Görüntü İmparatorluğu
Göstermenin her şey olduğu günleri idrak ediyoruz. Görüntü fetişizmi narsist bir cemiyet inşa ediyor. Bunların aparatları da çok. Youtube, facebook, instagram, X vb. Bunların elemanı olan kitleleri de görüyoruz. Yalan dolan, görüntü izleme, tecessüs her şey bunlarda. Bunlar tam bir video aygıtı tipler. Bunlar inşa edilmiş sentetik bireylerdir. Şimdi de fenomen patlaması yaşıyoruz. Fenomen de bu vahşi âlemin elemanıdır. Batının icat edittiği tüm kirli işler bunlarda. Bu görüntü dünyasında insan kalmak da mesele. Bunu başarmak zorundayız.
Bakalım şimdi, fenomen kimdir? Fenomen, görgüsüz yaşamların ortaya çıkardığı bir yapay görüntü elemanıdır. Korsan yaşar, vergi vermez, kara para aklar, tüm yasadışı yapımlarını görüntüsüyle kapatır. Bunlar okumuş da elemanlardır. Doktor, esnaf, işçi, memur vb. meslek gruplarından oluşurlar. Ne iş yaparlar? Yaptıkları bir iş de yok. Sade kitleleri uyuturlar. Tüm bunları izleyen bir fetiş kitle de var. Aslında eğitilmesi gereken, azgın bir azınlık. Çünkü buralardan aldıkları tecessüs kokan dedikoduları yaymak da bunlara düşer. Mesela, ölmeyen adamı sözde öldüren de bu uyutulmuş kitledir.
Fenomenler, kara para aklama aracı olan medyatik unsurlardır. Ana üstleri de yurtdışındadır. Bunlar, İnternetin ürettiği ve yaydığı kara kafalılardır. Tüm yaşamaları korsan ve yasadışıdır. Bahis, kumar, sahte yayınlar, telifsiz yaşam, korsan maç yayınları bunların günlük işleridir. Niçin bu kadar görünür oldular? Diziler sayesinde. Kısa yoldan zengin olma, evden kaçan kız muhabbeti, fantastik yaşam, aileyi çöpe atma kafası bunlara ortam yaratmıştır. Yani popüler kültürün vazgeçilmez sonuçları bunlardır.
Müzik, edebiyat, din, dil, tarih, politik alanların da fenomenleri vardır! Yardım parası toplayan fenomen olur mu, olur. Dini konuşmalardan hoca fenomeni üretilir mi, üretilir. Tüm bunları yaşıyoruz. Umreye kurayla adam götüren fenomenler mevcuttur. Sadece direk dansıyla fenomen olan görgüsüz “avratlar” var! Demek ki neymiş, fenomen görgüsüzlüğün tarihini kurarmış. Devlet bu görgüsüz, cemiyet düşmanı bireyleri cezalandırmalıdır. Namusuyla çalışan asgari ücretlinin suçu ne? Çalışmak mı? Devletin haşin tokatını yiyen fenomenler tek tek cezalandırılmalıdır. Fenomenleri üreten bir medyatik alan da mevcuttur. Tiktok, youtube, sinema, yarışmalar vb. alanlar bunların üreme tarlasıdır. Hiçbir vasfı olmayan sloganik tipler, buralardan neşet etmektedir. Ağdar, Oğuzhan, Candan, Dilan, Dilemsi vb. Bunların en görünür olanlarıdır. Instagram’da suratına tüküreceğiniz, sıçan gülmeli onlarca tip hareket halindedir. Bir grup bedevi kılıklı, okumaz yazmaz da bunlara ücretli yıldızlarla besleme yapmaktadır. Adamların hakaret, sövme, salyalı sümüklü konuşmaları da menüsüdür. Ezoterik adlarla dolaşan bu modern meczuplar, insanları aldatmaya medyatik olarak devam ediyorlar. Takma adlı bu soytarılar; muhtar, aza, üç harfli kelimelerle bile adlandırılabiliyorlar. Devlet başa, kuzgun leşe diyorum.
Fenomenlerin düzgün olanı da mevcuttur. Ders anlatan, belgesel yapan, bilimsel bilgi verenleri de vardır. Kitlelerin bunları takip etmesi hayranlığa yol açar. Araba tamiri, bilgisayar öğretimi,politikyorumları yapanları da mevcuttur. Biz bunları takip etmeliyiz. Hayvan belgeseli yapan ve din, edebiyat sohbetleri verenleri de var. İşin olumlu tarafı burasıdır. Alt kültür buraya yönlendirilmelidir. Tıklama sayısını artıracağım diye şebeklik yapmanın alemi yok. Kitap tanıtan, denizcilik ve havacılık anlatımı yapanlar bile var. Tıklama kaygısı olmayan entelektüel sayfalara daha çok bakmalıyız. İşin çözüm tarafı da burasıdır. Mesela; Mecra,101 Lugat,Gzt,Mavera vb. alanlar güzel yayın yapmaktadır. Ne diyor Safahat’ta Akif: “Feryâdı bırak, kendine gel, çünkü zaman dar…/Uğraş ki: telâfi edecek bunca zarar var. /Feryâd ile kurtulması me’mûl ise haykır! /Yok, yok! Hele azmindeki zincirleri bir kır! / ‘İş bitti… Sebâtın sonu yoktur! ‘deme, yılma. /Ey millet-i merhûme, sakın ye’se kapılma.”
Evet, bu küresel saldırı karşısında yılmak yok. Dün bize ayar çeken emperyallerin bugün de olduğunu unutmadan kendi sosyal mecralarımızı ve kendi düşün ve eğlence alanlarımızı kurmalıyız. Güneşe ıslık çalmakla olmuyor. Tüm bunlardan sonra, fenomen denen tiplerin esiri olmamalıyız. Parayla gülücük vermek de ne yahu? Biz tebessüm kültüründen gelen insanlarız. Kendi milli ve yerli kültürümüzü evrensel dünyayla birleştirilmiş insanların peşinden koşmalıyız. Hederi kılıklı ve bizi rehin alacak soytarıların değil. Kendimizi geliştirmeliyiz. Sağlıklı sosyal medya alanlarında buluşmak dileğiyle, kalın kültürle…
