Tebrikler Recai Külyutmaz ve Necdet Uzun

Tam da “Yerel Basın Ulusalcıların Kurtarılmış Bölgesi mi?” diye sorduğumuz sırada Denge Gazetesi’nde bir yazar dikkatimizi çekti bu gün..

Tarih - 17-01-2012 16:05

Tebrikler Recai Külyutmaz ve Necdet Uzun
Yakın Takip Merkezi’nin yazarı Recai Külyutmaz, özellikle Samsun basınında 19 Mayıs kutlamaları ile ilgili kopartılan yaygaraya farklı bir bakış getirmiş.. Farklı derken toplamdan farklı ve isabetli bir bakış..

Ne diyor bakalım;

“Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer’in yayınladığı bir genelgeyle 19 Mayıs törenlerinin stadlar yerine okullarda kutlanması talimatı ülkede ve ilimizde haberlerin ve köşe yazarlarının ana gündem maddesi olmaya devam ediyor. Şeriat getireni mi ararsın,  Cumhuriyeti kaldıranı mı, Zafer Bayramlarını da iptal ettirirler diyeni mi?..

GENELGENİN İÇERİĞİN BİLMEDEN YAZIYORLAR

Bir defa bayramını iptal edildiği falan yok. Aksine sadece birkaç okulun öğrencisinin katıldığı ve tören yapılan stadların, tribünlerinin boş olduğu tören anlayışı yerine artık bundan böyle yurttaki tüm okullarda bu bayram doyasıya İKİ GÜN kutlanacak..

Ve her şeyden önemlisi 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı şehrin öteki bir köşesinde sadece törende görevli olanların ya da onları izlemeye gelen ailelilerin kendi aralarında yaptığı törenden öteye tüm okullarda ve okul çevrelerinde yani yurdun dört bir köşesinde coşkuyla kutlanacak.

Peki, bundan neden rahatsız olurlar? Bu da bilinmez.

STADLARA GİTMEYENLERİN YAYGARASI

Bilinen şudur ki; bu rahatsız olanların çoğunun çocukları bu törenlerde yoktur. Çünkü onların çocuklarının okullarından geri kalmaları, sınavlarında başarısız olmaları anlamına gelecektir.
Başka...

Bu tören günlerinde bayram alanlarında bulunmaları gerektiği halde o günleri bayram yerine tatil olarak geçirenlerin de işine gelmez.

Çünkü törenler okullarda olunca o günleri tatil günleri haline getirenler de bir yerlere kaçamayacaklar.

Başka…

Size en basitinden bir soru daha?

Bu yaygaraları koparanların çoğunun çocukları törenlerde görev almış mıdır?

Kendileri 19 Mayıs töreni için stada gitmişler midir?

Efendim ben gittim diyorsalar ‘Halep ordaysa arşın buradadır.”

İşte bu, törenler kaldırılmıyor, Cumhurbaşkanı’nın ifadesiyle ‘zamanın ruhuna uygun hale getiriliyor’ Anlayın artık..

Haber’den Necdet Uzun’un yazısı dikkat çekici nitelikte ve olgunluktaydı bu gün..

Uzun, Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezi'nce yapılan açıklama ile girmiş yazısına ve bu açıklamadan çok güzel bir tespit çıkararak devam etmiş, “19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı'nın Samsun'da daha büyük bir coşkuyla ve adeta bir festival havasında kutlanmasının mümkün olabileceğinin işaretini aldım” diyor..

Ve devam ediyor;

“O açıklamadan bir bölümü paylaşalım ve mümkünse; sözcüklere dikkat edelim:  "23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı; 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı;  30 Ağustos Zafer Bayramı törenlerinin daha çok ithaf edilen kitlelerce, buna karşılık 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nın ise, daha geniş kitlelerin katılımıyla, bugünkünden daha kapsamlı ve görkemli törenlerle kutlanmasıdır. Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Prof. Dr. Mustafa İsen'in başkanlığında yapılan ilk toplantıda, Cumhuriyet Bayramı dışında kalan milli bayramların kaldırılması söz konusu edilmemiş, tersine bu milli günlerin ruhuna uygun bir şekilde, coşkuyla ve geniş katılımla kutlanması doğrultusunda görüşler dile getirilmiştir."

Ve uzun, daha çok ithaf edilen kitlelerce  ifadesine dikkatimizi  çekerek soruyor; “Yıllarca "19 Mayıs, Samsun'da devlet protokolünün katılımıyla kutlanmalı" diye yazmadık mı?”
Madem "ithaf ettiği kitleler" söz konusu, bu saydığım gerekçelerle,19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı'nın Cumhurbaşkanı'nın da katıldığı devlet protokolü ile kutlama merkezi, neden Samsun olmasın?..”

Anlamadan, dinlemeden; Vatan Millet Sakarya!, Laiklik elden gidiyor!, Cumhuriyetimiz Tehlikede!.. yaygaraları kopartanlar, cevap verin bakalım…

Bu gün bu meseleye Osman Kara da temas etmiş. Kara, bayramların kutlama yöntemlerinin eleştirilebileceğini ama halktan koparılamayacağını söylüyor.. “Noksanlıkları varsa tamamlayalım, yanlışları varsa düzeltelim” diyerek kısmen olumlu bir yaklaşım ortaya koyuyor..

Ne var ki,

Denge’den Kemal Bodur bildik veryansınlarla kaleme aldığı köşesine Can Yücel ile tatlı bir giriş yapmış olmasına rağmen nasıl da gaza geldiğini kendisi bile anlamadan, bizlere bilmediğimizi varsayarak destansı tarihimizi yeniden anlatmaktan, öğretmekten kendini alamamış.. Üstelik “Ne yapıyorsun abi, sakin ol” desek bile anlayamayacak kadar hınç, öfke ve hiddetle bitirmiş yazısını, “Allah’tan korkmaz, kuldan utanmazlar!”

Halk’tan Alaattin Cebeci, nerede o eski cumhurbaşkanları muhabbetiyle başladığı yazısını, asker olmanın verdiği donanımla devam ettiriyor.. Cebeci, komuta kademesini direnç göstermemekle suçladığı yazısını; AK Parti, Cumhurbaşkanı ve Fethullah Hoca’ya nefretini gizlemeden sona erdirmiş..

Halk’tan bir başka yazarımız Tekin Akın ile Arena’dan Nusret Sağlam da ‘mustahkem mevzi’lerini korumak için kalemlerini silah olarak kullanmaya devam ettiriyorlar.. Neye karşı çıktıkları belli de gündemin neresine düştükleri belli değil.. Tam gaz devam ediyorlar; anlamaya, anlamlandırmaya hiç niyetleri yok.. Ve Sağlam, yazısını iddialı bir cümleyle bitiriyor; “19 Mayıs 2012 tarihine kadar bu özel günün bizim için önemini, her gün yazmaya devam edeceğim”.. Stop..

Kolay gelsin..
Neler Söylendi?
DİĞER HABERLER
Tekerlekli Sandalye Tarihçesi

Tekerlekli Sandalye Tarihçesi

12-04-2023 - Tarih

Millî Mücadelenin Yerel Tarihleri Projesi Batı Anadolu’da

Millî Mücadelenin Yerel Tarihleri Projesi Batı Anadolu’da

25-10-2022 - Tarih

  • eşya depolama
  • ahsap mobilya Turkey Hair Transplant Packages ts3 satın al Anlaşmalı Boşanma Davası FUE iptv bayilik Eşya depolama iptv bayilik