Erdoğan gündeme ilişkin tüm soru ve iddialara cevap verdi.

Başbakan Erdoğan, NTV ve Star TV ana yayındında AK Parti kongresi öncesi gündeme ilişkin sorulara cevap verdi. Erdoğan, terör, İmam Hatip, Suriye ve CHP'nin iddialarına cevap erdi.

Samsun Haber - 28-09-2012 08:17

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Türkiye'nin istihbarat teşkilatı, şüphesiz ki burada kimlerle bu işin çözümü için eğer bir görüş alışverişinde bulunacaksa bunu yapar. Bu zaman zaman örgütün değişik ayakları olabilir, zaman zaman da bu tecrübeyi, deneyimi yaşamış ülkelerin ağırlıklı istihbarat teşkilatları olabilir'' dedi.Başbakan Erdoğan, NTV ve Star TV'den ortak yayınlanan ''Başbakan Erdoğan ile Özel'' adlı programda soruları yanıtladı.
Erdoğan, ''Oslo görüşmeleri devam edebilir ya da İmralı'yla görüşülebilir yaklaşımı siyaseten ciddi bir risk anlamına da geliyor. Sorunun çözümü yolunda bu risk nasıl alınacak? Terör sorunun çözümünde muhatap kim olacak?'' sorusu üzerine Erdoğan, şu anda kamuoyu araştırmalarında terör konusunun öncelikli sorun olarak öne çıktığını söyledi.

Siyasete soyunan ve bu alanda kararlı olanların, terör, ekonomi ve diğer tüm konuların siyaseten riskler taşıdığını gören kişiler olduğunu belirten Erdoğan, ''Siyasette de bizler zaten bu riski alarak yola çıktık'' diye konuştu.

Bu yola çıkanların riski göze almaları ve katlanmaları gerektiğini vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti:

''Birçok enstrümanlar var ki burada bu enstrümanları bir risk olarak görecek ve buna katlanacaksınız. Burada farklı siyasi temsilciler olaya tehdit olarak bakıp, bizi eleştirebilirler veya bu şekilde bu sürece yaklaşabilirler. Veya geçmişte çok farklı kurumlar bu konuda 'sakın ha bu alana girmeyin. bu yanlış olur' demişlerdir. Ama bu şekilde yaklaşanlar kendileri aslında bu işi yapmışlardır. Ve bizler bir başbakan olarak ben arkadaşlarımı daha önce Emre Taner döneminde de İmralı'ya gönderdim. Aynı şekilde Oslo'ya gönderdim. Daha sonra Hakan Bey döneminde de bu adımları İmralı'da da, Oslo'da da attık. Ve şu anda da bu bir enstrümandır elimizde, bunu gerekli gördüğümüz anda yaparız. İmralı için de yaparız, Oslo için de yaparız. Daha farklı bir zemin varsa bunu değerlendirmelerimizi yaptıktan sonra bu değerlendirmelerle birlikte bu alanlara gireriz. Ve bu konuda da bizim en önemli enstrümanımız Milli İstihbarat Teşkilatımızdır.''
Bunun sadece Türkiye'ye ait bir konu olmadığını dünyada terörle mücadele eden bütün ülkelerin terör dışı atılması gereken bir adım varsa istihbarat teşkilatları aracılığıyla bu adımı attıklarını anlatan Başbakan Erdoğan, şu anda farklı istihbarat teşkilatlarının birbirleriyle iç içe girmelerinin, paylaşımda bulunmalarının bu sebepten kaynaklandığını belirtti.
Erdoğan, şöyle devam etti:

''Şu anda da böyle bir sıkıntı ile iç içe olan Türkiye'nin istihbarat teşkilatı şüphesiz ki burada kimlerle bu işin çözümü için eğer bir görüş alışverişinde bulunacaksa bunu yapar. Bu zaman zaman örgütün değişik ayakları olabilir, zaman zaman da bu tecrübeyi, deneyimi yaşamış ülkelerin ağırlıklı istihbarat teşkilatları olabilir. Şu anda bizim de Milli İstihbarat Teşkilatımız bu noktada ne zaman, bunun tabii zamanlaması çok önemli, böyle bir adım atılması gerekirse bu adımı atabilir. Bu konuda bizim bir ön kabulümüz atmaması istikametinde yoktur. 'Taymingi' önemlidir ve bu adımı yeri geldiği zaman da atarız.''
-''MİT görüşmelerini, çok açık, net, samimi bir şekilde ortaya koymuştur''-

Erdoğan, Oslo sürecinde neden masadan kalkıldığı sorusuna, ''Bir samimiyetsizlik gördük. O nedenle kalktık'' yanıtı verdiği hatırlatılarak, bu samimiyetsizliğin ne olduğunun sorulması üzerine, son seçimler öncesinde Milli Birlik ve Kardeşlik Projesi ile ilgili adımlar attıklarını ve Habur sürecinin de bu kapsamda olduğunu söyledi.
''Halkımız Habur'u aslında diğer muhalefetin değerlendirdiği gibi değerlendirmedi. Değerlendirmediği içindir ki yüzde 50 bize oy verdi. Çünkü biz burada samimiydik. Attığımız adım samimiydi'' diyen Erdoğan, Oslo ile ilgili sürecin de böyle olduğunu söyledi.

