“Her dönemin hacı yatmazları, güç tapınıcıları, riyakarlar ve yalakalar aşağıdaki paylaşımımın -aslında hiç bir paylaşımımın - muhatabı değildirler. Bu yüzden okumasalar da olur. Sözüm samimi, fedakar, vefalı, iyiniyetli idealist "evet"çilere” diye yazan Gürbüz, ardından referandum sonuçlarına sevinenleri ağır bir şekilde eleştirdi.
Eleştirisini,
“Sevgili dostum, kardeşim, arkadaşım;
bu neyin sevinci, kutlaması, havai fişek patlatması???!!!...
Bu akşamki sonuçlar davul çalıp halay çekmek yerine başını iki elin arasına alıp düşünmeni gerektirir.
Nerdeyse çeyrek asır sonra İstanbul ve Ankara'da kaybetmişsin!
Türkiye genelinde kıl payı öne geçebilmişsin.
Bu sonuçlar sayın cumhurbaşkanımızın bir sonraki seçimde kazanmasının garanti olmadığını da ortaya koymuş” diye devam ettiren Gürbüz, ardından referandum sonucunun EVET şeklinde çıkmasının sakıncalarına da değindi.
Gürbüz’ün EVET sonucunu sakıncalı bulduğu yorumundan Cumhurbaşkanı ve sonrası da nasibini aldı;
“Daha vahimi kabul edilen Anayasa paketi ile erkler arasındaki denge-denetleme en asgariye indirilip cumhurbaşkanına sınırsız denebilecek yetki verilmiş.
Şimdi can alıcı soru şu; yarın bu yetkileri sayın cumhurbaşkanımızın ya da onun siyasi çizgisindeki birinin değil de tam aksi düşüncede birinin kullanma ihtimalinin arttığının farkında mısın? .....Ve gerçekten sen bu akşam neyin göbeğini atıyorsun?”

















yusuf müjdat
doğru ata oynadığı hâlde kazanamayan süvariler vardır, misal Adam Güney,misal Kerami Bey. çünkü "gizlenmiş hırs" en büyük engeldir. şehrinizde, "bu işyeri KASİAD üyesidir" levhası asılı duvar, Kerami Bey'in bürosudur; kendisine de sorsanız, aksi bir yanıt vermez, eminim. şu an, yeni kurulacağı bilinen ve Mehmet Ağar'ın da hayalet oyuncu olarak kaşıdığı yeni partide yer edinmek istiyordur. 9 yıl önce