https://www.akasyam.com/files/uploads/user/-09ac70b9b5.jpeg
Seyfettin BUDAK

Merhametin İnfazı

22-04-2026 14:47

​Kahramanmaraş’ın bağrından yükselen o feryat, sadece bir şehrin sokaklarını değil; insan olmanın onurunu, vicdanın o eski, nostaljik kokusunu ve ruhumuzun henüz kirlenmemiş son köşelerini de yerle bir etti.

Bir öğrenci, on can...

On gelecek, on gülüş, on anne duası. Bu sadece bir haber, bir asayiş vakası ya da bir istatistik değil. Bu, insanlığın kendi "yürek mülkiyetinden" feragat edişinin, duyguyu ve içtenliği bir çöp yığınına fırlatıp atışının kanlı bir vesikasıdır.

​Soruyorum size!

Biz ne ara bu kadar "yabancı" olduk? Ne ara kendi türümüze, kendi evladımıza, kendi geleceğimize karşı bu denli sağırlaştık?

​Bir gece var şimdi önümüzde; karanlıkla sarmalanmış, Kahramanmaraş’ın kış ayazından daha soğuk bir gece. Yıldızlar bile suskun. O gece, yalnızlık bir dost gibi değil, bir cellat gibi oturuyor başucumuzda. On öğrencinin sessizliği, sokaklarda yankılanan bir "sessizlik senfonisine" dönüştü.

İnsan, çoğu zaman yalnızlıkla baş başa kaldığında içindeki sessiz çığlıkları duymaya başlar deriz ya; o on çocuğun çığlığı artık hepimizin içindeki o derin boşlukta yankılanıyor.

​O rüzgârda, kaybedilen hayallerin yankıları dolaşır. Her bir hayal, bir zamanlar parlayan bir yıldızdı; şimdi ise sönmüş, gökyüzünde kaybolmuştur.

Niçin bu kadar yalnızız? Niçin kelimeler, içimizdeki bu devasa boşluğu, bu insanlık kırımını anlatamıyor?

Kahramanmaraş’ta sıkılan her kurşun, aslında modern insanın birbirine olan güvenine, sevgisine ve o kadim "merhamet" duygusuna sıkıldı. Biz, birer birer insanlığımızı kaybederken, geride sadece "yalnız sözler" bıraktık.

​İçimizde bir özlem var; kaybettiğimiz her şeyi, her anı, her gülümsemeyi yeniden yaşamak istiyoruz. Ama zaman, bir hayalet gibi geçip giderken bizden çok şeyi de alıp götürüyor. Varlığın sınırında duruyoruz şimdi. Bir an var, zamanın ve mekânın ötesine geçen bir sessizlikte; varlık ve yokluk arasında ince bir çizgide...

O öğrencinin elindeki o karanlık güç, sadece hayatları bitirmedi; bizim "insan kalabilme" iddiamızı da bitirdi.

​Maddi dünyanın kıyısında, anlam arayışı içinde çırpınan modern insan, her adımında biraz daha yabancılaşıyor. Kendi içindeki boşluğu ve eksikliği görerek dünyadan uzaklaşan ruhlar, artık birer "yabancı" haline geldi. Camus’un o meşhur yabancısı, bugün Maraş’ın bir okul koridorunda, elinde bir silahla karşımıza çıkıyor. Dünya ile bağ kuramayan, sevgiyi tatmamış, onuru yalnızlıkta değil de yıkımda arayan bir gariplik bu.

​Hayat bazen bizi zorlu bir noktaya getirir. Onurlu bir insan, huzurunu kaybetmemek için yalnız kalmayı göze alır. Ama bugünün dünyası, yalnızlığı bir "canavara" dönüştürüyor. İnsanlar kalabalıklar içinde kaybolurken, içlerindeki o "sessiz kahramanı" öldürüp yerine birer nefret objesi yerleştiriyorlar. Oysa onurlu bir yalnızlık, insanın kendi doğrularına sadık kalmasıydı.