Erdoğan, şöyle konuştu:

''Fakat Oslo ile ilgili süreçte samimiyetsiz davranma dediğim olay şuydu: Burada yapılan görüşmeler olmuştu ama bu görüşmelerin daha sonra belli medya gruplarına servis edildiğini gördük. Burada eğer biz, istihbarat teşkilatımız özel görüşmeler yapıyorsa bu görüşmeleri 'belge' diye servis etmek en önemli yanlıştır. Bir belge olması için bunun altına tarafların altına imza koyması lazım. Burada bir imza var mı? Yok. Bu işin aslı nedir? Belli değil. Sadece orada konuşulanları isteyen istediği şekilde bir yazıya dökebilir. Buna ilaveler yapabilir, eksik olarak ortaya koyabilir. Burada birçok başlıklar var ki bunlar eksik. Görüşülmemiş şeyler görüşülmüş diye verilmiş. Bunlar uygulamaya girecek diye de altında bir taahhüt yok. Bunların hepsinden benim bilgim var. Ama burada benim onadığım veya bizim ilgili birimlerimizin onadığı bir şey de söz konusu değil. Eğer böyle bir onama yoksa bu bir belge niteliği kazanmaz. Bunu birileri ne yapmıştır? Almıştır, hemen değerlendirme sürecine girmiştir. Nedir? Yargı. Yargı bunu değerlendirme sürecine girmiştir. Nereden alarak? Medyadan alarak. Medya burada samimi davranmış mıdır? Medya da samimi davranmamıştır. Çünkü böyle bir sürecin içerisine medyanın bu şekilde atlaması, girmesi bu ülkenin geleceği için, terörle mücadelede bu ülkenin çıkarları için iyi olmamıştır. Bunu ben doğrusu çok çok yanlış buldum. Bu böyle olmaması gerekirken medya bunu ne MİT'le ne hükümetle bir değerlendirme yoluna gitmemiştir. 'Buradan çok büyük prim toplarız' diye bu işin içinde kendisini bulmuş veya bu işin içerisine girmiştir. Bunlar dayanışma noktasında da desteklerini almamız gereken medya noktasında da iyi bir imtihan olmamıştır. Biz burada bu samimiyetsizliği, bu servisin yapılmasını doğru bulmadığımız için bu adımı bu şekilde attık. Yoksa MİT adayla ilgili görüşmelerini, Oslo ile ilgili bu noktadaki görüşmelerini çok açık, net, samimi bir şekilde ortaya koymuştur.''

-''Bugün de yaparım, yarın da yaparım''-

Başbakan bir başka soruyu yanıtlarken de MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ı kendisinin göreve getirdiğini ve görüşmelere de kendisinin gönderdiğini belirterek, ''O zaman beni hesaba çekin. Niçin kalkıp da siz müsteşarımı alıyorsunuz? Onun üzerinden hareket ediyorsunuz? Burada bir, dürüst davranılmasının gereğini istiyorum. İki, yargının buradaki seçtiği yöntemi doğru bulmadım. Ve bununla ilgili olarak da o anda atılan adımların öncelikleri itibariyle yanlış olduğunu gördüğüm için de bu çıkışımı o gün yaptım. Bugün de yaparım, yarın da yaparım'' diye konuştu.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, doğalgaz ücretlerinde ekim ayı başında yüzde 10-15 gibi bir oranda artış yapılacağını söyledi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, yaptırdıkları son seçim anketinde, AK Parti'nin oyunun yüzde 52.1 olarak göründüğünü söyledi.

"BALYOZ" DAVASI

"Balyoz" davası kararları ile ilgili fikri sorulan Başbakan Erdoğan, "Davanın bu kadar zamanda bitmesini başarılı buluyorum. Neticesi benim ilgi alanım değil. Gerekçesini görmeden değerlendirme yapmak durumunda değilim. 'Adil mi, adil değil mi' diye değerlendirme yetkim yok. Burası nihai sonuç değil. Yargıtay'ın vereceği kararı bilmiyoruz. Dava dairelerine de gidebilir. Yargıtay'ın hakkaniyete uygun bir karar verilmesini umuyoruz" diye konuştu.

"MAHKUMLAR EŞLERİYLE CEZAEVİ DIŞINDA HAZIRLANMIŞ ODALARDA 24 SAAT GÖRÜŞEBİLECEK"

"Balyoz" davası sanıklarının babalık ve kocalık haklarına ilişkin çıkan haberler sorulan Erdoğan, "Babalıktan, kocalıktan men söz konusu değil. Herkes normal olarak görüşmeleri, ziyaretleri yapacaktır. Bu yeni dönemde, içerideki mahkumlarla ilgili olarak, belki tutukluyu da katacağız, eşler birbirleriyle cezaevi dışında hazırlanmış odalarda 24 saat görüşebilecekler. Türkiye'de böyle bir uygulama yok, biz başlatacağız. Aile görüşmesi olarak adım atacağız. Ağırlaştırılmış hapis cezasına çarptırılanlar için de geçerli olacak" dedi.
Genelkurmay Başkanlığı görevinde bulunan tüm askerlerle iyi çalışmalar yaptığını ifade eden Erdoğan, "TSK ile hükümet arasındaki ilişkiler normalleşmiştir" dedi.

