Eski sağlık müdürü, makam odasındaki çalışma masasının çekmecesine üç kapalı zarf bırakarak yeni gelen müdüre, işlerin içinden çıkılmaz bir hal alması durumunda bu mektupları sırasıyla açmasını tembihledi.
İlk kriz ve "geçmiş" savunması
Aradan geçen zaman zarfında, ildeki sağlık hizmetlerinde aksaklıklar baş gösterdi ve tablo kötüye gitmeye başladı. Zor durumda kalan yeni müdür, eski meslektaşının bıraktığı mektupları hatırladı. Çekmeceyi açarak ilk zarfı büyük bir merakla açtı. Mektupta sadece şu ifade yer alıyordu: "Geçmişi suçla."
Bunun üzerine yeni müdür, kamuoyuna ve üst mercilere yaptığı açıklamalarda, görevi bir "enkaz" olarak devraldığını, sistemin temelinde yapısal sorunlar bulunduğunu ve önceki dönemin yönetim anlayışının bugünkü aksaklıklara neden olduğunu vurgulayarak önemli ölçüde zaman kazandı.
İkinci perde: "Çevrendekileri suçla"
Ancak aradan geçen süreye rağmen iyileşme sağlanamadı ve sağlık sistemindeki kriz yeniden derinleşti. Çaresiz kalan müdür, ikinci zarfı açtı. Mektuptan şu tavsiye çıktı: "Çevrendekileri suçla."
Bu stratejiyi uygulamaya koyan müdür; kendisinin gayretli olduğunu ancak alt kadroların, bürokratik engellerin ve çevresindeki çalışma arkadaşları ile daire başkanlıklarının yetersizliğinin süreci baltaladığını dile getirerek sorumluluğu üzerinden attı ve bir süre daha idare etmeyi başardı.
Son mektup: Kaçınılmaz final
Vakit ilerleyip sorunlar kronik bir hale geldiğinde, artık suçlanacak kimse kalmadı ve işler tamamen içinden çıkılmaz bir noktaya sürüklendi. Son çare olarak üçüncü zarfı açan sağlık müdürü, şu satırlarla karşılaştı:
"Sen de üç mektup yazmaya başla."















