https://www.akasyam.com/files/uploads/user/f59937e10eb122196410ba86fe6a1353-438a54b6394854bb9b9a.jpeg
Ömer Naci Yılmaz

Ateş Sazlığı Yakınca

11-04-2026 17:46

“Ateş sazlığa düşünce kuruyu da yaşı da yakar. Bu komşuluktan dolayı pek çok yaş da kuru da yanmış olur.” (Nizamülmülk)[1]

 

Tarihin tozlu raflarından süzülüp gelen bu kadim ikaz, bugün Ortadoğu’nun semalarında patlayan bombaların, feryat eden çocukların ve ateşe verilen coğrafyaların tam ortasında yankılanıyor. Büyük Selçuklu Devleti’nin veziri Nizamülmülk, Siyasetname’sinde devleti ve toplumu bekleyen tehlikeleri anlatırken yangının sınır tanımayan doğasına işaret etmişti. Bugün o ateş, küresel şer odaklarının eliyle İslam coğrafyasının kalbine, Mezopotamya’nın bereketli topraklarına ve bölgenin kadim devletlerinden biri olan İran’ın sınırlarına kadar dayandı. Ateş sadece düştüğü yeri yakmakla kalmıyor; ABD’nin lojistik desteği ve katil İsrail’in barbarca saldırganlığıyla tüm bölgeyi içine alacak devasa bir sazlık yangınına dönüştürülmek isteniyor. Bu yangın öyle bir felaket ki sadece “suçlu” ilan edilenleri değil, o sazlıktaki her canlıyı, her masumu, her komşuyu, yani kurunun yanında yaşı da yakıp kül etmeyi amaçlıyor.

İsrail denilen terör şebekesi, on yıllardır süregelen işgalci zihniyetini bugün artık bir soykırım makinesine dönüştürmüş durumdadır. Gazze’de akıttığı kanla doymayan, Lübnan’ı ateş çemberine alan bu katil sürüsü, şimdi de bölgesel bir savaşın fitilini ateşlemek adına İran’a saldırarak pervasızlığın zirvesine çıkmıştır. Ancak bu saldırıların arkasındaki asıl gücü, okyanus ötesinden silah sevkiyatı yapan, Birleşmiş Milletler’de veto hakkını zulmün kalkanı olarak kullanan ABD’yi görmeden bu yangını anlamak mümkün değildir. Batı’nın “demokrasi” ve “insan hakları” maskesi, Ortadoğu’nun çocukları katledilirken tamamen düşmüştür. Artık karşımızda sadece bir devlet değil, uluslararası hukuku ayaklar altına alan, kutsalları çiğneyen ve insanlık onurunu hedef alan organize bir kötülük vardır. Bu kötülük, İran’a saldırarak aslında bölgedeki tüm dengeleri altüst etmeyi ve İslam dünyasını birbirine kırdırarak kendi hegemonyasını ilan etmeyi hedeflemektedir.

Yangın sazlığa düştüğünde herkesin bir köşeye çekilip kendi evinin yanmamasını beklemesi bir yanılgıdır. Nizamülmülk’ün dediği gibi, komşuluk bağı öyle bir bağdır ki yandaki ev tutuştuğunda senin çatının serin kalması imkansızdır. İşte bu gerçeği dünyada en iyi anlayan ve bu yangını söndürmek için canını dişine takan tek bir lider, tek bir ülke vardır: Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki Türkiye Cumhuriyeti. Türkiye, bu kaotik ortamda sadece kendi sınırlarını korumakla yetinmiyor; aynı zamanda bölgedeki tüm mazlumların sesi, tüm komşuların sığınağı ve yangını durduracak olan o kutlu barajın adresi oluyor. Başkan Erdoğan: “Dünya beşten büyüktür.” diyerek başladığı adalet yürüyüşünde, bugün İsrail’in saldırganlığına karşı duran en gür ses, en net tavır ve en kararlı duruştur.

Türkiye’nin mücadelesi sadece askeri veya siyasi bir hamle değildir. Bu bir vicdan mücadelesidir. Ortadoğu’da taşlar yerinden oynatılmak istenirken, haritalar yeniden kanla çizilmeye çalışılırken, Reis’in diplomasi trafiği ve sahadaki dik duruşu, ateşin daha fazla yayılmasına en büyük engeldir. Biz biliyoruz ki eğer Türkiye bu iradeyi ortaya koymasaydı bugün “yaş” olan masumların “kuru” olan zalimlerle beraber kül olup gitmesi çoktan gerçekleşmişti. Türkiye, yangın yerine su taşıyan karınca misali değil, o yangını bizzat söndürecek olan devasa bir iradeyle meydandadır. İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını lanetlemek sadece bir tepki değil, bir insanlık görevidir. Çünkü bu saldırılar, bölge barışına sıkılan bir kurşundur ve bu kurşunun hedefinde sadece İran değil, tüm bölge halkları vardır.

Katil İsrail ve onun hamisi ABD, bu coğrafyayı bir “terör laboratuvarı” olarak kullanmak istiyor. İnsanları yerinden ederek, devletleri istikrarsızlaştırarak ve kutsal mekânları taciz ederek amaçlarına ulaşacaklarını sanıyorlar. Ancak unuttukları bir şey var. Bu toprakların bir sahibi, bu ümmetin bir hafızası ve bu mazlumların bir duası vardır. Nizamülmülk’ün uyarısı kulağımıza küpedir. Kurunun yanında yaşın yanmasına izin vermemek için ateşin daha başlangıçta söndürülmesi şarttır. Türkiye’nin İran ve İsrail arasındaki gerilimde itidali tavsiye etmesi, ancak İsrail’in saldırganlığını en sert dille telin etmesi, bu stratejik dehanın ve vicdani sorumluluğun bir yansımasıdır. Biz ne İran’ın bu kaosa sürüklenmesine göz yumarız ne de İsrail’in bölgesel bir diktatörlük kurma çabasına sessiz kalırız.

