Tebessümün ve güler yüzün sadaka olarak kabul edildiği bir dinin temsilcileri olarak bu yozlaşmayı izah edecek kelime bulamıyorum. İnsanlara yardımcı olmanın, hatta yolda insanlara zarar verecek unsurları kaldırmayı imanın 72 şubesinden birisi olarak sayan kültür ve medeniyetten sorulara cevap verilmez noktasına gelmek için bayağı aşama kaydetmek gerekiyor.
Aşınmış ve dejenere olmuş ikili ilişkiler iki sene süren pandemi sürecinde daha da onulmaz yaraların açılmasına sebep olmuştur. Zaten pamuk ipliğine bağlı olan erdem ve fazilet değerleri yerini; çıkar, menfaat, fırsat, nemelazımcılık, bencillik ve egoizmin zirve yaptığı bir sürece bırakmıştır. Yaşadığımız eve kapanma sürecinde normalde dine dönüş, ibadete sarılış, tefekkür ve tevekkül ile geçmesi gerekirken bunun tam tersi olmuştur. Bu süreçten sağlam çıkan insanoğlu adeta iki senede kaybettiklerini kısa zamanda yerine koymak ve telafi etmek adına bir canavara dönüşmüştür. Açgözlülüğü ve doymaz nefsi ile her şeye materyalist olarak bakmış ve hep daha fazlasını talep etmiştir.