Karaman, yaşanan olayların yalnızca bir güvenlik ya da asayiş sorunu değil, toplumsal değerler krizinin yansıması olduğunu söyledi.
Şiddet olaylarının temelinde ahlaki çözülme, manevi zayıflama ve toplumsal yön kaybı bulunduğunu savunan Karaman, “Bugün burada sadece bir saldırıyı değil, bir neslin sessiz çöküşünü konuşuyoruz” ifadeleriyle dikkat çekti.
“Bu Kokuşmuş Düzen Kendi Çocuk Cellatlarını Yetiştiriyor”
Konuşmasına hayatını kaybedenler için taziye dilekleriyle başlayan Mehmet Karaman, öğrenci kaynaklı şiddet olaylarının toplumu derinden sarstığını belirtti.
Kapitalist dünya düzenine sert eleştiriler yönelten Karaman, bu düzenin insan fıtratına aykırı bir yaşam biçimi dayattığını savunarak, “Aynı evrende yaşamamalı cellatlar ve çocuklar; ya ölmeli cellatlar ya da hiç doğmamalı çocuklar… Ama bakın işte bu kokuşmuş düzen, kendi çocuk cellatlarını yetiştiriyor” dedi.
Karaman, bu tablonun yalnızca bireysel sapma değil, daha geniş bir sistem krizinin sonucu olduğunu ifade etti.
“Başka Yol Yoktu Sözü, Yol Gösterilemediğinin Delilidir”
Konuşmasında saldırıları gerçekleştiren gençlerin kullandığı “Kimse beni anlamıyor”, “Artık dayanamadım” ve “Başka yol yoktu” ifadelerine dikkat çeken Karaman, bu cümlelerin derin bir toplumsal kopuşa işaret ettiğini söyledi.
Bir gencin şiddeti tek seçenek olarak görmesinin, uzun süreli ihmalin sonucu olduğunu belirten Karaman, “Bir gencin ‘başka yol yoktu’ demesi, ona yol gösterilemediğinin delilidir. Ortada yalnızca bir suç değil; bir kırılma, bir kopuş, bir değer boşluğu var” değerlendirmesinde bulundu.
“Kanun Yetmez, Asıl Koruyucu Vicdandır”
Ceza mekanizmalarının tek başına çözüm üretmeyeceğini vurgulayan Mehmet Karaman, toplumu koruyan asli unsurun vicdan olduğunu söyledi.
“Vicdan zayıflarsa ceza ağırlaşır ama suç bitmez” diyen Karaman, modern toplumda bilgi artarken hikmetin azaldığını, diplomaların çoğaldığını ancak yön duygusunun zayıfladığını savundu.
Bu tespitlerin, mevcut eğitim ve toplumsal sistemin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini gösterdiğini ifade etti.
“Eğitim Sınava Değil Karaktere Odaklanmalı”
Karaman, konuşmasında eğitim sistemine yönelik eleştirilerini de gündeme taşıdı. Çocukların yalnızca akademik başarıya göre değil, hayata ve ahlaki değerlere göre yetiştirilmesi gerektiğini savunan Karaman, çözüm önerilerini üç başlıkta topladı.
İlk olarak aile yapısının güçlendirilmesi gerektiğini söyleyen Karaman, çocukların sadece büyütülmesinin yeterli olmadığını, sevgi ve rehberlikle yetiştirilmesi gerektiğini vurguladı.
İkinci olarak eğitim sisteminin yeniden inşa edilmesi gerektiğini belirten Karaman, ahlakın müfredatın kenarında değil merkezinde olması gerektiğini, gençlere sabır, empati ve sorumluluk bilinci kazandırılması gerektiğini ifade etti.
Üçüncü başlıkta ise toplumsal dilin düzeltilmesini öneren Karaman, siyasette ve kamusal alanda öfke dili yerine merhamet ve adalet merkezli bir dilin benimsenmesi çağrısında bulundu.
Zorunlu Eğitim Modeline Eleştiri
Mehmet Karaman, konuşmasında zorunlu 12 yıllık eğitim modelini de eleştirdi. Sevgi ve kardeşliğin zorunlulukla tesis edilemeyeceğini belirten Karaman, “Zorunlu 12 yıllık eğitimle, zorla sevgi ve kardeşlik tesis edemezsiniz. Sevgi için kucaklamak, duvarları yıkmak gerekir” ifadelerini kullandı.
Bu sözler, eğitim sisteminin yalnızca yapısal değil, felsefi olarak da tartışılması gerektiği yönünde yorumlandı.
Victor Hugo Alıntısıyla Toplumsal Sorumluluk Vurgusu
Konuşmasını Victor Hugo’dan yaptığı alıntıyla tamamlayan Karaman, asıl suçun yalnızca suçu işleyende değil, o zemini oluşturan karanlıkta aranması gerektiğini söyledi.
“Ruhumuz karanlıkta kalırsa, günahlar çıkar ortaya. Suçlu, günahı işleyen değil, karanlığı getirendir” sözlerini hatırlatan Karaman, “Bizim mücadelemiz suçluyla değil suçla, hastayla değil hastalıkla” dedi.
Şiddet Tartışmalarına Değerler Eksenli Yaklaşım
TBMM kürsüsünden yapılan bu açıklama, son dönemde artan gençlik kaynaklı şiddet olaylarına güvenlik merkezli yaklaşımın ötesinde, ahlak, eğitim ve toplumsal yapı perspektifinden yeni bir tartışma açtı.















