Orta Vadeli Program Açıklandı

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, bu yıl için yüzde 3,3, gelecek yıl için yüzde 4 büyüme beklediklerini belirtti

Türkiye - 09-10-2014 11:26

Orta Vadeli Program Açıklandı
Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, bu yıl için yüzde 3,3, gelecek yıl için yüzde 4 büyüme beklediklerini belirtti. Babacan, 2016 ve 2017 yıllarında ise yüzde 5'lik büyüme öngördüklerini kaydetti. Babacan'ın, Orta Vadeli Program (2015-2017) ile ilgili Başbakanlık Yeni Bina'da düzenlediği basın toplantısına, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, Gümrük ve Ticaret Bakanı Nurettin Canikli, Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz ile Maliye Bakanı Mehmet Şimşek katıldı. Bu yıl için yüzde 3,3 büyüme beklediklerini ifade eden Babacan, Orta Vadeli Program'da 2015 için yüzde 4, 2016 ve 2017 yılları için ise yüzde 5'lik büyüme öngördüklerini açıkladı. Bu yılı yüzde 5,7 cari açıkla kapatmayı öngördüklerini bildiren Babacan, cari açığı 2017 sonu itibarıyla yüzde 5,2'ye indirmeyi beklediklerini belirtti. Başbakan Yardımcısı Babacan, yıl sonu enflasyon beklentilerinin yüzde 9,4 olduğunu bildirdi. Babacan, "Gelecek yıl için yüzde 6,3'e düşeceğini öngörüyoruz, 2016 ve 2017 için ise yüzde 5'lik enflasyon hedeflerimizi koruyoruz'' dedi. Orta Vadeli Program'da kişi başına düşen milli gelirin yıl sonunda 10 bin 537 dolar, 2017 yılı sonunda ise 12 bin 229 dolar olması öngörüldü. Küresel büyümeye bakıldığında 2009 krizinden sonra uygulanan politikaların istenilen sonucu henüz vermediğini belirten Babacan, dünya genelinde güçlü sürdürülebilir ve dengeli büyüme hedefine hala ulaşılamadığını kaydetti. Büyüme oranlarının kriz öncesi seviyelerin altında seyrettiğine dikkati çeken Babacan, G-20 dönem başkanı olarak 1 Aralık'tan itibaren önem verecekleri konulardan birinin bu olacağını dile getirdi. Babacan, gelişmiş ekonomilerde kriz sonrasında yavaşlama eğilimine girmiş bir büyüme trendi olduğunu, bu dönemde bu trendin yavaş yavaş toparlanmakta olduğunu gördüklerini söyledi. Dünya ekonomisine gelişmiş ekonominin katkısının bir miktar arttığını ifade eden Babacan, kriz sonrası dönemde dünya ekonomisinin lokomotifinin gelişmekte olan ülke ekonomileri olduğunu bildirdi. Babacan, son dönemde gelişmekte olan ekonomilerin büyüme hızında da bir yavaşlama gördüklerinin altını çizerek, bu noktada 2014 ve 2015 yıllarında da pek bir toparlanma olmayacağını, önümüzdeki 10 yıl boyunca gelişmekte olan ekonomilerin büyüme hızının geçmiş 10 yıla göre daha düşük olacağını söyledi. Dünya ticaretinin kriz öncesine göre zayıf seyrettiğini, dünya ticaretinin büyüme hızının kriz öncesi dönemlerin altında kaldığını, burada yavaş yavaş bir toparlanma beklentisi varsa da kriz öncesi rakamlara hala dönülmediğini ifade eden Babacan, "Uluslararası Para Fonunun açıkladığı Dünya Ekonomik Görünümü Raporu'na bakıldığında dünya ticareti 2014 yılında yüzde 3,8 büyüyebilecek, gelecek yıl da yüzde 5, halbuki geçen sene bu döneme baktığımızda bu yıl dünya ticaretinin 4,9, gelecek yıl da 5,4 büyüyeceğini bekliyorduk. Geçen yıla göre dünya ticaretindeki büyüme beklentileri hem 2014 hem de 2015 için aşağı doğru revize edilmiş durumda" diye konuştu. Maliye politikası hedefleri Başbakan Yardımcısı Babacan, yıl sonu itibariyle program tanımlı toplam kamu faiz dışı dengesinin Gayri Safi Yurtiçi Hasılaya (GSYH) oranının yüzde 0,4 olacağını tahmin ettiklerini söyledi. Dünyada faiz dışı fazla veren ülke sayısının çok sınırlı olduğuna dikkati çeken Babacan, Türkiye'nin bu az sayıda ülkeden biri olduğunu dile getirdi. Geçen yıl bu rakamı yüzde 1 olarak öngördüklerini