Biz ne ara bu "onurlu yalnızlığı", başkalarının canına kastederek dindirilen bir cinnet haline getirdik?

​Yeryüzü, artık bizim için bir tür aşağılık mekân mı oldu?

Gökyüzü, dar bir tavan gibi başımızı mı sarıyor?

Evet, ruhumuz doğal olmayan bir hâlde sıkışıp kaldı. Bu dünyada hissedilen yalnızlık, varoluşun o ağır baskısıdır artık. On öğrencinin kanı toprağa karışırken, biz sosyal medya ekranlarının başında sadece birer "izleyici" olarak kaldık. Duyguyu, içtenliği, "senin acın benim acımdır" diyen o nostaljik samimiyeti teknolojiye ve hıza kurban verdik.

​Sessizlik, bazen en güzel müziktir derler. Ama Maraş’tan gelen bu sessizlik, ruhu tırmalayan, vicdanı kanatan bir çığlık. Bu sessizlikte bir "senfoni" yok; bu sessizlikte insanlığın iflası var. Her gözyaşı bir hikâye anlatır; ama bu on hikâye, sonu gelmeden yırtılıp atılan kitaplar gibi... Biz, içimizdeki bu boşluğu dolduramadığımız sürece, daha çok yabancılaşacağız birbirimize.

​Şimdi oturup sorgulama vaktidir.

Niçin buradayız? Hayatın anlamı nedir?

Ve daha önemlisi: Biz nasıl bu kadar "duygusuz" birer makineye dönüştük?

Bir çocuğun elinin kalem tutması gerekirken, o elin ölümü kusması, hepimizin ortak günahıdır. Toplumun, ailenin, eğitimin ve en çok da kaybolan o "kadim insanlık" mirasının bir iflasıdır bu.

​ Yalnızlık ve gariplik, artık bizim için bir değer kazanmalı. Ama yıkıcı değil, yapıcı bir gurbetin içinde aramalıyız kendimizi. Farklı bir dünyanın adımlarını atmak zorundayız. Aksi takdirde, her gün bir parça daha eksileceğiz. Maraş’ta ölen o on can, aslında bizim kurumuş yüreklerimize sıkılan birer gözyaşı damlası olmalı.

​Eğer bugün bu yazıyı okurken boğazınız düğümlenmiyorsa, eğer o eski nostaljik "insan severlik" damarınız sızlamıyorsa, biliniz ki biz çoktan ölmüşüz. Sadece gömülmeyi bekliyoruz. İnsanlığı, o içtenliği ve yüreği yeniden bulmak için, önce içimizdeki o karanlık yabancıyla yüzleşmeli ve merhameti yeniden tahtına oturtmalıyız.

​Çünkü dünya, çocukların gülüşü bittiğinde, yaşanacak bir yer olmaktan çıkar. Ve o on çocuk, şimdi cennetin en güzel köşesinde, bize "Neden?" diye soruyor.

​Cevabımız var mı?

Neler Söylendi?

