Üç Beş …
Türkiye Genelinde tamamı üç yaş üstü olmak üzere 3 milyara yakın fidan ve ağaç diken bir hükümeti üç beş ağaç söktü diye çevre düşmanı olarak ilan etmeye çalışanların masum birer eylemci olmadıkları belli olmuyor mu?
İstihbaratın yapmış olduğu araştırmalar sonucunda eylemcilerin içinde dış güçlere ait yaklaşık 250 yabancı ülke istihbarat örgütü elamanlarının cirit atıyor olması ve yabancı yayın kuruluşlarının aynı günde tek bir ağızdan çıkmış gibi bir anda servis ettikleri “TÜRK BAHARI” manşetlerinden yapılanın masum birer eylem olmadığı belli olmuyor mu…
İsmini bile ağzıma almak istemediğim bir kanal spikerinin mikrofonunu açık unutmasıyla “keşke birkaç ölüm olsa…” dediğini, eylemcilerin içinde yüzleri maskeli silahlı ve kaleşnikoflu kişilerin gezdiğini gören veya okuyanlar bu karışıklığın basit bir hak arama eylemden ibaret olmadığını anlamıyorlar mı…
Müslümanların ibadet mekanı olan, başka din mensuplarının bile saygı gösterip edebiyle girdikleri bir yere ayakkabılarıyla girip içeride sigara ve alkol içenlerin, camiyi çöplüğe çevirip çekip gidenlerin masum birer eylemci olmadıklarını anlamıyorlar mı…
İçişleri Bakanımızın açıkladığı 280 dükkanın ve işyerin, 207 özel araçın, 103 polis aracının, 6 kamu binasının, 11 AK Parti hizmet binasının, bir konut ve bir polis merkezinin, parçalanan durak , ankesörlü telefon, yön levhası ve sökülen trafik ışığı sayılarının belli bile olmadığı bir ortamın masum bir eylem olmadığı anlaşılmıyor mu…
Taksim olaylarını masum bir eylem gibi göstermeye çalışanların sandıkta yenmeyi beceremedikleri siyasi iradeyi, ülkede kaos ve kargaşa ile yenmeyi hayal edenler acaba planlarının asla tutmayacağını anlamıyorlar mı…
Sonuç olarak bu olayların masum olmadığını herkes gördü ve kandırıldığını, aldatıldığını ve belli çevreler tarafından kullanıldığını anlayarak eylemlerden kendilerini çekti…
Köşe Yazıları
- 09-06-2013 08:59
Türkiye Genelinde tamamı üç yaş üstü olmak üzere 3 milyara yakın fidan ve ağaç diken bir hükümeti üç beş ağaç söktü diye çevre düşmanı olarak ilan etmeye çalışanların masum birer eylemci olmadıkları belli olmuyor mu?
İstihbaratın yapmış olduğu araştırmalar sonucunda eylemcilerin içinde dış güçlere ait yaklaşık 250 yabancı ülke istihbarat örgütü elamanlarının cirit atıyor olması ve yabancı yayın kuruluşlarının aynı günde tek bir ağızdan çıkmış gibi bir anda servis ettikleri “TÜRK BAHARI” manşetlerinden yapılanın masum birer eylem olmadığı belli olmuyor mu…
İsmini bile ağzıma almak istemediğim bir kanal spikerinin mikrofonunu açık unutmasıyla “keşke birkaç ölüm olsa…” dediğini, eylemcilerin içinde yüzleri maskeli silahlı ve kaleşnikoflu kişilerin gezdiğini gören veya okuyanlar bu karışıklığın basit bir hak arama eylemden ibaret olmadığını anlamıyorlar mı…
Müslümanların ibadet mekanı olan, başka din mensuplarının bile saygı gösterip edebiyle girdikleri bir yere ayakkabılarıyla girip içeride sigara ve alkol içenlerin, camiyi çöplüğe çevirip çekip gidenlerin masum birer eylemci olmadıklarını anlamıyorlar mı…
İçişleri Bakanımızın açıkladığı 280 dükkanın ve işyerin, 207 özel araçın, 103 polis aracının, 6 kamu binasının, 11 AK Parti hizmet binasının, bir konut ve bir polis merkezinin, parçalanan durak , ankesörlü telefon, yön levhası ve sökülen trafik ışığı sayılarının belli bile olmadığı bir ortamın masum bir eylem olmadığı anlaşılmıyor mu…
Taksim olaylarını masum bir eylem gibi göstermeye çalışanların sandıkta yenmeyi beceremedikleri siyasi iradeyi, ülkede kaos ve kargaşa ile yenmeyi hayal edenler acaba planlarının asla tutmayacağını anlamıyorlar mı…
Sonuç olarak bu olayların masum olmadığını herkes gördü ve kandırıldığını, aldatıldığını ve belli çevreler tarafından kullanıldığını anlayarak eylemlerden kendilerini çekti…