İnsan bilimsel çaba ile madde yönünü açıklayabilir fakat mana yönüne yani ruhuna bilimsel çabayla çözüm üretemez. İnsan mana yönünü anlamak istiyorsa ruhuna, özüne ulaşmalıdır. Ruhu anlamak için akıl tek başına yeterli değildir, bunun yanına bir de vahyi eklemek gerekiyor. Aklı ve kalbi vahyin ışığında kalınan gerekiyor. Bu şekilde eksik olan aklımız ve olgunlaşmamış kalplerimiz vahiyle karanlıklardan nura çıksın. İnsan kendi davranışlarını analiz edebilir ama o davranışları etkileyen akıl ve kalp kabını vahiyden bağımsız yorumlayınca hata etmektedir. Bu eksikliği ancak vahiy ve vahiyle bağlantılı çalışan din psikolojisi kapatabilir. Sebebi ise, insanı yaratan Allah(cc) insanın sadece anatomisini değil, biyopsikososyal açıdan her şeyini bilir ve insan için en hayırlı formatı insana yükler.
Bundan dolayı kendini inşa etmek isteyenler evvela Allah'a teslimiyet göstermeyi öğrenmelidirler. Teslimiyet, Allah'ın insana yüklediği formatı kabullendiğini gösterir. Bu kabul ediş hayatın birkaç noktasıyla sınırlı değildir, hayatın bütününü kapsamaktadır. Çünkü el-Basir, es-Semi, el-Alim ve el-Hakim olan Allah(cc) herşeyi görüp, bilip, kuşatıp ve en uygun düzeni hazırladığı için her alanda onun kanunlarına teslimiyet insanın inşa sürecini hızlandıracaktır. 3D(duygu, düşünce ve davranış) kontrollerinden devlet yönetimine kadar her meselede Allah'a teslim olmayı öğrenirsek kendimizi inşa ediyoruz demektir.