"27 NİSAN'I BİR MUHTIRA OLARAK DEĞERLENDİRMİYORUM"

27 Nisan bildirisi sorulan Erdoğan, "27 Nisan'ı bir muhtıra olarak değerlendirmiyorum. Muhtıraysa hiçbir yaptırımı yok. Sadece bir açıklama yapmışlardır. Hükümet ertesi gün değerlendirmeyi yapmıştır. Asıl muhtırayı hükümet yapmıştır" diye konuştu.

"CHP GENEL BAŞKANI'NIN İDDİALARININ HEPSİ PALAVRA"

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun "Wikileaks belgeleri" ile kendisine yönelttiği iddialar sorulan Erdoğan, "CHP Genel Başkanı'nın iddialarının hepsi palavra. Kemal Kılıçdaroğlu'ndan ben tazminat almaktan bıktım ama o tazminat ödemekten bıkmadı. Bu da yargıya gidecek, çünkü orada 'hain' diye bir ifade var. Kimse bu ülkenin başbakanına 'hain' diyemez. Talimat verdim, dava açacaklar. Bununla mı biz terörle mücadele edeceğiz. Çok yanlış oynuyor, yanlış gidiyor. Böyle siyaset yapacaksa millet bunları hiçbir zaman iktidar yapmaz" dedi.

AK PARTİ KONGRESİ

Hafta sonu yapılacak Ak Parti Kongresine değinen Başbakan Erdoğan, "Kongrede belirlenecek ekibimizde ehliyet ve liyakat olacak. Hocam 'Siyasette tekkeye derviş aramayacaksın, bu işi yapacak ehli kişi arayacaksın' derdi. Hem dinamik bir kadro hem de yüzde 30'dan aşağıya kalmamak konusunda bayan arkadaşlar olacak. Yenilenmiş, güçlü, temsil kabiliyeti olan bir kadro olacak. Ben değil, biz merkezli bir kadro oluşturma çalışıyoruz. MKYK ve MYK'da değişikliğe gideceğiz" ifadelerini kullandı.

SON SEÇİM ANKETİNİN SONUÇLARINI AÇIKLADI

Beş ayrı şirkete seçim anketi yaptırdıklarını söyleyen Erdoğan, son anketteki oy oranlarını şu şekilde açıkladı.
"AK Parti: 52.1, CHP: 24.2, MHP 13.3, BDP: 6.2"

"TÜRKİYE'DE BİR KESİMDE İSLAMAFOBİ VAR"

Daha önce imam hatip lisesi mezunlarına üniversiteye girişte uygulanan katsayı farkı konusundaki açıklamaları hatırlatılan Erdoğan, "İmam hatipleri niye kapattılar? Oradan terörist çıktığını göremezsiniz, niye kapatıyorsun? Onlar bu milletin evlatları değil mi? Ben 'imam hatip okuluna gitmeyenler teröristtir' demedim...Katsayı olayı düzeldi, bu bir haksızlığın düzeltilmesidir. Ben çocuklarımı kendi ülkemde okutamadım. Erkek çocuklarım Harvard'ı tutturacakları punları aldıkları halde gidemedi. Kızlarım başörtüsü nedeniyle gidemedi. Bizim bütün mücadelemiz ayrımcılıkladır. Türkiye'de bir kesimde İslamafobi var. Bize şaşırıyorlar 'Sizin kızınız nasıl Türkiye'de okuyamıyor' diyorlar. Bu normalleşmedir" diye konuştu.

DOĞALGAZ ZAMMI

Doğalgaza yapılacak zammın oranı ve zamanı sorulan Erdoğan, artışın ekim ayı başında ve yüzde 10-15 gibi bir oranda olacağını söyledi. Mali disiplinden taviz verilmeyeceğini ve popülist davranılmayacağını kaydeden Başbakan Erdoğan, "Ekonomi yönetimdeki arkadaşlarımın başarılı olduğuna inanıyorum. Mali disiplinden taviz vermeyi düşünmüyoruz. Bunu kimse frene basma olarak algılamasın" dedi.

"BEŞŞAR ESED GİDİCİDİR"

Suriye'deki olaylara değinen Erdoğan, "Beşşar Esed gidicidir. Yakın zamanda gidebilir, buna dayanamaz" diye konuştu. Diğer ülkelerin bu konudaki tutumları sorulan Erdoğan, "ABD'de Başkan Barack Obama'nın seçimini önemsiyorum. Hayal kırıklığına uğradığım ülke Rusya'dır, katliamın yanında yer alıyor. Çin de Rusya'nın yanında yer alıyor. İran'ı ne anlamak ne anlatmak mümkündür. Ölçüsü nedir ben anlamış değilim" dedi.
Günün Diğer Haberleri
haber medya kadın