Birbirini anlayan insanlar huzurlu ve güvenilirdir. “Her şeyimiz vardı, hiçbir şeyimiz yoktu” diyen Charles Dickens, şehir yollarının kesiştiği noktaya vurgu yapmıştır. Bir yoldu şehir, ucu umutlarla ile süslenen. Hastane imkânı ile sağlık, fabrika dumanı ile ekmek parası…
Nasırlı ellerin şehri tutuşu, bir başka mı olacaktı? İnsanca yaşamaktı dünyanın adı, Anadolu insanında. Helal lokma, alın teri, ekmeği paylaşma, komşuluk ve dostluk ile erdemli duyguların ruh sağanağında ıslanmak değil midir yaşamın içi. Yaşama huzuruna gömülmektir, seccadenin serilip ibadet edildiği anlar. Müslümanca duruşun temeli, ibadet ile atılır. Dua değil mi hayatın özeti yaşamasını bilene. Bunlar ile başladı şehir yolculuğu.















