Samsun Üniversitesi'nde rektörlük adaylığı süreci devam ederken, adaylar arasında milyonlarca liralık usulsüzlük iddiaları sebebiyle soruşturma geçiren ve hakkında geçmiş dönemde yaşanan e-posta erişimi ile kişisel verileri sızdırma girişimi nedeniyle idari soruşturma başlatılan isimlerin bulunması, rektörlük yarışına gölge düşürüyor.
Kamuoyuna ve yetkili makamlara sunulduğu belirtilen dosyalarda; mevcut bir rektör adayının kurumsal e-posta hesaplarına yönelik yetkisiz erişim iddiası, bilgi işlem personeline baskı uygulandığı yönündeki şikâyetler, idari soruşturmanın yürütülüşüne ilişkin tartışmalar ve profesörlük kadrosuna atanma sürecindeki yasal süre tartışması yer aldı.
Öte yandan, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Havacılık ve Uzay Teknolojileri Uygulama ve Araştırma Merkezi'nde (UZAYTEM) 2013-2017 yılları arasında yaşandığı ileri sürülen usulsüzlüklerle ilgili dosyada Danıştay Birinci Dairesinin yeniden yargılama yolunu açtığı da rektörlük yarışındaki tartışmaları daha da artırdı.
E-POSTA HESAPLARINA YETKİSİZ ERİŞİM İDDİASI YARGIYA TAŞINDI
Dosyada yer alan iddialara göre, 7-8 Ekim 2025 tarihlerinde dönemin rektör yardımcısı olan S.K.'nın, Samsun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahmut Aydın ile rektörlük yarışındaki bazı isimlerin kurumsal e-posta hesaplarına yönelik işlem yaptığı ileri sürüldü.
Başvuruda, A.B. ve H.D. olarak kodlanan diğer adayların hesaplarının da söz konusu süreçten etkilendiği belirtildi.
İddialara dayanak gösterilen resmî kayıt ve ifadelerde, S.K.'nın e-posta hesaplarına erişim sürecine ilişkin olarak şifre sıfırlama işlemlerinden söz ettiği belirtildi. Başvurucular ise söz konusu işlemlerin herhangi bir adli makam kararı veya bağımsız teknik inceleme bulunmaksızın gerçekleştirildiğini ileri sürdü.
S.K.'nın ise bu işlemleri, “oltalama” olarak bilinen phishing saldırısı şüphesi çerçevesinde değerlendirdiği iddia edildi.
Dosyayı hazırlayanlar, olayın kapsamının bağımsız bilişim uzmanları tarafından yeniden incelenmesini talep etti.
BİLGİ İŞLEM PERSONELİNE BASKI İDDİASI
İddiaların merkezinde, Bilgi İşlem Daire Başkanlığında görev yaptığı belirtilen A.K. isimli personelin yaşadığı süreç de bulunuyor.
Resmî ifadesinde yoğun baskı altında kaldığını belirttiği aktarılan A.K.'nin, yaşadığı psikolojik sorunlara ilişkin beyanlarının soruşturma dosyasına girdiği ifade edildi.
Dosyada, A.K.'ye yönelik bazı sözlerin tehdit ve baskı olarak değerlendirildiği ileri sürülürken, personelin yaşadığı sürecin bağımsız biçimde araştırılması talep edildi.
Başvuruda, söz konusu olayların kamu görevlileri üzerindeki etkisinin ayrıca incelenmesi ve varsa sorumlular hakkında gerekli idari ve adli işlemlerin yapılması istendi.
İDARİ SORUŞTURMA NASIL YÜRÜTÜLDÜ?
Olayın ardından yürütülen idari soruşturmanın yöntemi de tartışmaların bir başka başlığı oldu.
Başvuruda, e-posta hesaplarıyla ilgili işlem yapıldığı ileri sürülen Rektör Prof. Dr. Mahmut Aydın ile A.B. ve H.D.'nin soruşturma kapsamında mağdur sıfatıyla ifadelerinin alınmadığı iddia edildi.
Soruşturmacı M.K.Y.'nin, dijital kayıtların incelenmesi sırasında bağımsız bir bilişim bilirkişisine başvurmadığı da ileri sürülen iddialar arasında yer aldı.
Başvurucular, teknik uzmanlık gerektiren dijital kayıtların yeterli uzman incelemesi yapılmadan değerlendirildiğini savundu.
“ÖRTÜLÜ UYARI” TARTIŞMASI
İdari soruşturma raporunda kullanılan bazı değerlendirmelerin de Samsun Üniversitesi Hukuk Müşavirliği tarafından tartışmaya açıldığı ileri sürüldü.
Dosyada, S.K.'nın rektör yardımcılığı görevinden alınmasının disiplin hukuku bakımından “dolaylı” veya “örtülü uyarı” olarak değerlendirildiği, Hukuk Müşavirliğinin ise mevzuatta bu isimle tanımlanmış bir disiplin cezasının bulunmadığı gerekçesiyle rapora itiraz ettiği belirtildi.
