Bunun gibi, ‘’İslam'ı Hakim kılma mevzû’’, Veysel Karanî’nin mevzû olmadığı gibi, Kalbî nazar da Halid bin Velid’in mevzû değildir.
Onların her birinin, kendi mevzû ve meselelerinde derinleşmesi ise bir diğer mevzuyu ‘’red manası’’ taşımaz.
Her hakiki insan, kendisine verilen mevzûnun derinliğine doğru gidebilmenin tacizi-cezbi altındadır. Çünkü mevzûların hakkını sonuna kadar verebilmek insanoğlu için mümkün değildir. Hayat akışkan olduğuna göre, mevzûlar da hayatla beraber aktığına göre, mevzûnun kendisine devredildiği şahsiyet akmaktan berî duramaz. Öyleyse akışkan bir nehirde akan daha doğrusu nehri düzenleme durumunda olan mevzû sorumlusu başka bir nehre nasıl yönelebilir? Bununla beraber iki mevzûyu-iki nehri taşımak ayrı, bir mevzuyu taşımak ve diğer mevzuyu ilgililik seviyesinde tutarak kabul ettiğini beyan ayrı davadır.















