ÖZGÜN DÜŞÜN ADAMI, ALİ ŞERİATİ
Her çağda bulunduğu toplumda etkili olmuş pek çok bilim adamı yaşamışken farklı toplumlara ve çağlara etkide bulunanlar ise nadiren çıkmıştır. Bu noktada, verilen mesajın evrensele yaklaşması etki süresini ve kapsamını belirlemede önemli bir kriterdir. 1933-1977 yılları arasında yaşamış, gerçek adı Ali Mezinani olan İranlı sosyolog Ali Şeriati, İslam düşüncesi üzerine etkide bulunmuş, İslam coğrafyasındaki kapsama alanı geniş olan önemli düşünürlerden birisidir.
Türkiye
- 05-05-2013 09:27
Kısa süren yaşamı içerisinde oldukça fazla sayıda eser vermesi yanında özgün düşünce, farklı bakış açısı ve tanımlamalara yer vermiş olması en belirgin özelliklerindendir. Kendi ifadesiyle en büyük silahının kalem olduğuna vurgu yapan ve kalemi gerçekten hak ettiği şekilde kullanan Ali Şeriati, gerek eserleri gerekse kişiliği bağlamında değerlendirildiğinde gerçekten çok farklı bir konumdadır. Zaten onu bu konuda ön plana çıkaran da bu aykırı ve farklı kişiliğidir. Ülkemizde eserlerinin okunduğu seksenli yıllarda Seyyid Kutup, Muhammed Kutup, Mutahhari, Hasan El Benna ve Mevdudi gibi pek çok İslam âliminin eserleri yaygın iken günümüze gelindiğinde halen Ali Şeriati’nin ön plana çıkması ve konuşulması onun özgünlüğünün, farklılığının, aykırılığının sonucudur. Bunun sayılabilecek pek çok nedeni olabileceği gibi en önemli nedeni Ali Şeriati’nin kişiliği ve bakış açısıdır.
Ali Şeriati hareketli, uyanık, dinamik, araştırmacı, farklı bakış açısına sahip, düşünsel alanda yeni ufuklar açıcı, düşünmeye sevk edici, batı ideolojilerinden dolayı aşağılık kompleksi yaşayan İslam dünyasına ışık sunucu, o ideolojilerin yanlışlık ve eksikliklerini vurgulayan, ancak doğrularını da söyleyen düşün adamı konumundadır.
Ali Şeriati ait olduğu kültürün değerlerini yadsımadan, ancak çağını ve çağının bilgilerini de yok saymadan, yeri geldiğinde düzelterek yeri geldiğinde çağın bilgileri ile sentezleyerek bir noktaya varmaya çalışan İslam aydınıdır.
Ali Şeriati çağına ve çevresine aşağılık kompleksi içinde olan bir ümmetin kendi kültürel kaynaklarına, sosyal dinamiklerine yaslanarak çağa meydan okuma, alternatif sunma geleneğinin öncüsü, belki de zirve noktasıdır.
Ali Şeriati batı felsefelerine sırf batıdan geldiği için değil, bildiği ve anladığı için karşı çıkan veya toplumsal faydaya uyun sağlayacak şekilde yararlanan aydın tipinin yegâne örneğidir.
Ali Şeriati belki yüzyıllardır konuşulan ve yanlış bilinen pek çok İslami konu ve gerçeğin yanlışlarını söyleyen ve düzeltmeye çalışan, günümüzdeki sesli, net, anlaşılabilir ve içeriden birisinin muhalif olmadan çabalayan örnek kişisidir.
Ali Şeriati kendi ülkesinde Şii, ülkesi dışında Sünni, hatta kendisinin dışında doğru olabileceğini kabullenemeyen pek çok Müslüman aydına göre zındık ve kâfir olarak nitelendirilmekte olan bir aydındır. Aidiyet duyduğu mezhep veya ekole göre insafsızca eleştirenlerin yaptığı şahsi ve izafi değerlendirmeler yerine, inandığı doğruları net bir şekilde “kimsenin yermesine aldırmadan” söylemesidir onu farklı ve hala konuşulabilir kılan.
Ali Şeriati’nin ait olduğu İslami veya mezhebi anlayışa bağlı olarak zaman zaman tahrik edici olması dahi mesajının ve olaylara farklı yaklaşım tarzının yayılması önünde engel oluşturamamıştır. Ancak kendi dışındaki her türlü siyasal, dinsel ve sosyokültürel yapılara karşı çıkan kişi veya grupların kişisel değerlendirmesi hariç.
Ali Şeriati’nin ülkesinde ve dışarıda farklı grup ve bireyler tarafından sevilip okunmasının temelinde yatan faktör, Şeriati’nin ait olduğu dini veya mezhebi inanıştan ziyade özgün bakış açısı, farklılığı, inanmışlığı, ümmetin dertleri ile dertlenmişliği ve kendine özgü tavrı ile ezilmiş halkların diline tercüman olmasıdır. Onlara kendi dinamiklerinden gelen güçle özgürlüğü, kardeşliği ve adaleti hatırlatmasıdır.
Yazının devamı için tıklayınız:
http://www.akasyam.com/kose-yazisi/528/ozgun-dusun-adami-ali-seriati.html