Bu gelişmenin ardından soruşturma raporunda yapılan yeni değerlendirmenin, olayın yalnızca “görevde özensizlik” kapsamında ele alınmasına yol açtığı iddia edildi.
Başvurucular ise soruşturmanın yeniden, bağımsız ve teknik uzmanların katılımıyla yürütülmesini talep etti.
GÖREVDEN AYRILDI, İSTANBUL'A GEÇTİ, SAMÜ REKTÖRLÜĞÜNE BAŞVURDU
İddiaların kamuoyuna yansımasının ardından S.K.'nın rektör yardımcılığı görevinden ayrıldığı, daha sonra asaleten yürüttüğü İlahiyat Fakültesi Dekanlığı görevinden de istifa ettiği belirtildi.
S.K.'nın daha sonra İstanbul'daki bir yükseköğretim kurumunda genel sekreter olarak görev yaptığı ve Ağustos 2026 itibarıyla Samsun Üniversitesi Rektörlüğü için adaylık başvurusunda bulunduğu ifade edildi.
Bu gelişme üzerine daha önceki idari ve hukuki süreçlerin, rektörlük atama sürecinde dikkate alınıp alınmayacağı tartışma konusu oldu.
YÖK VE CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA BAŞVURU
Dosyayı hazırlayanların, Yükseköğretim Kurulu ve yetkili Cumhuriyet Başsavcılıklarına başvurarak olayın yeniden incelenmesini istediği belirtildi.
Başvuruda, iddiaların niteliğine göre Türk Ceza Kanunu'nun bilişim sistemlerine hukuka aykırı erişim, verilerin değiştirilmesi, haberleşmenin gizliliği ve kişisel verilerin hukuka aykırı ele geçirilmesine ilişkin hükümleri kapsamında inceleme yapılması talep edildi.
Başvuruda ayrıca, soruşturma sürecinde ihmali veya sorumluluğu bulunduğu ileri sürülen kamu görevlileri hakkında da gerekli idari ve adli incelemenin yapılması istendi.
Soruşturmacı M.K.Y. hakkında da, dosyanın yürütülüş biçimine ilişkin iddialar nedeniyle inceleme talep edildi.
PROFESÖRLÜK KADROSU İÇİN 5 YILLIK SÜRE TARTIŞMASI
S.K.'nın rektör adaylığıyla birlikte akademik unvan süreci de yeni bir tartışmanın konusu oldu.
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun profesörlüğe atanma şartlarına ilişkin hükümleri kapsamında, doçentlik unvanının alınmasından sonra ilgili bilim alanında belirli bir çalışma süresinin aranması nedeniyle S.K.'nın profesörlük kadrosuna başvuru tarihi üzerinde inceleme yapılması talep edildi.
Başvuruda yer alan kayıtlara göre, S.K.'nın doçentlik unvanını Nisan 2018'de aldığı, Samsun Üniversitesi tarafından profesörlük kadrosu için ilan ise 28 Aralık 2022 tarihinde yayımlandı.
Bu tarihler arasındaki süre nedeniyle, profesörlük kadrosuna başvuru şartlarının hangi tarih itibarıyla oluştuğunun ayrıntılı biçimde incelenmesi istendi.
Ancak hukuki değerlendirmede, yalnızca kadro ilan tarihi değil; doçentlik unvanının kesinleşme tarihi, başvuru tarihi, başvuru şartlarının oluştuğu tarih ve ilgili mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.
Başvurucular, YÖK ve yetkili denetim birimlerinin profesörlük dosyasındaki başvuru tarihi, jüri süreci ve atama işlemlerini incelemesini talep etti.
REKTÖRLÜK YARIŞINDA YARGI VE YÖK'ÜN TUTUMU MERAK KONUSU
Samsun Üniversitesi'nde devam eden rektörlük yarışı açısından gözler şimdi YÖK'e ve ilgili adli mercilere çevrildi.
Dosyada yer alan iddialar hakkında henüz kesinleşmiş bir yargı kararı bulunup bulunmadığı, başvuruların hangi kapsamda işleme alınacağı ve idari soruşturmanın yeniden açılıp açılmayacağı süreç içinde netlik kazanacak.
S.K. hakkındaki iddialar bakımından da masumiyet karinesi geçerliliğini korurken, kamuoyuna sunulan belge ve başvuruların yetkili makamlar tarafından incelenmesi bekleniyor.
Samsun Üniversitesi Rektörlüğü için yapılacak atama sürecinde, yargı ve idari makamların bu dosyalara ilişkin değerlendirmelerinin nasıl sonuçlanacağı, üniversite kamuoyunun yakından takip ettiği başlıkların başında geliyor.















