ezoterik yapılanların şeytani planları uygulamak için adım adım ilerlediği toprakların her karışı Müslümanlarla meskun olan bölge. Kendilerine göre haritalar çiziyorlar. Topraklarımızı işgal etmek için “Nükleer” yalanı uyduruyolar, diktatör iftirası atıyorlar, olmaza iç savaş çıkartıp “Özgürlük” vaat ederek bizi parçalıyorlar. Hedefleri bölgemizde, sınırları Türkiye’nin de bir bölümünü kapsayacak şekilde bir “Deccal” devleti kurmak. Başımıza gelen musibetlerin ana kaynağı bu blok. İsimlerine; Siyonist, haçlı, evanjelist, tavistak, Mason diyebilirsiniz ama cisimleri, akılları bir bu katillerin. Amaçları uğruna dünyanın yarısını öldürebilirler.
İslam alemi ise savunmasız, delik deşik. Zira lideri yok, Ümmet-i Muhammed’i tek vücut yapacak bir güç yok ama aday var. O aday da Türkiye... Yapmadığımız, yapamadığımız bir şeyden bahsetmiyoruz. Bu alçaklar yine beraberdi ama Osmanlı ve Selçuklu, Selahattin Eyyubi ellerini kırdı, fitneye izin vemedi, bölünmeyi engelledi. Bugün yine İttihad- İslam’ı gerçekleştirebiliriz. Batı Erdoğan ve Büyük Türkiye projesinden korkuyor. O yüzden PKK, FETÖ, DAEŞ, DHKP-C’yi üstümüze salıyor, saldırtıyor. O yüzden terör örgütlerine, CHP’ye, yalı aşiretlerine “Hayır” propagandası yaptırıyor. Cumhurbaşkanlığı sistemi Büyük Türkiye’nin yolunu açacak, Türkiye tarihi görevine dönecek. Parlamanter sistem ise onlar için Türkiye’yi idare etme yolu. Cumhurbaşkanlığı sistemi ile doğacak Büyük Türkiye, onlara bu coğrafyada adım atma imkanı vermeyecek, darbeler yapamayacak, kuklalar atamayacak, işgal edemeyecek, terör örgütleri ile iş bitiremeyecekler. Bu şeytani ittifakı yıkmak için 16 Nisan’da “EVET”...















