Umut Ülke Olmak
Savaş boyaları sürünmeye başlayan liderlere insanlık adına dur demek için, yeni katliamlar, cinayetler, tecavüzler, yeni yetimler olmasını engellemek için, tamamen çaresiz kalmış insanların gözlerinin içinde yeşeren umut ışıklarının sönmemesi için Umut Ülke Türkiye asla bir savaşa girmemelidir
Köşe Yazıları
- 27-11-2015 10:58
Savaş boyaları sürünmeye başlayan liderlere insanlık adına dur demek için, yeni katliamlar, cinayetler, tecavüzler, yeni yetimler olmasını engellemek için, tamamen çaresiz kalmış insanların gözlerinin içinde yeşeren umut ışıklarının sönmemesi için Umut Ülke Türkiye asla bir savaşa girmemelidir.
2004 yılında Kuzey Osetya'nın Beslan Kasabasında Okulu basıp öğrencileri rehin alan teröristleri öldürmek adına büyük çoğunluğu öğrenci olan 330 kişinin öldürülmesine sebep olan Putin kural tanımaz bir diktatördür. Ukrayna'ya-Kırım, Gürcistan'a-Osetya nasıl bela edilmişse, şu an itibarı ile bizim de açık yaralarımızı kollamamız gerekiyor. Sıcak savaş olmasa bile. Soğuk savaş başımızı çok ağrıtacak gibi görünüyor. Putin iflah olmaz bir kindardır ve kesinlikle çok zekidir. Kuyruk acısını unutmayacağına eminim.
İran Şia'sının da Rus Jetinin düşürülmesi fırsatını kaçırmamak için yaptığı ortalığı kızıştıran açıklamaları ile sıcak veya soğuk bir savaş durumunda taraflarını da açıklamış olması, tarihi rakibimizin PKK’yı ve Ermeni örgütlerini destekleyerek kullanılabileceği gerçeğini ortaya çıkarıyor. Bunun yanında Suriye’ye konuşlanmış bu ülkelerin güçleri de cephe genişlemesine sebep olacak kadar büyük bir kıskacın içine bizi almış görünüyorlar. Boğazları kullanamayacak olması Rusların Akdeniz’e gönderdiği savaş gemisini yalnız bırakabilecek gibi görünüyor ama Akdeniz’de Rus varlığı da bir gerçek olarak önümüzde duruyor görünüyor. Sözde Lazkiye limanının güvenliği için yola çıkan bu Rus gemisinin içine dahi bakamayan bir Boğazlar Sözleşmesi dayatmasının elimizi kolumuzu nasıl bağladığını da görmüş oluyoruz bu arada. İçimizdeki Boğaz İstanbul projesine karşı çıkan vatan hainlerinin neye karşı çıktıklarını anlamaları için daha ne lazım gelir bilemiyorum. Tarihi sürece baktığımız zaman NATO ülkelerinin müdahale veya sözde yardım ettiği ülkelerin topraklarında savaşlar gerçekleşmiştir. Kore savaşında olduğu gibi. Bu da olası bir sıcak savaşın ülkemiz üzerinde gerçekleşmesi gibi bir felakete dönüşeceğini gösteri ki savaşın sonunda kazansak bile topraklarımız, şehirlerimiz ve insanlarımız mahvolur. ( Allah Korusun) Kötü bir tablo çizdiğimi düşünen olabilir ama görünen köy budur. Diğer taraftan savaşın insani anlamda kazanını olmamıştır asla da olmaz.
Herkes bilmeli ki; Biz büyük bir savaşa hazır değiliz. Savaşlar sloganlarla kazanılmıyor. Yıllardır uyutulmuş çağın dışında kalmış silahlarla ordusunu Avrupa ülkelerinin silah hurdalığı haline getirmiş yönetimlerin bunda çok büyük günahı var. Elin eşeğine binen çabuk iner. Milli silahlarımız büyük bir savaşı karşılayacak duruma gelmiş gibi de görünmüyor.
İnsanlığın uzun yıllarının kaybedilmesine sebep olmasından dolayı her zaman savaşın- terörün ve anarşizmin karşısında olduğumu belirtmek istiyorum. İHH Yetim Dayanışma Günleri kapsamında gittiğim ülkelerde kamplarda ve yetimhanelerde gördüğüm, gözlerine baktığım ve buz gibi ellerini tuttuğum çocuklar geliyor aklıma. Biz savaşın çocuklarının çoğalmasını istemiyoruz. Bu çocuklara uzanacak umut elleri Türkiye’de büyüyüp yeşerdi meyvelerini vermeye başladı. İyiliklerimizi büyütmekten başka çaremiz de yok. Umutsuz coğrafyalara muhakkak ekmek-aş ile birlikte umut götürüyoruz. Yarınlarda teknolojiler de götüreceğiz. Şimdilerde eğitimlerini sürdüren ümmet evlatları ülkelerini kurtarmak için ülkemizde gayretle çalışıyorlar. Ümmetin ayağa kalkıp şahlanacağı günlerin arifesinde bölgemizde oynanan oyunlara alet olmamak için muhakkak sonuna kadar barışı savunmalıyız
Süreç herkes için zor geçecek ama bizim için ve ümmet coğrafyası için daha zor olacak. Çünkü başı belaya girmiş bir Türkiye ümmete değil kendi içine döneceği için, toparlamaya çalıştığı ümmetin kıyıda köşede kalmış evlatlarına dokunan el de çekilmiş olacak. Türkiye sadece Türkiye'de yaşayanların değildir. Arakan, Patani, Bangsa Moro, başta olmak üzere Uzak Asya'nın mazlumları. Doğu Türkistan gibi Orta Asya'nın evlatları, Afganistan, Pakistan gibi mazlum halkların, kıyımızda devam eden savaşın çocukları Bilad-Şam'ın evlatlarının, Afrika çöllerinde susuz kalan siyah insanların, Ekvator ülkesine kadar Yetimlerin gözlerini diktiği bir UMUT ÜLKEDİR. Ümmetin umudunu tüketmeyin.