Darende’de Bir Gönül Durağı: Somuncu Baba

Hamdi TEMEL

28-09-2026 16:43

Bazı mekânlar vardır; yıllar geçse de insanın hafızasından silinmez. Oraya yeniden gittiğinizde yalnızca bir yeri ziyaret etmiş olmazsınız; geçmişinizden bir parçaya, eski hatıralarınıza ve belki de kendinize yeniden dönersiniz.

Malatya’daki DiscoverEU eğitim programımızın ardından yolumuz Darende’ye düşünce benim için böyle bir buluşma gerçekleşti. Uzun yıllar sonra Somuncu Baba Külliyesi’ni yeniden ziyaret etme fırsatı buldum.

Dicle Üniversitesi’nde görev yaptığım yıllarda Darende ve Somuncu Baba, fırsat buldukça ziyaret ettiğimiz yerlerden biriydi. Aradan uzun yıllar geçti. Bu nedenle külliyeye yeniden adım attığımda, bir taraftan eski günleri hatırlarken diğer taraftan ilçenin geçirdiği büyük değişimi görme imkânım oldu.

Doğrusu, gördüğüm manzara beni oldukça etkiledi.

Külliye ve çevresi son derece güzel düzenlenmiş; tarihî ve manevi doku korunurken ziyaretçilerin ihtiyaçları da düşünülmüş. Türbe, camiler, müze, kütüphane, avlular, yeşil alanlar, Tohma Çayı ve çevresindeki sosyal alanlar birbirini tamamlayan büyük bir bütün hâline gelmiş. Nitekim bugün görevlilere göre külliyenin her yıl yüz binlerce ziyaretçiyi ağırladığı belirtiliyor.

Kimdir Somuncu Baba?

Somuncu Baba olarak tanıdığımız Şeyh Hamid-i Veli, Anadolu'nun tasavvuf tarihinde önemli izler bırakmış mutasavvıflardan biridir. Kaynaklarda Hamîdüddin Aksarâyî adıyla da anılır. Eğitim ve irşat yolculuğunun ardından Bursa’ya yerleştiği; burada ekmek pişirerek halka dağıttığı ve bu sebeple halk arasında “Somuncu Baba” adıyla tanındığı aktarılmaktadır.

Onu önemli kılan hususlardan biri de yetiştirdiği insanlardır. Anadolu'nun manevi hayatında çok önemli bir yere sahip olan Hacı Bayram-ı Veli, Somuncu Baba'nın önde gelen mürid ve halifelerindendir. Hacı Bayram-ı Veli üzerinden Akşemseddin'e uzanan irfan çizgisi düşünüldüğünde, Somuncu Baba'nın etkisinin kendi yaşadığı dönemle sınırlı kalmadığı daha iyi anlaşılır.

Bursa'daki hayatıyla ilgili en çok anlatılan hadiselerden biri de beni de çok etkileyen Ulu Cami'nin açılışıyla ilişkilidir. Geleneksel anlatıya göre burada yaptığı konuşma ve Fâtiha Suresi üzerine yorumları onun ilmî ve manevi şahsiyetinin daha geniş çevrelerce tanınmasına vesile olmuştur. Ardından şöhretten uzak durmayı tercih ederek Bursa'dan ayrıldığı anlatılır.

Hayatının son döneminde yolu Darende'ye ulaşmış ve 1412 yılında burada vefat etmiştir. Kabri de bugün ziyaret ettiğimiz Somuncu Baba Külliyesi içerisindedir.

Darende'nin manevi kimliğine vurulan mühür

Somuncu Baba'nın Darende'ye bıraktığı mirası yalnızca bir türbe veya tarihî yapı olarak değerlendirmek eksik olur.

Bugün Darende denildiğinde akla gelen ilk değerlerden birinin Somuncu Baba olması bunun en açık göstergesidir. İnanç, kültür, tarih ve tabiat burada birbirine karışmış durumdadır. Bir tarafta türbeyi ziyaret eden insanlar, diğer tarafta Tohma Çayı'nın sesi; bir tarafta yüzyılların hatırasını taşıyan taş yapılar, diğer tarafta ağaçlar, çiçekler,  su ve suyun sesi...

Bütün bunlar Darende'yi yalnızca geçilip gidilen bir Anadolu ilçesi olmaktan çıkararak önemli bir inanç ve kültür turizmi merkezi hâline getirmiştir. Malatya Valiliği de Somuncu Baba ve çevresinin her yıl yüz binlerce kişi tarafından ziyaret edildiğini belirtiyor.

Bunun ekonomik ve sosyal karşılığı da vardır. Gelen ziyaretçi konaklıyor, alışveriş yapıyor, yöresel ürünleri tanıyor, ilçenin diğer tarihî ve doğal güzelliklerini ziyaret ediyor. Böylece Somuncu Baba'nın asırlar önce bıraktığı manevi miras, günümüzde Darende'nin kültürel görünürlüğüne ve turizm hareketliliğine de katkı sağlıyor.

