DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Hamdi TEMEL
Hamdi TEMEL
Giriş Tarihi : 18-08-2026 16:37

İBN-İ SÎNÂ'dan Bugünün Bilimine

17–23 Ağustos İbn-i Sînâ Haftası

Bazı insanlar çağları aşar. Onları yalnızca kendi dönemlerinin insanı olarak değerlendiremeyiz; çünkü bıraktıkları eser hâlâ elimizde, bıraktıkları soru hâlâ zihnimizdedir. İbn-i Sînâ işte böyle bir isimdir. 17–23 Ağustos İbn-i Sînâ Haftası vesilesiyle onu yeniden hatırlamak, hem akademisyenlerimiz hem de tıp öğrencilerimiz için önemli bir fırsat.

Aslında herkesin hatırlaması gerekiyor.

Yaklaşık bin yıl önce yaşamış bir şahsiyetten söz ediyoruz. Ama onu gerçekten tanımak için tarihini ezberlemek yetmez; onu merak etmek, sorgulamak, yöntemini anlamaya çalışmak gerekir.

Bir gencin merakından doğan bilim

Hayat hikâyesine baktığımızda, henüz 16 yaşlarında tıp ve fizyolojiyle ilgilenmeye başladığını, kısa sürede önemli bir bilgi birikimine ulaştığını ve deneyler yaptığını görüyoruz. Onu yalnızca "çok şey bilen bir hekim" olarak tanımlamak eksik kalır; çünkü asıl önemli olan bilgiye nasıl ulaştığıdır.

Bilgi, deneyle anlam kazanır. O tarihte gözlem yapan, deneyler gerçekleştiren ve elde ettiği sonuçları hastaların tedavisinde kullanmaya çalışan genç bir bilim insanı düşünün. Gözlem yapıyor, deneylerden yararlanıyor, elde ettiği sonuçları değerlendiriyor ve buradan genel sonuçlara ulaşmaya çalışıyordu.

Bugünkü bilimsel düşüncenin temelinde de gözlem, sorgulama ve kanıt arayışı yok mu?

Tıp öğrencilerime burada durup düşünmelerini isterim: Diploma bir bitiş çizgisi değil, bir başlangıç noktasıdır. Dün tedavi edilemeyen hastalıklar bugün tedavi edilebiliyor; dün bilinmeyen mekanizmalar bugün moleküler düzeyde açıklanabiliyor.

 İyi bir hekim "Ben biliyorum" diyen değil, "Daha ne öğrenebilirim?" diye soran hekimdir.

Disiplinler arasındaki buluşma noktası

İbn-i Sînâ'nın hayatında yalnızca tıpla uğraşan bir hekim görmeyiz. Felsefe, mantık, matematik, fizik, astronomi — hepsiyle ilgilenmiş. Bugünün multidisipliner bilim anlayışını düşündüğümüzde, İbn-i Sînâ'nın bu çok yönlü yaklaşımı dikkat çekici bir örnek olarak karşımıza çıkıyor.

Bir ilacın geliştirilmesi bugün de tek bir bilim dalının işi değil. Kimya, biyoloji, toksikoloji, moleküler biyoloji, biyoinformatik, istatistik, yapay zekâ ve hesaplamalı bilimler gibi daha bir çok bilim ile çoğu zaman aynı araştırma sorusunun etrafında buluşuyor.

Büyük bilim, çoğu zaman dalların birbirinden ayrıldığı yerde değil, birbiriyle buluştuğu noktada ortaya çıkar.

Kaynaklara göre, Buhara'daki saray hekimliği döneminde hastalanan hükümdarı tedavi etmiş ve bu başarının ardından saray kütüphanesindeki tıp eserlerine erişim imkânı bulmuş. Burada dikkat çekici olan bir hükümdarın iyileşmesi değil; İbn-i Sînâ'nın bu fırsatı daha fazla öğrenmek için kullanmasıdır.

Tıp neden yapılır?

İbn-i Sînâ'nın hastalarını kazanç için değil, iyilik ve insan yararı amacıyla tedavi ettiği aktarılır.

Aradan bin yıl geçmiş olsa da bu, tıp mesleğinin en temel sorusunu bugün de karşımıza koyuyor:

Tıp neden yapılır?

Elbette modern tıp artık yalnızca hekimin kişisel deneyimine dayanamaz. Kanıta dayalı tıp, klinik araştırmalar, etik kurullar, istatistiksel değerlendirmeler ve hasta güvenliği bugünün sağlık sisteminin vazgeçilmez parçaları.

Ama bütün bu yapının merkezinde hâlâ aynı insan var:

 Hasta.

Bilim ne kadar teknolojik hâle gelirse gelsin, insan odaklılığını kaybetmemeli.

Bugünün laboratuvarında bin yıllık soru

İbn-i Sînâ'nın karşılaştığı sorunlarla bizim bugün karşılaştığımız sorunlar aynı değil elbette. O dönemde genetik, mikrobiyota, kanser biyolojisi ya da yapay zekâ destekli ilaç tasarımı gibi şeyler bilinmiyordu. Bugün elimizde olağanüstü teknolojiler var. Ama teknoloji tek başına bilim değildir; bilim, teknolojiyi doğru sorularla buluşturabilme sanatıdır.

Laboratuvarlarımızda molekülleri nanometre düzeyinde inceliyor, yeni ilaç adayları sentezliyor, yapay zekâyla moleküler etkileşimleri tahmin ediyor, kanser hücrelerinin davranışını araştırıyoruz. Bütün bunlar aslında bin yıl önce sorulan aynı temel sorunun modern araçlarla sürdürülmesi:

İnsan sağlığını nasıl daha iyi koruyabiliriz?

