ÇOCUK MEDYA İZLEME KURULU OLUŞTURACAĞIZ
Başbakan Yardımcısı Arınç, iletişim araçlarının çocuklar üzerindeki olumlu ve olumsuz yönlerini ortaya koymayı ve farkındalık oluşturmayı hedeflediklerini belirterek Çocuk Medya İzleme Kurulu oluşturmak istediklerini söyledi.
Türkiye - 19-04-2013 09:55
Arınç, TRT Uluslararası 2. Çocuk ve Medya Kongresi'nin kapanışında yaptığı konuşmada, kongrenin ikincisini ve TRT 35. Uluslararası Çocuk Şenliği'ni medeniyetlerin beşiği, Ege'nin yıldızı İzmir'de yaptıklarını belirtti.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün dünya çocuklarına 23 Nisan'ı armağan ettiğini, kutlamalar kapsamında bu kongrenin düzenlendiğini dile getiren Arınç, "Bu toplantılarda akademisyenlerin, yapımcıların, senaristlerin ve medya sektörünün çocukları konuşması, 'Nasıl daha faydalı ürünler çıkarabiliriz, çocukların beğenisini kazanırız' sorusuna cevap aramasını önemli görüyorum" dedi.
Bu ve benzeri kongre, toplantıların mutlaka çoğaltılması gerektiğini ifade eden Arınç, şunları söyledi:
"Çocuk saflığın, sevginin, neşenin ve masumiyetin sembolüdür. Irk, renk, coğrafya, millet farketmeksizin her çocuk temizdir ve kirlenmemiştir. Çocuk, hırs, rekabet, çekişme bilmez, hep gülmek, oynamak, sevmek ve koşmak ister. Savaşın, şiddetin olduğu ortamlarda çocuklar boynu bükük, gözü yaşlı, uykuya hasret barışı bekliyorlar. Onların kahramanları gökyüzündeki yıldızlar, oyuncakları ise şans eseri buldukları kutular. Bu çocukları İzmir'den selamlıyorum. Güzel günler yakın diyorum onlara. Dünya çocuklarının buluştuğu bugünde tüm dünya çocukları için barış, huzur ve mutlu olacakları günleri temenni ediyorum."
Şenlik kapsamında Türkiye'ye gelen çocukların bir kısmının dün Ankara'da Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, TBMM Başkanı Cemil Çiçek ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ı ziyaret ettiğini, onların okudukları şiirlerin, söyledikleri sözlerin herkesi duygulandırdığını anlatan Arınç, "Gösterilen ilgi adeta onları hayata bağladı. Çocukken yaşananlar, hatıralar hafızalardan silinmiyor. Çocuk, ailenin ve toplumun geleceği ve geçmişinin yazıldığı bembeyaz sayfadır. Çocuklukta yaşadıklarımıza hepimiz hasret duyarız. Hayaller aleminde dolaşan çocukluğumuzu özleriz. Umarım 23 Nisan ve İzmir hatıraları çocuklarımızın unutamayacağı güzel anı olarak kalır" diye konuştu.
"Çocuklar ekranla büyümeye başladılar"
Çocukların yetiştirilmesi konusunda ailelere, topluma, hükümetlere çok büyük görevler düştüğünü belirten Arınç, şöyle devam etti:
"Aile çocuğuyla ilgilenecek, toplum çocuğu önemseyecek, hükümetler çocuk haklarını koruyacaklar. Bilişim alanında yaşanan hızlı gelişmeler de medya çocuklar üzerinde en önemli aktörlerden biri haline geldi. Çocukların en iyi alışkanlıkları artık televizyonlar oldu. Çocuklar anne babalarından daha çok ekranla büyümeye başladılar. Çocuk, aile ve medya arasındaki ilişki toplumları ve kültürleri ilgilendirir konuma geldi. Bu sebeple çocuk ve medya ilişki biçiminin ne şekilde olacağı önem kazanıyor. Çocukları pedagojik ve psikolojik olarak olumsuz etkileyen, onları zararlı alışkanlıklara iten her türlü yayın içeriğinden onları korumamız gerekiyor. Medyaya bu konuda çok büyük görevler düşüyor. Çocuk programları hazırlanırken çok hassas ve dikkatli olmalıyız. Bu programlar daha çok ticari kaygıyla değil anne baba hassasiyetiyle hazırlanmalı.