kaydeden Babacan, bunun yüzde 0,4'e çekilmesinin enerji kitlerinden kaynaklandığını, merkezi hükümet bütçesinde herhangi bir sıkıntı olmadığını ifade etti. Gelecek yıl için faiz dışı fazla hedefinin yüzde 1,2 olduğunu belirten Babacan, TBMM'ye gönderilecek bütçenin bu faiz dışı dengeyle uyumlu olduğunu vurguladı. Babacan, 2016 için yüzde 1,5, 2017 için de yüzde 1,8'lik bir faiz dışı fazla hedeflerinin bulunduğunu açıkladı. Merkezi Yönetim Bütçesinde 2014 için bekledikleri açığın yüzde 1,9 olduğunu anlatan Babacan, şöyle konuştu: "Merkezi hükumetin bütçe açığı yüzde 1,9 değil, yüzde 1,4 olarak gerçekleşecek. Burada da hedeflenen yüzde 0,5 daha iyi bir noktada bu yılı kapatacağız. Burada kuşkusuz özelleştirme performansımızın büyük katkısı var. Maliye Bakanımıza teşekkür etmek istiyorum, özelleştirmede hedefin de üzerinde bir performans var. Bunun yanında yine gelir performansımız iyiyken, giderler konusunda da dikkatli bir tutum izlemeye devam ediyoruz. 2017 itibariyle neredeyse denk bütçe hedefi görüyorsunuz, yani 2017'de Merkezi yönetim bütçe açığımızın milli gelire oranının yüzde 0,3 olmasını öngörüyoruz. Burada sıkı maliye politikasının asıl hedefi kamunun ülkemizin tasarruf oranlarına destek verebilmesi. 2008-2009 dönemine kadar bizim sıkı maliye politikamızın hedefi kamunun borç sürdürülebilirliğini garanti altına almaktı, bunu gerçekleştirdik. Niye hala sıkı maliye politikası? Cari açığımızın oluşu ve toplam tasarruflarımızın burada etkili oluşu. Türkiye'nin toplam tasarruflarına biz kamu olarak, sıkı maliye politikasıyla, daha yüksek faiz dışı fazlayla ve daha düşük bütçe açığı ile destek verebiliriz. Dolayısıyla sıkı maliye politikasındaki bakış açımız cari açığı düşürebilme, Türkiye'nin tasarruf oranını artırabilmek." Babacan, AB tanımlı borç stoğunun yıl sonu itibariyle GSYH'nin yüzde 33'üne düşmesini hedeflediklerini ifade etti. Babacan söz konusu rakamı program sonunda, 2017'de yüzde 28,5'e düşürmeyi öngördüklerini söyledi. İhracat yıl sonunda 160 milyar doları geçecek Babacan, bu yıl ihracatın 160 milyar doları geçmesini beklediklerini kaydederek, "Bu, yılbaşında koyduğumuz hedefin biraz altında. Asıl sebep Rusya, Ukrayna ve Irak'a olan ihracatımızın jeopolitik nedenlerle beklenenin altında kalması. Öte yandan Avrupa'ya olan ihracatımız da beklenin üzerinde performans gösteriyor. İthalat rakamlarının, yılbaşında beklenenin oldukça altında kalarak, 244 milyar dolarla kapanacağını öngörüyoruz" diye konuştu. Turizm gelirlerinin 30 milyar dolara yaklaştığına değinen Babacan, 46 milyar dolarlık cari açıkla 2014'ü tamamlamayı öngördüklerini bildirdi. Babacan, 2015 yılı için 472,9 milyar liralık Merkezi Yönetim Bütçesi hedeflediklerini kaydetti. OVP'de temel önceliklerinin enflasyonla mücadeleye kararlıklıkla devam etmek olduğunu belirten Babacan, geçen yıl birinci sırada ele aldıkları cari açığı, bu yılki OVP'de cari açığın ikinci öncelik sırasına koyduklarını ifade etti. Üçüncü önceliklerinin de yapısal reformlar olduğunu kaydeden Babacan, yapısal reformlara hız vererek Türkiye'nin potansiyel büyümesini artırmayı hedeflediklerini bildirdi. Babacan, "Potansiyel büyüme bundan sonra yapısal reformlarımızı kararlılıkla sürdürmemizle mümkün olacak" dedi. OVP'de temel politikalarının, öncelikle cari işlemler açığını düşürmek ve enflasyonu düşürmede para politikasını desteklemek amacıyla maliye politikasında sıkı duruşu devam ettirmek olacağını bildiren Babacan, makroekonomik istikrarı güçlendirmek ve cari işlemler açığını sürdürülebilir seviyelere çekmek  amacıyla yapısal reformlara hız verileceğini belirtti.   "Bütün bu şartlarda yüzde 5,7 cari açık için iyi bir rakam"   Babacan, büyümenin yanında en önemli  ekonomik göstergelerden bir tanesinin de cari işlemler dengesi olduğunu belirtti. Geçen yıl ki OVP'de 2014 için cari açığı yüzde 6,4 beklediklerini hatırlatan Babacan, bugün itibarıyla bakıldığında yüzde 5,7'lik bir cari açıkla bu yılı kapatmayı beklediklerini söyledi. Babacan, "Hele hele 2013'te gerçekleşen cari açığın yüzde 7,9 olduğunu hatırlayacak olursak 5,7'lik rakam bütün bu şartlarda iyi bir rakam. Bunun da yeterli olduğunu düşünmüyoruz. Program dönemi boyunca cari açığı kademe kademe düşürmeye devam ederek program sonunda yüzde 5,2 gibi bir rakamla 2017'yi tamamlamayı düşünüyoruz" diye konuştu. Tasarruf oranlarına bakıldığında geçen yıl yüzde 13,4 ile tarihin en düşük tasarruf oranlarından birinin görüldüğünü ifade eden Babacan, bu yıl yurt içi tasarrufların yüzde 14,9'a çıkacağını tahmin ettiklerini bildirdi. Burada yine iç talep-dış talep dengelemesinin önemli etkisinin olduğunu anlatan Babacan, şöyle konuştu: "Banka kredi hacimleriyle ilgili aldığımız tedbirlerin önemli bir etkisi oldu. Kur etkisinden arındırılmamış rakamlara bakıldığında kredi hacmi, ağustos 2013'ten-ağustos 2014'e kadarki dönemde yüzde 18,7 artmış, ama aynı dönemde bireysel krediler sadece  yüzde 8,7 artmış. Halbuki kurumsal, ticari kredilerde yüzde 22, KOBİ kredilerinde yüzde 26 artış var. Kredi kartlarında ise yüzde 8 daralma var.  Vatandaşımızın kredi kartı borcu geçen ağustosta 81 milyar iken, şu anda 74 milyara düşmüş durumda. Bankalarımız bu 1 yıl içinde kredilerini ağırlıklı olarak sanayicimize, KOBİ'lerimize kullandırmak için bir yön çizmiş kendilerine. Tüketici kredilerinde de  daha dikkatli, kontrollü hareket etmişler. Bunda almış olduğumuz makro ihtiyati tedbirlerin önemli etkisi var ve sonuçta da tasarruf oranlarımızda mutlaka katkısı var." Somut ve takvimi belirli eylemlerin yapısal reform için şart olduğuna işaret eden Babacan, bunu başaramayan hükümetlerin yapısal reformlar konusunda güven sağlamadıklarını belirtti. Babacan, 10. Kalkınma Planı içinde yer alan yapısal reformların ana başlıklarını şöyle sıraladı:   Üretimde verimliliğin arttırılması   İthalata olan bağımlılığın azaltılması   Yurtiçi tasarrufların arttırılması ve israfın önlenmesi   İstanbul'un uluslararası finans merkezi olması   Kamu harcamalarının rasyonelleşmesi   Kamu gelirlerinin kalitesinin arttırılması   İş ve yatırım ortamının geliştirilmesi   İşgücü piyasasının etkinleştirilmesi   Kayıt dışı ekonominin azaltılması   İstatistiki bilgi altyapısını geliştirme   Öncelikli teknoloji alanlarında ticarileşme   Kamu alımlarıyla ilgili teknoloji geliştirme ve yerli üretim   Yerli kaynaklara dayalı enerji üretimi   Enerji verimliliğinin geliştirilmesi   Tarımda su kullanımının etkinleştirilmesi   Sağlık endüstrilerinde yapısal dönüşüm   Sağlık turizminin geliştirilmesi   Taşımacılıktan lojistik anlayışına dönüşüm   Temel ve mesleki becerilerin geliştirilmesi   Türkiye'nin nitelikli insan gücü için çekim merkezi haline gelmesi   Sağlıklı yaşam ve hareketlilik   Ailenin ve dinamik nüfus yapısının korunması   Kurumsal kapasitenin güçlendirilmesi   Rekabetçiliği ve sosyal durumu geliştiren bir kentsel dönüşüm   Kalkınma için uluslararası işbirliğinin geliştirilmesi
Neler Söylendi?
DİĞER HABERLER
Cibiş Kanyonu: Kastamonu’nun Doğal Aquaparkı

Cibiş Kanyonu: Kastamonu’nun Doğal Aquaparkı

15-09-2025 - Türkiye

Kastamonu kaç ilçe ile kuruldu?

Kastamonu kaç ilçe ile kuruldu?

05-03-2025 - Türkiye

  • eşya depolama
  • ahsap mobilya Turkey Hair Transplant Packages ts3 satın al Anlaşmalı Boşanma Davası FUE iptv bayilik Eşya depolama iptv bayilik