İran’a yapılan saldırı, aslında tüm bölge devletlerinin egemenlik haklarına yapılmış bir saldırıdır. Bugün susanlar, yarın sıranın kendilerine gelmeyeceğini mi sanıyorlar? Ateş sazlığa düşmüştür ve rüzgâr oldukça sert esmektedir. Bu rüzgârı kesecek olan, Müslümanların birliği ve Türkiye’nin liderliğindeki o sağlam duruştur. Başkan Erdoğan, her platformda bu birliğin önemini vurgularken aslında tüm dünyaya şu mesajı veriyor: “Bu sazlık bizim, bu ağaçlar bizim, bu canlar bizim. Sizin yakmanıza izin vermeyeceğiz.” Türkiye, Gazze’de olduğu gibi, Lübnan’da olduğu gibi, bugün de bölgedeki her haksızlığın karşısında elif gibi dimdik durmaktadır.

Sosyal medyadaki trollerin, Batı uşaklarının veya içimizdeki vizyonsuzların Türkiye’nin bu mücadelesini küçümsemeye çalışması nafiledir. Tarih, yangın varken kaçanları değil, o yangını söndürmek için gövdesini ateşe atanları yazacaktır. Bugün Erdoğan’ın yürüttüğü diplomasi, sadece Türkiye’nin değil, tüm İslam dünyasının ve hatta insanlığın onurunu kurtarma operasyonudur. İsrail’in kalleşçe saldırıları karşısında geri adım atmayan, “Hamas bir terör örgütü değil, mücahitler grubudur.” diyebilecek kadar cesur olan bu liderlik, bugün İran’a yapılan saldırıyı da aynı netlikle lanetlemektedir. Çünkü mesele İran veya başka bir devlet meselesi değil; mesele, zalimin karşısında mazlumun hukukunu koruma meselesidir.

Ortadoğu’yu kan gölüne çevirenler şunu iyi bilsin ki bu ateş bir gün gelir sizin kendi evinizi de yakar. Siz “yaşları” yaktıkça o yaşların gözyaşlarında boğulacaksınız. Siz kuruları yaktıkça o küllerden yeni bir uyanış doğacaktır. Türkiye, bu uyanışın öncüsü ve garantörüdür. Bizim duruşumuz nettir: İşgalciye işgalci, katile katil, teröriste terörist deriz. ABD’nin bölgedeki kirli emellerine taşeronluk yapan İsrail’in İran hamlesi, onların sonunun başlangıcı olacaktır. Zulüm ebedi olamaz. Hele ki başında insanlığın iyiliğine talip olanların, insanca yaşama davası güdenlerin olduğu bir coğrafyada, bu barbarlık eninde sonunda püskürtülecektir.

Nizamülmülk’ün uyarısını bir kez daha hatırlayalım: Kuruyu da yaşı da yakan o ateşin komşuluğundan kaçmak değil, o ateşi kaynağında kurutmak gerekir. Türkiye bugün bunu yapıyor. S-400 hava savunma sistemlerinden, gök vatanın çelik kanatları olan KAAN ve HÜRJET uçaklarımıza; dünyada savaş konseptini değiştiren TB2, AKINCI ve ANKA gibi insansız hava araçlarımızdan, semalarımızda fırtınalar estiren GÖKBEY ve ATAK helikopterlerimize; mavi vatanın yılmaz bekçileri olan TCG Anadolu ve milli gemilerimize kadar her alanda Savunma Sanayimizi geliştirmeye çalışıyoruz. Türkiye, sadece Savunma Sanayisindeki bu devasa hamleleriyle değil, aynı zamanda masadaki feraseti ve sahadaki cesaretiyle bölgedeki kaos planlarını bozuyor. Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye, bu sazlığın yanmasına, yaşların solmasına müsaade etmeyecektir. Bizler de kalemimizle, sesimizle ve duruşumuzla bu hakikatin yanında saf tutmaya devam edeceğiz. Katil İsrail’i ve destekçilerini lanetliyor, adaletin ve barışın hâkim olduğu bir dünya için mücadele eden ülkemizin ve liderimizin arkasında saf tutuyoruz.

Reis’in liderliğinde, Türkiye bu sazlığın yanmasına, yaşların solmasına müsaade etmeyecektir. Gelecek, geçmişten hayırlı olacak; ancak bu, bizlerin o ateşi söndürme iradesiyle mümkün olacaktır.

Son söz olarak sözümüzü esirgemiyoruz: Zalim için yaşasın cehennem, mazlum için yaşasın Türkiye’nin ve Reis’in büyük mücadelesi!

 

 

 

 

[1] Nizamülmülk, SİYASETNÂME, Türkçesi: Nurettin Bayburtlugil, s.25

Neler Söylendi?
  • eşya depolama
  • ahsap mobilya Turkey Hair Transplant Packages ts3 satın al Anlaşmalı Boşanma Davası FUE iptv bayilik Eşya depolama iptv bayilik