MAZLUMDER : Fikirler Yasaklarla, Sansürle Veya Toplatma Kararlarıyla Ortadan Kaldırılamaz!

MAZLUMDER Şehid Seyyid Kutub’un “Yoldaki İşaretler” kitabının toplatılması ve sonra bu yanlış karardan dönülmesiyle ilgili basın açıklamasında bulundu.

Fikir - 06-11-2026 14:55

Haber: Ziya Gündüz

Geçtiğimiz haftalarda Kahramanmaraş’ta gerçekleştirilen bir soruşturmayla alakalı eleştirilerimiz daha ortada dururken, Ankara ve Mersin'de devam etmekte olan birtakım soruşturma dosyalarına dair bazı bilgiler kamuoyuna yansımıştır. Savcılık talepleri doğrultusunda Antalya 1. Sulh Ceza Hakimliği ve Adana 6. Sulh Ceza Hakimliği gibi hakimliklerin önceki tarihlerde aldıkları kararlar ile İslam dünyasının önemli mütefekkirlerinden Mısırlı düşünür ve aksiyon adamı Seyyid Kutub’un "Yoldaki İşaretler", "Cihad & Şehadet" ve "Davetin Temel Özelliği" eserlerinin suç unsuru olarak değerlendirildiği, bu kitaplar hakkında yasak ve toplatma kararı aldıkları ortaya çıkmıştır.

Yasak kararlarının kamuoyuna yansıması üzerine Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nca bir açıklama yapılmış, "Yoldaki İşaretler" eserine ilişkin yasak ve toplatma kararının 16 Ekim 2026 tarihinde kaldırıldığı ifade edilmiştir. Ancak bu açıklama, bahse konu kitaplar yönünden yasaklama ve toplatma kararları alındığını, soruşturma şüphelilerinin bu kitaplar sebebiyle töhmet altında bırakıldığını, bazı kolluk ve savcılık makamları ile sorgu hakimliklerinin bakış açısının bu yönde olduğu gerçeğini değiştirmemektedir.

Yaklaşık 70 yıldır Türkiye’de pek çok farklı yayınevi tarafından defalarca basılan, akademik çalışmalara konu olan ve geniş bir okur kitlesine ulaşan bu eserlerin ya da farklı mütefekkirlere ait eserlerin yasaklanması, suç delili addedilerek şüpheli ifadelerinde gündem edilmesi, düşünce ve ifade özgürlüğünün apaçık ihlalidir. Türkiye’nin darbe dönemlerinde sıkça şahit olduğu "kitap toplatma ve yasaklama" garabetinin yeniden hortlatılması, "cihad", "tevhid", "infak" gibi Kur’ani kavramların ideolojik takıntılar, cehalet ve art niyetle kriminalize edilmesi kabul edilemez. Belirtmek gerekir ki bu bir ilk değildir ve uzun yıllardır süregelen, değişmeyen bir zihniyetin tezahürüdür. Daha önce de "terör" adı altında yapılan operasyonlarda dini kitaplar "örgüt materyali" gibi dizilerek emniyet mensuplarınca teşhir edilmiş, İslam düşüncesine dair yazılan eserler suç unsuru gibi gösterilmiştir.

Fikirler yasaklarla, sansürle veya toplatma kararlarıyla ortadan kaldırılamaz. Yargı organlarının düşünceyi denetleyen, topluma neyi okuyup neyi okuyamayacağını dikte eden bir sansür ve tahakküm mekanizmasına dönüşmesi, hukuk devleti ilkesi yönünden kabul edilemezdir. Maalesef Türkiye değişen iktidarlara ve geçen onlarca yıla rağmen bu baskıcı zihniyeti aşamamıştır. Hayattayken fikirleri yüzünden sansüre uğramış, tutuklanmış ve idam edilmiş bir düşünce adamının eserlerinin bugünün Türkiye'sinde de sansüre tabi tutulması ve suç unsuru olarak gösterilmesi son derece vahim ve utanç verici bir gelişmedir.

MAZLUMDER olarak;

- Düşünce özgürlüğünü hedef alan, darbe dönemlerinin baskıcı ve yasakçı zihniyetini çağrıştıran kolluk ve yargı uygulamalarını kınıyor,

- Kolluk ve yargı görevlilerinin entelektüel kapasitesini ve ifade özgürlüğü açısından vizyonlarını geliştirecek eğitim tedbirlerinin alınmasını bekliyor,

- Yargı mercilerini ve idari makamları, düşünce ve ifade özgürlüğünü daraltan keyfi uygulamalara son vererek hukuka uygun hareket etmeye davet ediyoruz.

 

Günün Diğer Haberleri