Tek tip oyuncak ve karakterler tüm dünyada çocukları kendine hayran bırakıyor. Çocukları kendi değerleriyle baş başa bırakmalıyız. Her ülkede çocukların oynadıkları oyunlar, söyledikleri ninniler, kurdukları hayaller farklıdır. Bu farklılık esasen zenginliktir. Bu farklı oyunlar, ninniler ve hayaller olmasa farklı eserler yapıtlar ortaya çıkmaz. Bu noktada medya çocukların kültürüne, gelişimine katkı verebilir. Bunların yolunu arayarak başarılı bir medya çocuk ilişkisi kurabiliriz."
Uzun süredir unutulmuş olan Keloğlan karakterinin TRT Çocuk kanalı ile adeta yeniden doğduğunu, ninnilerin yeniden çınladığını kaydeden Arınç, "Caillou ve Pepe biz yetişkinlere bile kendini tanıttırdı" dedi.
Medya ve çocuk konusunda doğru ve isabetli kararlar verilir ve hayata geçirilirse kazananların çocuklar olacağını dile getiren Arınç, medya ile birlikte anne babalara da büyük görev düştüğüne işaret ederek anne ve babanın çocuklarını yetiştirirken hassas olması, saatlerce televizyon başında bırakmaması, izledikleri programları seçmesi ve sınırlandırması gerektiğini söyledi.
"Ne yazarsanız onu okuyacaksınız"
Çocukların ellerinde oyuncak diye bilgisayar, telefon, oyun konsollarının bulunduğunu, bunların çocukları esir almasına müsaade edilmemesi gerektiğini vurgulayan Arınç, "Sokakta oynayan çocukların yerini tabletlerden, sanal karakterlerden başka arkadaşı olmayan, içine kapanık çocuklar aldı. Çocuklar bembeyaz sayfa, ne yazarsanız onu okuyacaksınız. Kötü şeyler okumak istemiyorsak çocukları güzel şeylerle meşgul etmeli, onları iyiye, doğruya, güzele yönlendirmeliyiz" diye konuştu. Arınç, çocukların sanal arkadaşlarla değil "can dostu" olacak gerçek arkadaşlarla tanışması gerektiğine işaret etti.
Türkiye Çocuk ve Medya Kongresi yapılacak
Arınç, hükümet olarak Türkiye'yi yarınlara hazırlamak için yeni projeler başlattıklarını, bu kongre gibi 14-15 Kasım 2013'te "Türkiye Çocuk ve Medya Kongresi" gerçekleştireceklerini ifade etti.
Kongrede, çocuklar, yetişkinler, akademisyenler ve medya sektörünün buluşacağına dikkati çeken Arınç, "Bir strateji belgesi hazırlamak ve Çocuk Medya İzleme Kurulu oluşturmak istiyoruz. Hedefimiz iletişim araçlarının çocuklar üzerindeki olumlu ve olumsuz yönlerini ortaya koymak ve farkındalık oluşturmaktır. Bu toplantıyı da bana bağlı olan kurumlardan Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü ve Çocuk Vakfı ile birlikte yapacağız" dedi.
Okullarda medya okur yazarlığı derslerinin verildiğini, RTÜK ile birlikte televizyonlarda her gün 21.30'da televizyonlarda "İyi uykular çocuklar", "Haydi çocuklar uykuya", "Bugünlük televizyon yeter, bütün çocuklara iyi geceler" mesajları yayınladıklarını anlatan Arınç, şunları kaydetti:
"Çocuklar uyurken büyür. Ayrıca akıllı işaretlerle ailelerimizin çocuklarımıza izleteceği yayınlarda dikkatli olmalarına yardımcı oluyoruz. Çocuklarımızın medya bağımlısı değil medyayı bilen doğru kullanan bireyler olmasını istiyoruz. Bugün çocuklarını iyi yetiştirenler, geleceğin sahibi ve kazananı olacaktır."