Son söz: bizden sonra ne kalacak?

İbn-i Sînâ 57 yaşında hayata veda etti; ama düşünceleri yüzyıllar boyunca yaşamaya devam etti ve eserlerini hala okuyoruz. Çünkü bir bilim insanının gerçek ömrü, biyolojik ömründen çok daha uzundur.

Bu yüzden özellikle genç meslektaşlarıma sormak isterim: Bizden sonra hangi bilgi kalacak? Hangi araştırmamız bir genç bilim insanına ilham verecek? Hangi çalışmamız bir hastanın hayatına dokunacak?

17–23 Ağustos İbn-i Sînâ Haftası vesilesiyle, tıp tarihimizin bu büyük ismini saygıyla anıyor Allah’tan rahmet diliyorum.

 

NELER SÖYLENDİ?
@
Hamdi TEMEL

Hamdi TEMEL

DİĞER YAZILARI Gelenekten Bilime Uzanan Bir Yolculuk Geleceğin Anahtarı: Topraktaki Şifa ve Tarımda Bio-İnovasyon Kaynatılan Su Mikroplastiklerden Kurtulabilir mi! Kaynatılan Su Mikroplastiklerden Kurtulabilir Mi? Suçun Adresi: Başta Medya, Sonra Hepimiz Sarı Kantaron: Gelenekten Bilime Uzanan Şifa Bitkisi Oruç: Hücrelerimizi Yenileyen İlahi Sistem Ramazan’da Baş Ağrısı ve Böbrekler Acı Yakıyor Ama Mutlu Ediyor: Acı Biberin Şaşırtıcı Gücü Türkiye’nin Bor Hazinesi Sağlık İçin İşleniyor Susuzluğun Ayak Sesleri: Hepimizin Sınavı Limon Tuzu: Masum Bir Ekşilik mi, Bilinmesi Gereken Bir Kimya mı? Epsom Tuzu: Sandığımız Tuz Değil Bir Öğretmen, Bir Toplumun Çevre Bilincini Değiştirir Toprağın Sessiz Gücü: Bor Metamfetamin Ölümleri Sessiz ve Salgın Şeklinde Yayılan Metamfetamin Tehlikesi Kirlenen Hava, Solan Hayat Isınan Dünya, Hastalanan İnsan Şekerin Gerçek Yüzü: Tatlı mı Zehir mi? Şehidin Helvası Sizin Ocakta Kavrulmadıkça Soframızdaki Nitrat Ve Nitrit Gerçeği Organlarımızdan Beynimize Sinsice Yürüyen Tehlike Kızıldeniz: Tarihin, Renklerin, Yaşanmışlığın Ve Hayranlığın Buluştuğu Yer Zamanı Aşan Yapılar: Mısır Piramitlerine Yolculuk Unutulmaz Bir Anadolu Durağı: Muş Seyahatim Ramazan: Maneviyat, Kardeşlik Ve Sağlığın Buluştuğu Ay Sürdürülebilir Bir Gelecek İçin Yeni Bir Yaklaşım İleri Dönüşüm Tarih, Rüzgar ve Hamsilos’un Hikayesi: Sinop Gelecekte plastiğin yerini kenevir alabilir mi? Bedeninizin sessiz çığlığı Daha fazla su için! Lavanta: Şifa ve Güzelliğin Doğal Kaynağı Suyun Sesini Duydum Lavanta ile Sağlığın Bilimsel Yüzü Bilim Bozkır Topraklarındaydı! Mikroplastikler: Görünmeyen Tehlike Artık Her Yerde Aybüke: Öğretmen Oldum Ben filmine dair Yapay zekâ, günlük hayatımızda yeni bir dönem Ay çekirdekleri de küresel ısınmadan payını aldı! Hala çamlık ya da ormanda yürümek istemeyenler var mı acaba? Ben ne yazıyorum ki Allah aşkına! Sarılma ya da kendini iyi hissetme hormonu: Oksitoin Küresel İklim Çekirgeleri Çıldırttı Bazen de hayatı yavaşlatmalı mı ki insan? Bu vatan için şehit olanlar! Gönül Dağının Gerçek Bir Mucidi Kalemime Yansıyan Karadeniz Turu Taşların dile geldiği yerdir kapadokya! Mutsuzluğumuzu mutluluğa çevirelim! Mutsuzluğumuzu mutluluğa çevirelim! Aday adayları kendilerini tartmalı! Ne bu dünyada ne de ahirette affetmeyeceğiz! Sesimi duyan var mı! Hala Ahilik Sistemine ihtiyacımız var! İslam’ın Rehberliğinde Bilgiden Bilince
KÖŞE YAZARLARI TÜMÜ
NAMAZ VAKİTLERİ
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
BURÇ YORUMLARI
  • KOÇ
    Koç Burcu
  • BOĞA
    Boğa Burcu
  • İKİZLER
    İkizler Burcu
  • YENGEÇ
    Yengeç Burcu
  • ASLAN
    Aslan Burcu
  • BAŞAK
    Başak Burcu
  • TERAZİ
    Terazi Burcu
  • AKREP
    Akrep Burcu
  • YAY
    Yay Burcu
  • OĞLAK
    Oğlak Burcu
  • KOVA
    Kova Burcu
  • BALIK
    Balık Burcu
ANKET OYLAMA TÜMÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA
ahsap mobilyauluslararası evden eve nakliyat