Burada özellikle Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi Vakfı'nın çalışmalarını da anmak gerekir. 1990'lı yıllardan itibaren gerçekleştirilen restorasyon ve çevre düzenlemeleriyle türbe çevresi genişletilmiş; müze, kütüphane, cami bölümleri, avlular ve sosyal alanlarla külliye bugünkü kapsamlı yapısına kavuşturulmuştur.  Görmeye değer yani…

Ve o meşhur balıklar...

Somuncu Baba'yı anlatıp balıkları unutmak elbette olmaz.

Külliyenin önündeki Balıklı Havuz, buranın hafızasının adeta canlı bir parçası. Kayadan çıkan suyun beslediği havuzdaki balıkların, Tohma Kanyonu içerisindeki “Balıklı Kuyular” ile havuz arasında hareket ettikleri belirtiliyor. Bugünkü havuzun oluşturulmasında da Osman Hulûsi Efendi'nin 1960'lı yıllardaki girişimlerinin önemli payı bulunuyor.

Çocukların merakla izlediği, büyüklerin başında durup seyrettiği bu balıklar külliyenin manevi ve doğal atmosferinin ayrılmaz bir parçası hâline gelmiş.

Aslında Darende'de insanı etkileyen unsurlardan biri tam da bu: su ile taşın, tabiat ile tarihin, sessizlik ile duanın yan yana bulunması.

Tohma Çayı'nın sesi bazen size eşlik ediyor, bazen ağaçların arasından kayboluyor. Kanyonun sarp kayalıkları hemen yanı başınızda yükselirken birkaç adım ötede yüzyılların manevi mirasını taşıyan bir türbenin önünde duruyorsunuz.

Ziyaretimizin cuma gününe denk gelmesi ayrı bir güzellik oldu. Somuncu Baba Külliyesi'nde cuma namazımızı kıldık. Farklı şehirlerden gelen insanlar ile aynı safta buluşmamız ve ardından türbeyi ziyaret etmemiz, oradaki manevi atmosferi daha da güçlü hissetmeme neden oldu..

İnsan bazı yerlerden fotoğraflarla döner, bazı yerlerden ise düşüncelerle...

Darende'den her ikisiyle de dönüyorsunuz.

Somuncu Baba'nın hayatına baktığımızda öne çıkan değerlerin gösterişten uzak durmak, insanlara hizmet etmek, paylaşmak ve ilmi irfanla buluşturmak olduğunu görüyoruz. Belki de yüzyıllar sonra hâlâ insanların onun bulunduğu mekâna yönelmesinin sebeplerinden biri budur. Eksikliğimizi oradaki vecizeleri okuyarak anlıyoruz.

Ekmek dağıtarak insanların gönlüne giren bir gönül insanının adı, aradan altı asırdan fazla zaman geçmesine rağmen yaşamaya devam ediyor. Demek ki iz bırakmak böyle bir şey.

Bugün Darende'de onun adı bir türbede, bir camide veya tabelada yaşamıyor sadece; ilçenin kültüründe, turizminde, hafızasında ve insanlarında da yaşamaya devam ediyor.

Malatya'daki eğitim programımızın ardından yaptığımız bu ziyaret, benim için yıllar sonra eski bir dosta uğramak gibiydi.

Tohma'nın kıyısında biraz yürümek, balıkları yeniden görmek, Somuncu Baba'nın huzurunda dua etmek ve cuma namazını burada eda etmek gerçekten güzel bir nasip oldu.

Darende'den ayrılırken insanın zihninde suyun sesi, gözünde yeşillikler ve gönlünde güzel bir huzur kalıyor.

Yolunuz Darende'ye düşerse Somuncu Baba'ya uğramadan geçmeyin.
Tohma'nın sesini dinleyin, balıklara bakın, o tarihî mekânda biraz oturun.
Bazen bir şehri tanımak için sokaklarında dolaşmak yetmez; o şehrin gönlüne de dokunmak gerekir.

Kaynaklar: T.C. Malatya Valiliği, Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi Vakfı, Şeyh Hamid-i Veli Somuncu Baba Türbesi ve Külliyesi.

