İsmailağa Cemaati'nin sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamanın öne çıkan kısımları şöyle;
"HER SEFERİNDE ÖZÜR BEYAN EDİLDİ"
İhvân ve muhibbânımızdan akl-ı selîm kimseler, cemaatimizin büyüklerinin ve ileri gelen hocalarının Cübbeli Ahmet Hoca’yı ziyaret ederek, ilgili konu hakkında istişare edilip edilmediğini düşünmüş olabilirler.
Bilinmelidir ki cemaatimizin ileri gelen kıymetli hocaları, Cübbeli Ahmet Hoca’yı evinde defaatle ziyaret etmiş ve cemaatle ilgili konuların umumun önünde kürsü veya televizyon kanallarında değil hususi meclislerde muhataplarıyla konuşulması gerektiğini ifade etmişlerdir. Yapılan bu görüşmelerde Cübbeli Ahmet Hoca da her seferinde özür beyan etmiş ve bu tür mahrem konuları kürsüye ve televizyon kanallarına taşımayacağına ve muhatapları ile bir araya gelerek görüşeceğine söz vermiştir. Buna rağmen, sohbetlerinde ve katıldığı televizyon programlarında, yapılan istişare ve görüşmeler neticesinde alınan karara aykırı olarak yine cemaatimizin mahrem konularını açmış ve hiçbir görüşme olmamış gibi aynı tavrı sürdürmüştür.
İsmailağa İstişare Heyeti olarak, cemaatimizin iç meselesi olan konularda kamuoyunu meşgul etmemek ve mahrem esaslarımızı tartışma mahalline getirmemek için herhangi bir açıklama yapmayı bugüne kadar doğru bulmadık. Mahmud Efendi Hazretlerimizin (Kuddise Sirruhû) hâli hayatında zât-ı âlilerinden sonrasıyla ilgili herhangi bir şey konuşmayı tasavvufî ahlâk açısından uygun görmediğimiz gibi, Hasan Efendi Hazretlerimizden (Kuddise Sirruhû) sonrasıyla ilgili herhangi bir şey konuşmayı doğru bulmuyoruz. Akl-ı selîm sahiplerinin çağrılarının ortaya çıkardığı zarurete binaen bu açıklamayı yapmayı uygun gördük.”
CÜPPELİ AHMET HOCA’NNI VERDİĞİ CEVAP
Diğer yandan Cüppeli Ahmet Hoca diye bilinen Ahmet Mahmut Ünlü de İsmailağa Cemaati resmi internet sitesinde şahsı hakkında yapılan açıklamaya cevap verdi.
İsmailağa Câmiası’nın şahsımı hedef alarak yayınladığı yazıda, ne kadar tenâkuza düştükleri ve yalan beyânlarda bulundukları hususunda birçok cevâbım ve iknâ edici delillerim hiç şüphesiz mevcuttur.
Bu hususta bir konuşma yaptığım zaman inat edenler dışında iknâ olmayacak bir kimse kalmayacağını kesinlikle biliyorum. Bu fakîri Allâh için seven ve sohbetlerimizden istifade eden kardeşlerimize şunu ifade etmek isterim ki; ciğerlerimizin parçalandığı şu mahzûn günlerimizde böyle bir açıklama yaparak birçok din düşmanı kanallara bu haberi düşürüp bana hakaret edilmesine, ana avrat sövülmesine ve İslâm'ın aleyhine bunca yorum yapılmasına sebep olanlar, İsmailağa Câmiası içinde kimler ise onları Allâh-u Teâlâ'nın adâletine ve sizlerin takdîrine havâle ediyorum.
Gazze’nin yandığı, Müslümanların üzerine bomba yağdığı ve Mescid-i Aksâ’nın ağladığı şu hassas dönemde, bu konuya girmemeye ve Gazze kurtularak Müslümanların güven içerisinde evlerine girebildikleri hayırlı günleri gördükten sonra onların bu yazılarına reddiye mâhiyetindeki görüşlerimi inşâallâh kamuoyuyla paylaşmaya karar vermiş bulunmaktayım.