PARKTA OLAN BİTEN NE Veya …
Gezi parkı, bir haftadan beri postmodern bir eylem biçimini Türkiye gündeminin tam ortasına getirip bıraktı.
Türkiye - 09-06-2013 14:51
Eylem, ilk etapta masum çevreci gençlerin park içinde dikili olan birkaç ağacın kesilmesine karşı duyulan tepkisel bir görünürlüğe sahipti. Oysa yüzeysel açıdan bakıldığında böyle görülen fotoğrafın, birçok katlı yapıya sahip olduğu fazla gayret sarf etmeden görülen bir gerçek. Dolayısıyla eylemleri ortaya koyan bu heterojen kitle ile eylem biçiminin arasındaki korelasyonunun her katmanında farklı fotoğraflar görmek mümkün. Çevrecilik ve Gezi Parkını (ağaçlarıyla birlikte) korumanın masum refleksif görüntüsünün hemen altında şunlar görünebilir: bir tutam; aynı resme bakmanın vermiş olduğu usanç, bir tutam; gençlik durumunun erke kızma pozisyonu, bol miktarda öfke ve kendini ifade etme biçiminin sokağa yansıyan yönelimleri. Açmak gerekirse, liseli gençlerin babaları ile aralarında olan erksel mesafeyi sokakta aşma girişimleri (Dostoyevski der ki, hepimiz gençliğimizde bir kere olsun babamızı öldürmeyi düşünmüşüzdür) ile o yaştaki gençlerin kendini dünyaya ve karşı cinse kabul ettirme biçimi altında sokağın iyi bir enstrümana karşılık gelmesi, aynı iktidarın bu oranda genç bir toplumu (ki bu toplumun tüketim toplumu olduğu unutulmamalı) bunca uzun sayılacak bir zaman zarfında yönetmesinin vermiş olduğu sıradanlık ve bu sıradanlığın o gençler indinde bıkkınlık ve öfkeye tahvil edilmesi. Bu bir
YAZININ DEVAMI İÇİN
http://www.akasyam.com/kose-yazisi/597/parkta-olan-biten-ne-veya.html