 

DİĞER YAZILARI Antibiyotik Direnciyle Savaşta Yeni Cephe: Çevremiz 01-01-1970 03:00 İBN-İ SÎNÂ'dan Bugünün Bilimine 01-01-1970 03:00 Gelenekten Bilime Uzanan Bir Yolculuk 01-01-1970 03:00 Geleceğin Anahtarı: Topraktaki Şifa ve Tarımda Bio-İnovasyon 01-01-1970 03:00 Kaynatılan Su Mikroplastiklerden Kurtulabilir mi! 01-01-1970 03:00 Kaynatılan Su Mikroplastiklerden Kurtulabilir Mi? 01-01-1970 03:00 Suçun Adresi: Başta Medya, Sonra Hepimiz 01-01-1970 03:00 Sarı Kantaron: Gelenekten Bilime Uzanan Şifa Bitkisi 01-01-1970 03:00 Oruç: Hücrelerimizi Yenileyen İlahi Sistem 01-01-1970 03:00 Ramazan’da Baş Ağrısı ve Böbrekler 01-01-1970 03:00 Acı Yakıyor Ama Mutlu Ediyor: Acı Biberin Şaşırtıcı Gücü 01-01-1970 03:00 Türkiye’nin Bor Hazinesi Sağlık İçin İşleniyor 01-01-1970 03:00 Susuzluğun Ayak Sesleri: Hepimizin Sınavı 01-01-1970 03:00 Limon Tuzu: Masum Bir Ekşilik mi, Bilinmesi Gereken Bir Kimya mı? 01-01-1970 03:00 Epsom Tuzu: Sandığımız Tuz Değil 01-01-1970 03:00 Bir Öğretmen, Bir Toplumun Çevre Bilincini Değiştirir 01-01-1970 03:00 Toprağın Sessiz Gücü: Bor 01-01-1970 03:00 Metamfetamin Ölümleri 01-01-1970 03:00 Sessiz ve Salgın Şeklinde Yayılan Metamfetamin Tehlikesi 01-01-1970 03:00 Kirlenen Hava, Solan Hayat 01-01-1970 03:00 Isınan Dünya, Hastalanan İnsan 01-01-1970 03:00 Şekerin Gerçek Yüzü: Tatlı mı Zehir mi? 01-01-1970 03:00 Şehidin Helvası Sizin Ocakta Kavrulmadıkça 01-01-1970 03:00 Soframızdaki Nitrat Ve Nitrit Gerçeği 01-01-1970 03:00 Organlarımızdan Beynimize Sinsice Yürüyen Tehlike 01-01-1970 03:00 Kızıldeniz: Tarihin, Renklerin, Yaşanmışlığın Ve Hayranlığın Buluştuğu Yer 01-01-1970 03:00 Zamanı Aşan Yapılar: Mısır Piramitlerine Yolculuk 01-01-1970 03:00 Unutulmaz Bir Anadolu Durağı: Muş Seyahatim 01-01-1970 03:00 Ramazan: Maneviyat, Kardeşlik Ve Sağlığın Buluştuğu Ay 01-01-1970 03:00 Sürdürülebilir Bir Gelecek İçin Yeni Bir Yaklaşım İleri Dönüşüm 01-01-1970 03:00 Tarih, Rüzgar ve Hamsilos’un Hikayesi: Sinop 01-01-1970 03:00 Gelecekte plastiğin yerini kenevir alabilir mi? 01-01-1970 03:00 Bedeninizin sessiz çığlığı Daha fazla su için! 01-01-1970 03:00 Lavanta: Şifa ve Güzelliğin Doğal Kaynağı 01-01-1970 03:00 Suyun Sesini Duydum 01-01-1970 03:00 Lavanta ile Sağlığın Bilimsel Yüzü 01-01-1970 03:00 Bilim Bozkır Topraklarındaydı! 01-01-1970 03:00 Mikroplastikler: Görünmeyen Tehlike Artık Her Yerde 01-01-1970 03:00 Aybüke: Öğretmen Oldum Ben filmine dair 01-01-1970 03:00 Yapay zekâ, günlük hayatımızda yeni bir dönem 01-01-1970 03:00 Ay çekirdekleri de küresel ısınmadan payını aldı! 01-01-1970 03:00 Hala çamlık ya da ormanda yürümek istemeyenler var mı acaba? 01-01-1970 03:00 Ben ne yazıyorum ki Allah aşkına! 01-01-1970 03:00 Sarılma ya da kendini iyi hissetme hormonu: Oksitoin 01-01-1970 03:00 Küresel İklim Çekirgeleri Çıldırttı 01-01-1970 03:00 Bazen de hayatı yavaşlatmalı mı ki insan? 01-01-1970 03:00 Bu vatan için şehit olanlar! 01-01-1970 03:00 Gönül Dağının Gerçek Bir Mucidi 01-01-1970 03:00 Kalemime Yansıyan Karadeniz Turu 01-01-1970 03:00 Taşların dile geldiği yerdir kapadokya! 01-01-1970 03:00 Mutsuzluğumuzu mutluluğa çevirelim! 01-01-1970 03:00 Mutsuzluğumuzu mutluluğa çevirelim! 01-01-1970 03:00 Aday adayları kendilerini tartmalı! 01-01-1970 03:00 Ne bu dünyada ne de ahirette affetmeyeceğiz! 01-01-1970 03:00 Sesimi duyan var mı! 01-01-1970 03:00 Hala Ahilik Sistemine ihtiyacımız var! 01-01-1970 03:00 İslam’ın Rehberliğinde Bilgiden Bilince 01-01-1970 03:00