Peki nasıl?
İlahi hitapta bazen Hz. Musa (as)’da olduğu gibi azgın bir devlet terörü; çocukları bir sepete koyup ırmağa attırırken, binlerce annenin döktüğü gözyaşından sinerji yaratarak, ırmağa terk edilerek büyümüş bir çocuğun ruh dünyasında şiddetli bir vicdanî patlamaya dönüşerek ortaya çıkıyor!
Bazen Hz. Yusuf (as) kıssasında olduğu gibi kuyuda bulunmuş bir çocuğun vicdanı oluyor. Bazen Hz. İsa (as) ile ilgili ayetlerde olduğu gibi mabet basıp masaları sandalyeleri yerlere fırlatarak "Allah'ın evini ticarethaneye çevirdiniz" diye haykıran, bu bezirgân din tacirlerini göre göre büyüyen bir çocuğun çarmıha yürüyen dilinde "kelime" oluyor.















