El-Şerif, “Eğer bu satırlar size ulaştıysa bilin ki İsrail beni öldürmeyi ve sesimi susturmayı başarmıştır” sözleriyle başladığı mesajında, halkını, ailesini ve ülkesini ümmete emanet etti.
“Filistin’i ve Halkımı Size Emanet Ediyorum”
Vasiyetinde yaşadığı acılara rağmen hakikati aktarmaktan geri durmadığını vurgulayan el-Şerif, “Ne tahrif ettim ne de çarpıttım” ifadelerini kullandı.
Müslümanların “tacındaki inci” olarak nitelendirdiği Filistin’i, halkını ve ezilen çocukları ümmete emanet eden el-Şerif, “Sınırların sizi engellemesine izin vermeyin, kurtuluşumuza giden yolda köprü olun” çağrısında bulundu.
Ailesini Ümmete Teslim Etti
Şehit gazeteci, kızları Şam ve Salah’ı, annesini ve eşini de vasiyetinde ümmete emanet etti. Hayat arkadaşını “zeytin dalı gibi sarsılmayan” biri olarak tanımlayan el-Şerif, “Onların etrafında kenetlenin, Yüce Allah’ın yolunda onlara destek olun” dedi. İlkelerinden taviz vermeden öldüğünü belirten el-Şerif, son duasında, “Kanımı halkım ve ailem için özgürlük yolunu aydınlatan bir nur kıl” niyazında bulundu.
“Gazze’yi ve Dualarınızı Unutmayın”
Vasiyetini “Gazze’yi unutmayın… Dualarınızda beni unutmayın” sözleriyle tamamlayan Enes el-Şerif, ölümünün ardından Filistin direnişinin sembol isimlerinden biri hâline geldi.