DİĞER YAZILARI Limbik Kaostan Kuantum Rezonansa Gölge Operasyonu: Beynimizdeki "Sistem" Fitresi Ve Toplama İnsanların Senfonisi Dağları Kurtaranlar, Evlerini Kaybedenler Cesaretle Yaktığınız Köprüler mi Sizi Kurtarır, Korkuyla Sığındığınız Limanlar mı? Aynada Gördüğünüz Siz misiniz, Yoksa Toplumun Diktiği Bir Kostüm mü? İnsanı İnsan Yapan Nedir? Sahip Oldukları mı, Vazgeçebildikleri mi? İnsanlık yeni bir bayram hikâyesi yazamaz mı? Görünmek mi, var olmak mı? Zalimin Karşısında, Mazlumun Yanında Kayısının Gölgesinde Kayıp Bir Dünya: Mahalle Nereye Kayboldu? Neden Lise Yılları Unutulmaz? Uyanış ve Sürüden Ayrılan Penguen: Yaşamak mı, Sürüklenmek mi? Günah mı, Saygı mı? Korku İle Yaşanan Hayat Gerçekten Bizim mi? İç Pusulan Bozulduğunda Hayat Kime Ait Olur? Tek bir taşla kaç kuş vurulur? Nöronların Sessiz Bilgeliği: Benliğin Ötesinde Bir Yaşam Mümkün mü? Beklentinin Kaygıya Dönüştüğü Yerde Yaşam Felsefesi Sadakat Ölçüsü Kaybolunca İnsan Kalmak Mümkün mü? Beyin Bir Bilgisayar Değilse, Zihin Nasıl Oluşur? “Ah Şu Kaliteli İnsan Rolleriniz Yok mu? Bitiyorum…” İnsan Neden Yaptığı Şeyin Hemen Sonucunu Görmek İster? Ve Neden Aniden Pişman Olur? Sessizliğin Bedeli: Düşünmeyi Unutan İnsan mı Oluyoruz! Neden Doymuyoruz? Neden iyi olan kaybeder! Kaderin Kaldırımında Özgürlüğümüz Ne Kadar? Kolumuzdaki saat zamanı mı gösteriyor yoksa içimizdeki boşluğu mu? Kaderin dili cesaretin çığlığı mı, korkunun fısıltısı mı? Dahilik mi, Delilik mi? Zihnin Sırtında Taşıdığınız Görünmez Yükler Ruhunuzu Nereye Sürüklüyor? Korku İle Yaşanan Hayat Gerçekten Bizim Mi? Ölümün Tesellisi Ölümden sonra dirilişe neden inanayım! Toplama Bir Dünyada Toplama İnsanlarla Yaşamak Başkasının mutluluğu neden içimizi kemirir? İnsan olmanın sınavı burada mı saklı? Phoenix ve Jolie'nin Sessizliğe İsyanı: Gazze'de Çığlık Var, Siz Neden Hâlâ Sessizsiniz? Kırık Dökük Bir Ben Ve Yeniden Başlama Umudu Hikâyelerim Öldü mü? Srebrenitsa'dan Gazze'ye Batı'nın Kan Lekeli Sessizliği Ekranın Gölgesinde Büyüyen Çığlık: Görmek Duyabilmek Midir? Medeniyetler Çatışmasına Doğru mu! Gerçekten Düşündüğünde Kaç Kişi Kalıyor Yanında? Gazze: Haritada Bir Nokta; Vicdanda Bir Kıyamet Kurban Bayramı mı, Kurban İnsanlık mı? Benimle Alay Ettiler, Sonra Ben Oldum Bir Çocuğun Kalbine Bomba Düşerse, İnsanlık Nereye Sığınır? Bir Mahallenin Kalbinde Unutulmuş Çocukluk Hatıraları Beni Neden Kimse Merak Etmiyor! Zamanın Dili Ne Zaman İnsan Uslanacak? Bilinçli Zihnin Engellerinden Nasıl Kurtulabiliriz? Gazze’de ölüm sıradanlaştığında, insanlık nerede duracak? Bilgi Çağında Cehalet: Gerçek Neyi Gösteriyor? Orucun Toplumsal Vicdan Dokunuşu İnsanlık ve İyi-Kötü Arasındaki İnce Çizgi: Aklın Rolü Geçmiş mi Gelecek mi! Yangın, İhmal ve Güvenlik: Bolu’daki