Pazara çıkan annenin filesinde, ay sonunu getirmeye çalışan emeklinin hesabında, iş arayan gencin umudunda, dükkânını açık tutmaya çalışan esnafın defterinde…
Samsun’a bakarken de kendimize şu soruyu sormamız gerekiyor: Şehrin vitrini ne kadar parlıyor, peki mutfağında neler oluyor?
Şehir dediğimiz şey, yalnızca görünen yapılardan ibaret değildir. Şehir, insanının hayatıdır.
Bir yolun yapılması elbette kıymetlidir. Bir meydanın düzenlenmesi, yeni bir tesisin açılması, ulaşım imkânlarının geliştirilmesi de şehir adına kazanımdır. Bunları küçümsemek doğru olmaz. Fakat yapılan her yatırımın asıl karşılığı, vatandaşın hayatında meydana getirdiği değişimle ölçülmelidir.
Yeni bir yol insanın işine daha kısa sürede ulaşmasını sağlıyor mu? Bir sosyal tesis, ihtiyaç sahibinin yükünü hafifletiyor mu? Şehirdeki ekonomik hareketlilik, küçük esnafın kasasına yansıyor mu? Gençler bu şehirde gelecek kurabileceklerine inanıyor mu?