Osmanlı dönemi medrese geleneklerinden olan ilmî münazaralara katılan Said Nursî, Şark ulemâsını kendisine hayran bıraktığı gibi, İstanbul’a geldikten sonra Fâtih Camii’nde vaaz vererek oradaki âlimlere de kendini kabul ettirmiş, kullandığı unvan ve burada gösterdiği başarıları ile şöhret olmuştur.
Üstad Said Nursî gazetelerde yayınladığı makaleleriyle hürriyet ve meşrutiyetin İslâma aykırı olmadığını bilakis istibdat ve mutlâkiyetçi yönetimlerin İslâm'a aykırı olduğunu savunmuştur.