Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu temaslarının ardından New York’taki Türkevi’nde Türk basın mensuplarıyla bir araya gelerek gündemi değerlendirdi. 130’u aşkın devlet ve hükümet başkanının katıldığı zirvede "Güveni Yeniden İnşa Etmek, Dönüşümü Yönetmek" teması kapsamında kapsamlı temaslarda bulunduklarını belirten Erdoğan, "Biz dün kurulmuş bir devlet değiliz, tahriklere gelmeyecek, tuzağa düşmeyecek kadar tecrübeli bir devletiz" vurgusunda bulundu.
"190’dan fazla ülkenin iradesi 5 ülkenin vetosuna hapsedilemez"
BM kürsüsünden yıllardır dile getirdiği "Dünya beşten büyüktür" ilkesinin arkasında durmayı sürdürdüklerini kaydeden Erdoğan, mevcut yapının sürdürülemez olduğunu belirtti:
Veto yetkisi kaldırılmalı: "190'dan fazla ülkenin iradesinin 5 ülkenin vetosuyla sınırlandırıldığı bu adaletsiz yapının küresel barışı koruması mümkün değildir. Genel Kurul güçlü ve etkin kılınmalı, veto yetkisi kaldırılmalıdır."
Tarihin doğru tarafındayız: "BM Genel Kurulu kürsüsüne ilk çıktığımızda ne söylüyorsak bugün de aynı yerdeyiz. Eğer o günlerde söylediklerimize kulak verilseydi Suriye, Ukrayna ve Gazze’deki bu acılar yaşanmazdı."
Hürmüz Boğazı ve Tahıl Koridoru mesajı: "Yeni cepheler değil, diplomasi kanalları açılmalı"
Bölgesel gerilim hatlarına değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiğinin kesilmesine ve Karadeniz’in çatışma alanına dönüştürülmesine karşı çıktıklarını söyledi:
Hürmüz Boğazı: "Hürmüz'ün kapatılmasına karşıyız; seyrüsefer serbestisi küresel enerji ve ticaret için korunmalıdır. Yeni cepheler değil, müzakere kanalları açılmalıdır."
Karadeniz Tahıl Girişimi: "Karadeniz bu savaşın bir cephesi olmamalıdır. Tahıl koridorunu yeniden canlandırmak adına diplomatik adımlarımızı hızlandırdık. Zelenskiy ile de görüştüm, kendisinden aldığım yanıt olumlu."
F-35 ve KAAN süreci: "Geri adım atmayacağız"
ABD Başkanı Donald Trump ile hem Körfez marjında hem de ikili düzeyde verimli görüşmeler yaptıklarını ifade eden Erdoğan, savunma sanayiine ilişkin yol haritasını paylaştı:
"Sayın Trump, Türkiye’nin F-35 programına dönüşü konusunda olumlu bir irade ortaya koydu. Artık bu iradenin somut adımlara dönüşmesini bekliyoruz. Ancak bizim için asıl olan yerli ve milli savunma sanayiimizdir. Başta KAAN olmak üzere kendi muharip uçağımızı, hava savunma sistemlerimizi üretmekte kararlıyız. Birleşik Krallık ile de Eurofighter konusundaki çalışmalarımız devam ediyor."
Sermaye piyasasındaki fon krizi: "Hesap sorulacak, sistem güvende"
Borsada belirli fonlar üzerinden yürütülen adli ve idari soruşturmalara da değinen Erdoğan, piyasaya güven aşıladı:
"Sermaye piyasalarının sınırlı bir alanında, belli sayıda fonda ortaya çıkan bir meseledir. Ne finansal sistemimize ne de Türkiye ekonomisine yönelik bir risk söz konusu değildir. Yargımız soruşturmayı titizlikle yürütüyor, gözaltı ve tutuklamalar var. Sorumluluğu olan kim varsa hukuk önünde hesap verecektir. Kimsenin selden kütük kapma yarışına girmesine ya da insanımızı tedirgin etmesine izin vermeyiz."
Antalya'da 100 bin katılımcılı COP31 zirvesi
İklim krizine karşı atılan adımlara da dikkat çeken Erdoğan, 9-20 Kasım tarihlerinde Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı'na (COP31) Antalya’nın ev sahipliği yapacağını ve dünya genelinden 100 bin katılımcının Türkiye'de ağırlanacağını duyurdu. Erdoğan, Emine Erdoğan öncülüğünde küresel bir markaya dönüşen Sıfır Atık Hareketi ile gıda israfını önleme projelerinin uluslararası toplumda takdir topladığını sözlerine ekledi.