Olaydan Çıkarılacak Dersler Anlam Krizi: İnsan Ne İçin Yaşıyor? Evrimsel Ahlak mı? İlahi Ahlak mı? İnsanlık Nerede Duruyor? Sosyal Medya ve İnsan İlişkileri Üzerindeki Derin Etkiler Geleceği Şekillendiren Z Kuşağı: Dijitalleşen Dünyada Kimlik ve Değerler Yapay Zekâ İle İnsan Beyni Arasındaki İnce Çizgi Z Kuşağı İle Neden Kuşak Çatışması Yaşanır? Amaçsız Mutluluk Mu Mutlu Amaç Mı? Güçlü toplum için reform şart mıdır?-2 Güçlü Toplum İçin Değişim ve Süreklilik Şart Mıdır?-1 İnsanlar Eşit Midir? Alışkanlıklarımızın Sınırı Nereye Kadar Olmalı! Varlık özgürlüğü kısıtlar mı İyi bir Toplum Olmanın Sistem Şartı-2 Gelenek Bir İnanç Mıdır! Bir Eylemin Ahlaki Değerini Belirleyen Şey Nedir? Akıl İyi ve Kötüyü Ayırarak Mı İşler? Akıl Mı Fikir Mi Karışır? Akıl ve Sağduyu İle Adalet Erdemi Ahlakın kaynağı evrimsel süreç midir? İnsandaki Doğal Ahlaki İlke Kanıtlanabilir Mi? Tükenmişlik Hissini Yaşamak İradenin Sevgi ve Merhamet Eylemi Yüksek Düşünce İle İnanca Ait Düşünceyi Düşünmek Yüksek Düşünce İle İnanca Ait Düşünceyi Düşünmek Teknoloji Hayatın Kendisi Midir? İnsan Allah’ı (cc) Bilmeye Meyilli Bir Varlık Mıdır? Giysiye Bakıp Aldanmamak Acı İle Mutluluk Bir Arada Mı? Rasyonel Çaba Arttıkça Kesinlik Azalır Mı? Platon’a Göre Eğitim Zevkimiz okumaya dönüşür mü? Toplumun Rehberlik Servisi Aydınlar Kötüden İyi Çıkar Mı! Galen’e göre ahlakın kaynağı doğuştan mıdır? “Ben” bilinci Üç pizzacı Hayatın gerilimlerini aşmak mümkün müdür? Hayata anlamlı mı anlamsız mı bakmalı! İnsanın Sorularla Anlam Arayışı İman Mı İntihar Mı?/Tolstoy Yanılmışım Tanrı Varmış / Antony Flew Sözün Özleri Z Kuşağının Zihin Dünyasındaki Kırılmalar Erken Karar Verme Hastalığı Özel Bireylerin Dünyası Otizmli Yağmur Adam Raymond Aklın Tarihsel Gelişimi Ateizm, teizm, agnostisizm ve deizm nedir? Hayatı Sebep ve Süreç Odaklı Yaşayıp Anlamlı Kılmak Yalnızlık Aforizmaları İnsanın Aşk Halindeki Beyanı Dua Altıncı His Gençler için ne yapmalı? Yalnızlık Niçin Ruh, Akıl ve Allah’a Mahsustur? Ölüme Teselli Aramak Medeniyetin Yolu Batı’dan Mı Geçer? Şehrin Öbür Tarafından Koşarak Gelen Adam Bilgi Bilinç ve Özgürlüğe Adanmış Kadın Hypatia Dert İnsanı Olmak Aşk imanın özgürlük bedeli midir? Suskun Yıldızların Gizemli Bakışı Kurban bayramınız mübarek olsun! Depremde vefat eden babalar anısına…Babasızlık Nedir Bilirim Din İle Varlık Sınırında Kapı Açmak Sanatla Varlık Sınırında Pencere Açmak Bir Yer Var Biliyorum Ama Anlatamıyorum… Bir Yer Var Biliyorum Ama Anlatamıyorum… Gönül Bahçesinde Yürümek Gözyaşım Düştüğü An Gönül Bahçesinde Yürümek Tefekkürün Serencamı Denizde Yürümek
  • eşya depolama
  • ahsap mobilya Turkey Hair Transplant Packages ts3 satın al Anlaşmalı Boşanma Davası FUE iptv bayilik Eşya depolama iptv bayilik